<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Numan Kurtulmuş, “Fethullah Efendimiz kimi isterse, yeni başkan o olacak” dedi.

28 Nisan 2017 Cuma

Numan Kurtulmuş, “Fethullah Efendimiz kimi isterse, yeni başkan o olacak” dedi.






Numan Kurtulmuş, “Fethullah Efendimiz kimi isterse, yeni başkan o olacak” dedi.
Şimdi birçok kesim, “nerede, hangi konuşmasının hangi dakikasında dedi, nasıl dedi, kime dedi” gibi, birçok soruyu kafasında canlandırmaya çalışacaktır.

Bu sorudan evvel kafanızda şu soruyu yanıtlayın.
Her şey göründüğü ya da söylendiği gibi midir?
Ya da her sözün arka planı farkı mıdır?
Hani toplumda sıklıkla verilen bir örnek vardır, hemen herkes bilir.
“Benim anam, senin ananı genelevde görmüş” diyen birinin ne demek istediğini anlatan bir söylem vardır, yani illa ki birine bilmem ne çocuğu demek için doğrudan demenize gerek yoktur ancak o söylemi sarf etmek için de, öncelikle kendi ananızı pazarlamaya razısınız anlamı da çıkar elbet. 
Kutlu Doğum’ un sadece Türkiye’ye özel ve FTÖ çetesi tarafından uydurulduğuna itiraz ediyor mu?
Hayır?
Peki, bu uydurulmuşluğa son vereceğiz diyor mu?
Hayır.
Ne diyor?
Türkler, Fettoş Efendimiz’i yılın belirli bir gününde değil, İslami usullere uydurarak, her gün kutlama dayatması yapacağız diyor, var mı burada bir yanlış?
Öyleyse….!
31.7.2016 tarihinde kendi sesinden Erdoğan’ın, "Fethullah'a teslim olmayan hiç kimsenin, bu ülkede geleceği olmayacak" dediğinde, dil sürçmesi ihtimali ve ötesini analiz etmiştim.
Şimdi görüyoruz ki, dil sürçmesi falan değil, alenen Fettoş’ un ya da onun dilediği birinin yeni devlet başkanı seçeceğimizi açıklıyorlar.
Yaklaşık 15 yıldır, bir şekilde sizlere ulaşmaya çalışıyorum.
Ve 15 yıldır da, dilimin döndüğünce Türk toplumu üzerinde oynanan oyunları, kurulan tuzakları dile getirmeye çalıştım.
Yalanlar, talanlar hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşti, kimi zaman görebildik, kimi zaman uyuduk.
Uyumamıza neden olan en önemli faktör, din olduğu için çoğunlukla bunları görmedik ya da görsek dahi Müslüman böyle şey yapmaz diye beynimiz kabul etmek istemedi.
Siz isteseniz de istemesiniz de gerçek buydu.
Tıpkı Fettoş’ un doğum gününü topluma kutsattıranlar, toplumun gerçekleri görmeye başlamasıyla şekil değiştirdikleri gibi, yeni şekil değişikliğine gitmeye başladılar.
Bu değişiklikte, sosyal medyanın rolü asla yadsınamaz.
Çünkü ulusal medya açık ve net olarak AKP eliyle yönetilmektedir.
O nedenle Erdoğan bunların kökünü kazımak istemiş ancak teknolojiden habersiz olduğu için, bunun mümkün olmadığını sonunda öğrenmişti.
Neyse, bunları 15 yıldır örnekleriyle çok yazdık.
Nihayetinde Diyanet İşleri Başkanı’nın daha birkaç gün evvel yaptığı, “Kutlu Doğum’ un, Fettoş’ la ilgisi yoktur” sözünün koca bir yalan olduğu, hükümet kanadı tarafından da anlaşıldığı üzere, Hükümet adına Kurtulmuş efendi, kurtarma kapsamında açıklamalar yapmış.
Ne diyor açıklamalarında?

