<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Erdoğan’a ne kadar teşekkür edilse azdır! Bu referandum klasik bir politik anlayışı yıktı

18 Nisan 2017 Salı

Erdoğan’a ne kadar teşekkür edilse azdır! Bu referandum klasik bir politik anlayışı yıktı






Erdoğan’a ne kadar teşekkür edilse azdır! Bu referandum klasik bir politik anlayışı yıktı
Soner Yalçın: Kazanarak kaybetmek
Artık geleneksel oldu.
SÖZCÜ’den arkadaşlar bizlere referandum tahminimizi sordu:
Yüzde 52 “Evet”; yüzde 48 “Hayır” tahmininde bulundum.
Bunu kendimi övmek için yazmadım! Referandum öncesi ısrarla “Erdoğan’ın kandırıldığını” iddia eden makaleler yazdım. Yani, referandumdan “evet” çıkacağını tahmin etmeme rağmen, “kandırıldığı” tespitinde ısrar ettim. Çünkü…
Mesele, referandumu kazanıp kazanmaması değildi.
Her istediğini yapan Erdoğan’ın aldığı -gereksiz- referandum kararıyla artık işinin zor olduğunu belirtmekti.
Nitekim…
Referandum sonucu bunu kuvvetlendirdi.
Bu sonuçla bırakın Anayasa’yı değiştirmeyi, Türkiye’yi yönetmesi bile zor artık.
Her istediğini yapması zor artık.
Yüzde 51 ile rejime dokunması zor artık.
Kimileri…
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın aldığı yüzde 51.7 oyla, bu referandumdaki “evet” oylarının eşit olduğunu belirtiyor. 
Hiç aynı olur mu; Erdoğan o sonucu ilk turda aldı! Sandıktan güçlü çıkmasının sebebi aldığı oy değil, ilk turda kazanma başarısıydı.
Bu gücü arkasına alan Erdoğan, bu referandum sonucuyla büyük güç kaybetti. 
Yetmedi, karşısına moralli bir muhalefeti aldı. 
Yenik düşenleri ayağa kaldırdı. 
Dilinden düşürmediği “Eyyy Kılıçdaroğlu” ile kafa kafaya geldi! Keza…
Partisinin/tabanının moral kırıklığına sebep oldu. Bilmiyor mu partililer, devlet gücüne rağmen yenemediklerini! Bakın
Yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan başarıya “Pirus zaferi” denilir. 
Kazanılan zaferin, verilen kayıplardan sonra anlamsız hale gelmesini ifade eder.
Erdoğan’ın referandum zaferi tam da budur! Kazanarak kaybetti!
Daha dokuz ay önce, FETÖ darbesini önlediği için halkın yüzde 70 desteğini alan Erdoğan, bu referandum sonucuyla zorlukla ayakta kalan lidere dönüşüverdi.
Referandum sonucu “tek adam rejimi” doğurmadı; aksine Erdoğan’ın “tek adam iktidarının” sonuna getirdi. 
Bunu göreceksiniz. Artık yönetemez…
Lider kültü yıkıldı
Erdoğan’a ne kadar teşekkür edilse azdır! 
Bu referandum klasik bir politik anlayışı yıktı:
“Türkiye’de sağ yüzde 70, sol yüzde 30’dur” deniliyordu. 
Bu anlayış, tarihin çöp sepetini boyladı.
Sanayileşmiş kentlerde oturan eğitimli dışa dönük milliyetçi-muhafazakarlar “lider kültünü” yıktı. Hiç olmaz denileni yaptı, CHP ile birleşti. Ne Erdoğan’ı ne de Bahçeli’yi dinledi.
Liderin iki dudağından çıkanın “kanun” olduğu siyasal bir sistem istemediler.
Parti-devlet anlayışı istemediler.
Yargı üzerine gölge istemediler.
Bunlar lafa doydular…
Yani. İktisadi krizi aşamayan, terörü önleyemeyen ve otoriterlikte devam eden Erdoğan’ın işi artık oldukça zor görünüyor.
Evet, salt “mistik liderlik” ile seçim kazanma ve ülke yönetme sürecinin sonuna gelindi.
Erdoğan’ın “oy deposu” sınırlı bir alana hapsoldu. Feodal ilişkilerin devam ettiği bu coğrafyadaki, eğitimsiz, içe dönük katı milliyetçi-muhafazakar, hâlâ lider kültüne boyun eğiyor. Ama bu coğrafyada ufak bir kırılma olursa Erdoğan “tahtından” düşecek görünüyor.
Örneğin… HDP’ye oy veren yaklaşık 500 bin seçmen “evet” demese referandum sonucu bambaşka olacaktı! “Kimi Kürtler ‘evet’ oyu verecek” diye yazdığımda bana kızanlara bu somut veriyi anımsatırım. Neyse. Tüm zorluklara rağmen Kürtlerin çoğunluğu sağduyu ile buluştu. 7 Haziran genel seçimi sonrasında Bahçeli’nin istemediği koalisyon bu kez sandıkta sağlandı.
Yeni bir Türkiye doğuyor…
Ne yani, referandumda “hayır” diyen yüzde 49 terörist mi şimdi? Saçma.
Erdoğan’ın benzer hataları sık yapmasının nedeni var…
Metal yorgunluk
Muhalefetin protesto ettiği Mısır’daki referandum Mursi’nin sonunu getirdi. Sandı ki Mursi, bu referandum sonucuyla Anayasa’yı/rejimi değiştiririm! Sonuç tatsız oldu.
Erdoğan da yüzde 51 ile Anayasa’yı/rejimi değiştireceğini sanıyor. Yanılıyor.
Yüzde 67 ile 1961 Anayasası; ve yüzde 92 ile 1982 Anayasası toplumsal mutabakat sağlayamadı. Anayasa tartışması hiç bitmedi.
Şimdi. Erdoğan yüzde 51 ile mi konsensüs sağlayacağını sanıyor?
Kahir ekseriyeti olmayan bir Anayasa değişikliği olabilir mi?
Bu anlayışla ülke yönetilebilir mi?
Referandum konuşmasında “yapacağım” diyor!
Anlamıyor. Bu referandum süreci şunu bir kez daha somutlaştırdı:
Erdoğan artık çok yoruldu. Bakınız…
Teknoloji harikası bir uçak zaman içinde, mekanik düzeninde herhangi bir bozulma olmadığı halde, çalışamaz, iş göremez hale gelebiliyor. Uzmanlar bu duruma “metal yorgunluğu” diyor.
Bu durum, kimi yöneticiler için de geçerlidir. Zamanla “ruh yorgunluğuna” teslim oluyorlar, eski performanslarını kaybediyorlar.
Sahiden Erdoğan’daki, “metal yorgunluk” görülmüyor mu? Bu ruh hali, kolayca referandum tuzağına düşmesinden de belli olmuyor mu?
Filozof Euripides’in, “Orestes” tragedyasında şöyle bir bölüm var:
Bilgin ihtiyar:
“Heyhat! Korkuyorum söyleyeceğim şeylerden.”
Öğrenme aşkıyla dolu Tanrı Oedipus şu yanıtı verir:
“Ben de duyacağım şeylerden; ama duymak zorundayım.”
Kimileri, iflah olmaz kör ve sağır’dır. 
Bu nedenle kolay kandırılır ve kolay tahrik edilir.
Emin olunuz…
Türkiye’de sağduyu kazanacaktır; referandum bunun ışığını yakmıştır.

sozcu.com.tr
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/