<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Erdoğan'dan ABD'ye sert mesaj: Eğer taciz olursa...

16 Haziran 2017 Cuma

Erdoğan'dan ABD'ye sert mesaj: Eğer taciz olursa...





Erdoğan'dan ABD'ye sert mesaj: Eğer taciz olursa...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD'ye sert PKK/PYD mesajı: Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa gereğini yaparız!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Şu anda ben Amerika’nın PYD’ye ve YPG’ye yaklaşım tarzını hiç şık bulmuyorum. Çok yanlış bir yaklaşım tarzı. Kaldı ki, Amerika’nın askerleri, subayları bu terör örgütüyle beraber hareket ediyorlar. Amerika bunlara çok ciddi miktarda ne yazık ki silah vermiştir. Bunların içinde ağır silahlar vardır, hafif silahlar vardır, miktarı çok çok fazla' dedi. Erdoğan şöyle devam etti; Ama şunu da söyledik: Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa biz kimseyle bunu danışmayız, konuşmayız, gereğini de yaparız.

ABD TERÖRİSTLERLE KOL KOLA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Portekiz RTP kanalına röportaj verdi. Erdoğan, geçen ayki ziyaretinde Başkan Donald Trump'a yaptığı uyarılara rağmen ABD'nin Rakka operasyonunu PYD/PKK ile gerçekleştirmekte ısrar ettiğini söyledi.

"Anlıyorum ki, bunlarla el ele, kol kola olduklarına göre demek ki (terör örgütü olarak) kabul etmiyorlar ve şu anda terörist örgütle işbirliği halinde Rakka’ya giriyor" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz kendisine diyoruz ki, gelin bunu beraber yapalım. Bir terör örgütüyle bunu niye yapıyorsunuz? Amerika gibi güçlü bir devlete bir terör örgütüyle beraber hareket etmek yakışır mı? Bunu kendilerine söyledik ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ama baktık ki ısrarlılar, bize düşen de hayırlı olsun dedik, o kadar. Ama şunu da söyledik: Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa biz kimseyle bunu danışmayız, konuşmayız, gereğini de yaparız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin Halep'in PYD/PKK kontrolündeki Kobani (Ayn el-Arab) ilçesinde inşa ettiği havaalanına değinerek, "Bu havaalanının inşasıyla birlikte tabi oraya yarın uçaklarını da indiriyor. İndirecek. Onunla da oraya yerleşecek. İnsana sormazlar mı, siz bunları niye yapıyorsunuz, niye buralara giriyorsunuz?" ifadesini kullandı.

İRAN İLE BİRLİKTE ÇALIŞIYOR AMA ELEŞTİRİLERİMİZ DE VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın "İran Ortadoğu'yu dengesizleştiriyor" söylemiyle ilgili fikrinin sorulması üzerine, şöyle konuştu: "Şu anda biz Suriye’de Rusya-İran-Türkiye olarak Astana’da beraber çalıştık. Amerika’ya da çağrı yaptık 'gelin beraber çalışalım' diye. Amerika büyükelçisi de bu çalışmaya katıldı. Bizler üst düzeyde bu çalışmaları yaptık ve Astana süreci devam ediyor. Bu tabi Cenevre’ye bir alternatif süreç değil. Ama Suriye sorununu çözmeye yönelik bir adımdır. Bu konuya ilgili olarak Rusya-İran-Türkiye 3’lü mekanizması çalışmalarını sürdürüyor. Biz de diyoruz ki, Amerika da burada yerini alsın. Suudi Arabistan da burada yerini alsın. Beraber bu çalışmaları sürdürelim."
Türkiye'nin bölgede İran'la ayrı düştüğü konuların yanı sıra ortaklık yaptığı konular da olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bütün mesele, bunları masada oturarak, görüşerek süratle en ideal biçimde diyelim ki bir Suriye, bir Irak sorununu nasıl çözeriz? Çünkü bölgede şimdi siz İran’sız bir Irak meselesini çözemezsiniz. Bu görüşmelerde İran’ın da bulunması gerekiyor. Suriye’ye gelince, orada da yine İran’ı bu işin dışında tutmak bu işin çözümüne fayda getirmez. Nitekim rejim İran’la çalışıyor mu? Çalışıyor. İran’ın mezhebi noktadaki yayılmacılığında Suriye bir alan mıdır? Bir alandır. Irak bir alan mıdır? Alandır. Ama ben bu yayılmacılığı mezhebi yayılmacılıktan öte bir Pers yayılmacılığı olarak görüyorum. Ve bu Pers yayılmacılığını da tabii doğru bulmadığımı özellikle ifade etmem gerekir." ifadelerini kullandı.