Numan Efendi özetle, "Ben de bu tartışmaları yakinen izledim, kamuoyunda böyle bir tartışma gündeme geldi. Bu tartışmaların hepsi ilmi olarak değerlendirilecektir. Konuyu Diyanet İşleri Başkanımız önümüzdeki günlerde müftülerle toplanacak ve tartışacaktır. Hicri takvime göre fikslenmesi daha doğrudur belki yapılabilir, Diyanet teşkilatımız güzel programlar yaptı. Binlerce vatandaşımız katıldı, Hazreti Peygamber'i anlamak için ama sonuçta bu Kutlu Doğum haftası konusu ilmi toplantı yapılarak Hicri Takvim'e kutlu doğumu sabitleyecektir. Önümüzdeki yıldan itibaren bu gerçekleşecektir" diyor. 
Sanırsınız lokantada fiks mönü menü satan garson ya da din pazarlayan tacir konuşuyor. 
Bazı şerefsizlerin hacklediği, "Siz doğru sevişme, doğru namaz öğrenirken" başlığında göreceğiniz üzere, Türklere İslam ve Şeriat adı altında Talmud'u dayatanların da aynı zihniyet olduğunu söylemiştim.
Aynı cenahın daha bir kaç gün evvel yaptığı açıklamayı izah ederken, Hicri takvimdeki bir gün, Miladi takvimde her sene 11 gün önce geldiğini, "Hırsız Fettoşçular, Fethullah'ın doğum gününü, Hırsız Saray’dan izlemeye başladı" başlıklı yazımda ifade ettiğim gibi, aynı zamanda Diyanet bu iddiaları yalanlıyordu. (Görmez’in konuşması)
Konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyen olursa, HİCRİ TAKVİM NEDİR, NE DEĞİLDİR. pdf yazısına bakabilirler. 
Şimdi öğreniyoruz ki, Diyanet ile Devlet arasında bir çatışma yaşanıyor.
Nitekim Kurtulmuş Efendi, Görmez'in yalanlama açıklamalarını adeta yalanlar gibi, yeni açıklama yapmış.
Ne diyor Numan Hazretleri?
Konu "ilmi olarak değerlendirilecektir" diyor.
İlmi ne demek sanırım ya haberi yok ya da milleti salak yerine koymaya bir türlü doyamadılar.
Millete ilim diye sattıkları kuruluş, Fasulyenin Kur'an okunduğunda daha iyi yetiştiğini kanıtlama projesine ödül veren TÜBİTAK ise, vay milletin de, ilmin de haline.
İlim dediğiniz şey, topluma "Fettoş’ un askerleri tarafından dayatılan şey" olmasına ve bunun artık bilinmesine rağmen ısrarla ilim kalıbına sokuluyorsa, orada ilimden değil olsa olsa yeni bir dinden bahsedilir. 
2013 Temmuz ayında, AB ve ABD'nin "Ilımlı İslam'ı desteklemekten vazgeçtik" açıklamasının ardından, Mısır'daki cuntanın gelişi esnasında yaşananlar, şimdilerde tam ters olarak ülkemizde yaşanmaktadır.
Elbet Şii Hilal peşinde olunduğu için ki- bunu Erdoğan söylemişti, yaşadıklarımız da buna uyumlu olması anlaşılır durumdadır.
Şimdi ilim dediğin şeye bakalım.
Kur'an'ı kaynak alıyor olalım, peki soruyorum.
Kur'an'ın neresinde Peygamber'in doğumu ile ilgili bilgi var?
Hadi diyelim Kur'an Allah kaynaklı olsun, o halde Allah nasıl bir yaratıcıdır ki, kendi peygamberinin doğum gününü bilmez?
Velev ki gerek duymadı.
Öyleyse bir yığın kadının adıyla zikredildiği Kur'an'a, neden Peygamberin annesinin adı tek bir kez geçmez, üstelik İsa Peygamber'in annesinin adı geçerken, İslam Peygamber’inin annesini Kur'an nasıl olur da bilmez?
İlim demişsiniz ya, o nedenle soruyorum bunları, yoksa ilim dediğiniz şey kandırma/kandırılma üzerineyse, o vakit dilediğiniz yalanı bilim diye yutturabilirsiniz, sakınca yok.
Lakin bilim demek, ispat demektir, buyurun öyleyse Peygamberinizin doğum gününü ispat edin görelim.
Dikkat edin uydurun demiyorum, onu zaten denediniz ama halk sizden daha, daha, daha aydın olduğu için yutmadı.
Şimdi çıkmış devlet eliyle din yaratıyorsunuz.
Yahu Kur'an ya da Allah'ınız dileseydi, herkesi Müslüman yaratmaz mıydı?
Demek ki Kur'an Laikliği destekliyor, zorlamıyor.
Neden zorlamıyor?
Çünkü zorlayıcı yaratıcı değil yaratılandır yani siz ona şeytan diyorsunuz.
Ancak hepiniz yaratılan ilahlara tapınırken, ilimden bahsetmeniz son derece komedi oluyor, dünya poposuyla bize yülüyor, utanma duygunuzu kaybettiğiniz için umursamıyorsunuz.
Tıpkı hırsızlıklarınızı da, aynı duygularla umursamadığınız gibi.
Baştan uyarayım ki, bunu bilimsel kalıba sokamazsınız.
Çünkü bilim bizde olduğu gibi, dünyanın hiç bir yöresinde masallar üzerinden tesis olunmuyor, kabilelerde bile.
Sizin masallarınızdan bıkan bilim adamlarımız (bilim insanı yanlış ifadedir), kendilerini gerçek anlamda bilimin yapıldığı ülkelere attıkları için, bizde bilim diye masalcılık galip geldi. 

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/