<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Ege Üniversitesi Rektörü’ne açık mektup: “Neden öğrencilerinize düşmansınız?”

26 Mayıs 2017 Cuma

Ege Üniversitesi Rektörü’ne açık mektup: “Neden öğrencilerinize düşmansınız?”





Ege Üniversitesi Rektörü’ne açık mektup: “Neden öğrencilerinize düşmansınız?”

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi basın açıklaması, anma, bildiri dağıtımı yapan öğrencilere sürekli uzaklaştırma cezası vermesiyle ünlü Ege Üniversitesi Rektörü Beril Dedeoğlu’na açık mektup yayınladı

Basın açıklaması, anma ve bildiri dağıtımı yaptığı için uzaklaştırma cezası verdiği öğrencilerin avukatları olarak ÇHD İzmir Şubesi Ege Üniversitesi Rektörü Beril Dedeoğlu’na bir açık mektup yazdı.
ÇHD, mektupta kendisinden önceki rektörün de benzer uzaklaştırma cezaları verdiği, sonrasında FETÖ soruşturması kapsamında kamudaki görevinden alındığı hatırlattı. Avukatlar, verilen uzaklaştırma cezalarına “yürütmeyi durdurma” kararına karşı rektörlüğün bu karara itiraz başvurularına ilişkin “neden öğrencilerinize bu kadar düşmansınız? Onları okuldan uzaklaştırmak için bu kadar çabayı neden sarf ediyorsunuz?” diye sordu.
ÇHD’nin dün(24 Mayıs) yayınladığı açık mektubun tam metni ise şöyle:

Sayın Rektör;

Size bu mektubu disiplin cezalarıyla sindirilmeye çalışılan öğrencilerin avukatları olarak yazıyoruz. İçinde bulunduğunuz hal bir kötülük halidir. Bu nedenle sizi uyarma ihtiyacı hissediyor ve bu mektubu da bu nedenle yazıyoruz.

Belki haberiniz yoktur; size selefiniz olan Rektör’ün yaptıklarını hatırlatarak başlayalım mektubumuza.

Ege Üniversitesi, 2017 yılına çok kötü bir başlangıç yaptı. Birçok öğrenciye disiplin cezası vererek sezonu açtı.

Üniversiteniz, 2015 yılında yapılan basın açıklamalarını, anmaları ve protestoları disiplin soruşturmalarının konusu yapmaktan çekinmedi. “İki yıl sonra bu neyin soruşturması” demedi. Öğrencilere cezalar yağdırdı. Öyle ki üniversite yönetiminin kendisi 10 ekim katliamı sonrası ilan edilen 3 günlük ulusal yasın gereğini yerine getirirken, aynı nedenle anma yapan öğrencilere soruşturma açtı ve disiplin cezaları verdi. 35 yıldır yapılan 6 Kasım YÖK’ün kuruluş yıldönümü protestoları, KHK ihraç protestoları, okuldan ihraç edilen kendi hocalarını uğurlama etkinlikleri yine disiplin soruşturması açılan ve ceza verilen eylem ve etkinliklerden oldu. Cezalar uyarma, kınama, 1 hafta, bir ay ve bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma cezaları şeklinde verildi. Ellinin üzerinde öğrenci (yirmi öğrenci birden fazla kez) bir yarıyıl uzaklaştırma cezası aldı. Bir kere daha hatırlatalım, bu eylemler sıradan basın açıklamaları, anmalar ve bildiri dağıtmalar şeklindeki basit düşünce açıklaması şeklindeki eylemlerdi. Ancak, üniversiteniz bunlara tahammül göstermedi.

Üniversite yönetiminizin bir çürüme içinde olduğunu size söylemek zorundayız. Zira akademisyenler KHK zulmü ile okuldan uzaklaştırılırken yıllardır birlikte çalıştıkları mesai arkadaşları olan yöneticiler – bırakın karşı durmayı, dayanışmayı – onları okuldan uğurlamayı akıllarına getirmedikleri gibi onların görevini yerine getiren, hocalarına uğurlama yapan öğrencilere disiplin soruşturmaları açıp cezalandırdılar. Böyle yöneticilere acıyoruz. Bunların içinde bulunduğu durumu bir ahlaki çöküntü olarak görüyoruz.

Anlayacağınız, Sayın Rektör, üniversiteniz sizden önce bir kötülük hali içindeydi. Öyle ki bu disiplin cezaları bilerek kayıt döneminde uygulanmaya başlanacak şekilde ayarlanıyor ve öğrencilerin bütün yarıyıl boyunca okuldan uzaklaştırılmaları için özel çaba sarf ediliyordu.

Sonra, rektörünüz bir FETÖ örgütü soruşturması kapsamında görevinden alındı ve şimdi de kamu görevinden çıkarıldı. Ancak, uygulamaları devam ediyor. Siz de sizden önce açılan soruşturmalara cezalar yağdırmaya devam ettiniz. Buna rağmen, siz göreve gelmeden hemen önce verilen cezalara açılan bütün davalarda mahkemelerce yürütmeyi durdurma kararları verildi.

İdare mahkemelerinin verdiği yürütmeyi durdurma kararları sayesinde dava açan hiçbir öğrenci mağdur olmadı. Kayıt yaptırabildiler, öğrenim hayatlarına devam ediyorlar. Siz ne yaptınız; her bir dosya için 100 TL itiraz masrafını ödeyerek “yürütmeyi durdurma” kararlarına itiraz ettiniz. Bu itirazlara belki de yasal bir hakkın kullanımı olarak bakıp geçebilirdik. Ancak, anlayamıyoruz; neden öğrencilerinize bu kadar düşmansınız? Onları okuldan uzaklaştırmak için bu kadar çabayı neden sarf ediyorsunuz?

Belki bilginiz yoktur; Bölge İdare Mahkemesi de itirazlarınıza yönelik bütün başvurularınızı reddetti. Mahkeme, verdiği kararlarda açık hak ihlali nedeni ile yürütmenin durdurulması kararlarını onayladı.

Yürütmeyi durdurma kararlarına itiraz etmeniz, bir akıl tutulması yaşadığınız, ne yaptığınızı bilmediğinizi göstermektedir. Temel hak ve özgürlüklerle aranıza ne kadar mesafe koyduğunuzun farkında değilsiniz. Basın açıklaması yapma, bildiri dağıtma gibi yasal ve anayasal haklar konusunda hukukçularınız tarafından yeterince bilgilendirilmiyorsanız emin olun biz yardımcı olabiliriz.

Size tavsiyemiz şudur; yaşadığınız akıl tutulmasından kurtulmak istiyorsanız öğrencilerinize kötülük yapmaya çalışmaktan vazgeçip bugüne kadar basın açıklaması, anma, bildiri dağıtma gibi nedenlerle öğrencilerinize verdiğiniz disiplin cezalarını iptal edin. Devam eden soruşturmaları geri çekin. İfade özgürlüğü anayasal bir haktır. Anayasal hakkını kullanan öğrencilere zorluk çıkarmak yerine onları teşvik edin.


Çağdaş Hukukçukar Derneği İzmir Şubesi
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/