KATAR'A KUMPAS KURULDU
Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krizle ilgili soruya Erdoğan, şöyle yanıt verdi: "Katar bizim, yani benim 15 yıllık başbakanlık ve cumhurbaşkanlığım döneminde yakından, çok iyi tanıdığım bir ülke. Ve şu anda Katar’a yapılan uygulamanın doğru olmadığını görüyorum. Katar’a yapılan bir başka ülkeye olduğu zaman biz orada da o ülkelerin yanında hep yer aldık. Yani bir taraftan gıda ambargosuydu, bir taraftan ne bileyim başka türlü ambargolardı vesaire.. Bunların hiçbirini kabul etmedik. Bir defa şu ana kadar ben çok değişik ülkelerle de buna yönelik telefon görüşmeleri yaptım, 15’i falan buldu ve onlara bu konuyu tabii ki anlatıyorum. Ve burada aslında çok ciddi bir kumpas görüyorum ve bu şık değil. Katar, halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir. Şu anda ona karşı böyle bir hareketi, yaptırımı uygulayanlar da Müslüman. Müslüman Müslümanla, hele hele böyle bir Ramazan ayında böyle bir yaptırıma gitmemesi gerekir, bunu bizim diyalog yoluyla çözmemiz gerekirdi. Şu anda da biz istiyoruz ki bayrama kadar diyalog yoluyla bu çözülsün, gayretlerimiz bunun için. Bu konuda Suudi Arabistan Kralı Hadim-ül Haremeyn Şerifeyn burada bu adımı atabilir. Ve en büyüğü olması hasebiyle de Körfezin, hele hele Körfez İşbirliği Konseyinin bu konuda atacağı bir adımla bu iş çözülür. Ve şu mübarek Ramazan ayında Suudi Arabistan’a bana göre yakışan da budur. Temenni ederim ki bayrama kadar bu iş çözülsün ve Suudi Arabistan burada büyüklüğünü ortaya koysun."
Erdoğan "Türkiye acaba Katar’ı savunma noktasına kadar hazır mı? Burada bir çatışma veya savaş çıkarsa Türkiye’nin savaşa girmesi söz konusu mu?" sorularına karşılık "Bakın bunlar beklenen, istenen, arzu edilen şeyler değil. Biz bir defa bölgede böyle bir şeyi asla istemeyiz. Fakat şu arada biliyorsunuz Amerika’nın orada üssü var, Fransa’nın üssü var ve bu üslerin orada kurulmasına kimse ses çıkarmazken biz bölgenin güvenliğine yönelik 2014 yılında gelen talep üzerine orada bir üs kurma çalışmasını başlattık, sene 2014. Ve Meclis’ten geçme sürecini de bu arada onu bitirdik, Meclis’ten de geçti. Fakat ben Katar’da bu üssü kurarken, kurduktan kısa bir süre sonraydı, Suudi Arabistan’a yaptığım resmi ziyarette Hadimul Harameyn Şerifeyn’e, yani Salman Bin Abdülaziz’e aynı teklifi yaptım, dedim ki, eğer uygun bulursanız biz Suudi Arabistan’da da bir üs kurabiliriz dedim. Bana kendileri o zaman bunu bir değerlendirelim dedi. Tabi o gün, bugündür oradan herhangi bir şey gelmedi."

FETÖ NATO'YA SIĞINIYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Batılı ülkelerin Türkiye'de demokratik değerlerin çiğnendiği yönündeki eleştirileri hatırlatılarak yöneltilen "Türkiye'de otoriter bir rejim mi ortaya çıkıyor?" şeklindeki soruya "Bir defa, Türkiye'yi otoriter bir rejim olarak değerlendirenler, özellikle Türkiye'ye karşı saygısızlık yapıyorlar. Önce Türkiye'ye saygı duymasını öğrensinler" yanıtını verdi.

15 Temmuz gecesi ordu içindeki FETÖ'cü kesimin askeri kılık kıyafete bürünerek darbe girişiminde bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "O darbe girişiminden sonra Türkiye'yi arayıp Türkiye'deki bu darbe girişiminden dolayı üzüntülerini bize belli etmeyenlerin, 'Türkiye böyle bir totaliter bir yapıya doğru mu gidiyor' gibi yaklaşımlarını kabullenmemiz bizim mümkün değil, kim olursa olsun." dedi.

Kimsenin Türkiye'ye böyle bir yaklaşımda ve yakıştırmada bulunamayacağını, bunun çok ciddi bir haksızlık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin yanında olmalarını istediğimiz ülkeler ki bunun içinde NATO ülkeleri de dahil, maalesef aradan nice haftalar geçtikten sonra bir yerde bize rastlarlarsa geçmiş olsun demişlerdir. Biz isterdik ki hemen onlar daha ilk gün, bazı istisnalar var tabi o ayrı, ilk gün hemen arasınlar, örneğin Katar gibi, örneğin Bahreyn gibi hemen bize geçmiş olsun temennisinde bulunsunlar, bulunmadılar. NATO'daki dostlar dahi bulunmadılar. Ve bazıları ise buradan kaçıp sığınanları hala saklıyorlar." diye konuştu.

Darbe girişiminde bulunan askerlerin birçoğunun Yunanistan ve Almanya'da bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Hatta hatta şu anda NATO'da olup da maalesef oraya sığınanlar var. Şimdi bunu neyle izah edeceğiz? Darbenin içinde darbeci subay veya general bakıyorsunuz kaçıyor, bizim NATO'da beraber olduğumuz ülkelere sığınıyorlar. Mesela işte şu anda 10'u aşkın Yunanistan'da var ve bize söyledikleri ne biliyor musunuz? 'Artık bu yargıda, yargıya biz müdahale edemeyiz.' Böyle bir saçmalık olur mu? İdari bir karar uygularsın, işi bitirirsin. Niye? Bunlar darbeci. Sen teröristi niye savunuyorsun? Bu bir terörist, böyle bir teröristi bu ülkenin ne yapması lazım? Suçluların iadesi anlaşması da aramızda olduğuna göre, sen bunu bizlere göndermen gerekir, bize vermen gerekir. Bize ver biz yargılayalım, sen niye yargılıyorsun? O zaman biz sizlerle suçluların iadesi anlaşmasını niye yaptık? Yani bunu bir defa bizim çok iyi değerlendirmemiz lazım. Maalesef buna yaklaşmıyorlar. Çünkü işlerine gelmiyor. Türkiye medenidir, Türkiye uluslararası hukuka riayet eden bir ülkedir ve bizim bu yakıştırmalara kesinlikle taviz verme gibi de bir derdimiz yoktur." (AA)

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/