<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: İMAR İZNİ KARŞILIĞINDA TAYYİP'E VİLLA RÜŞVETİ

29 Haziran 2017 Perşembe

İMAR İZNİ KARŞILIĞINDA TAYYİP'E VİLLA RÜŞVETİ


İMAR İZNİ KARŞILIĞINDA TAYYİP'E VİLLA RÜŞVETİ
Başbakan Mesa için de devreye girdi mi?
Türkiye'nin gündemini bomba gibi düşen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu gayrimenkul sektörünü sarstı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ve Emlak Konut’un en yetkili isimleri ile sektörün önde gelen müteahhitlerinin yapılan imar değişikleri nedeniyle gözaltına alınması emlak dünyasında kurulan yeni düzenin de deşifre olmasına yol açtı.
Yeni düzen şöyle çalışıyordu: Belediyelerden imar alamayan ya da mahkeme kararları ile planları iptal edilen arazi sahipleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kapısını çalar. Belediyelerde aylarca süren işlemler ya da mahkemeden dönen planlar bakanlıkta bir – iki ayda sonuçlanır ve arazi sahibi istediğini alır. Bunun sonucunda milyonlarca dolar rant elde eder.
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin itirazına rağmen Bakanlığın Bakırköy'de Ağaoğlu’nun satın aldığı bir arazide plan tadilatı yapıp inşaat alanını üçe katladığı ortaya çıktı. Değişikliğin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla gerçekleştiğini doğrulayan telefon konuşmaları gazetelere yansıdı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, son yasal düzenleme ile elde ettiği sınırsız imar yetkileriyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin izin vermediği birçok plan değişikliğini tek tek onayladı. Son dönemde Bakanlık 15’den fazla imar değişikliğine imza attı ve bazı inşaat şirketlerine büyük rant yarattı. Bu inşaat şirketlerinden biri de İstanbul’da Başbakan Erdoğan’ın Kısıklı’daki villasının hemen yanında yer alan arazinin sahibi Mesa…
Mesa Başbakan’a nasıl komşu oldu
Çamlıca'da kalan nadir yeşil alanlardan biri olan 85 bin metrekare arazi, 1991 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak planlara işlendi ve inşaata kapalıydı. Mesa 2003 yılında araziyi satın aldı.
Arazi, 2010 yılında Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 3. Derece Doğal Sit Alanı'na dönüştürülerek inşaat yapılmasının önü açıldı. Bu karar sonrası arazinin sahibi Mesa İnşaat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne başvurarak planlarda ‘park ve dinlenme alanı' olarak görünen arazinin bir bölümünün konut alanına alınarak imara açılmasını istedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 2011 yılında şirketin talebini kabul ederek araziyi oyçokluğu ile imara açtı. Kararla 85 bin metrekarelik arazinin yarısı (42 bin 500 metrekare) konut alanı olarak ayrıldı. 8 bin metrekare üzerine 0.20 emsalle inşaat hakkı tanındı.
Park ve yeşil alandı
Arazinin 22 bin 693 metrekaresi yeşil alan, 15 bin metrekaresi belediye hizmet alanı ve 5 bin metrekaresi ise yol alanı olarak planlandı.
CHP 'li meclis üyeleri Büyükşehir Belediye Meclisi'nin kararını mahkemeye taşıdı. İstanbul 4. İdare Mahkemesi imara açılan alan kadar yeşil alan ayrılmadığı, planın uygulanması durumunda telafisi güç zararlar doğacağından şehircilik ve planlama ilkelerine aykırılığı gerekçe göstererek planın yürütmesini durdurdu.
İnşaat izni iki kat artırıldı
Mahkeme kararı üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı devreye girdi. Yapılan başvuruyu değerlendiren bakanlık makam oluru ile bir ay içinde hem 1/5000 ölçekli Nâzım İmar Planı hem de 1/1000 ölçekli uygulama imar planını yaptı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptığı plan tadilatında ‘konut alanı' (arazinin yarısı olan 42 bin 500 metrekare) üzerinden inşaat hakkı vermek yerine emsali arttırmadan arazinin tamamını hesaba katarak 85 bin metrekare brüt alan üzerinden araziye 17 bin metrekare inşaat hakkı verdi.
Bununla da yetinilmedi, çatı eğimi yüzde 33'ten yüzde 45'e çıkartıldı. 6.50 yüksekliği kaldırılıp yüksekliği belli olmayan 2 kat sınırı getirildi. Böylece inşaatta çatı katının önü açıldı. Belediye hizmet alanı kaldırılıp rekreasyon alanı eklendi. Rekreasyon alanının altına 15 bin metrekare otoparka izin verildi. Plan, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde askıya çıkartıldı. Plan askıdayken CHP'li Meclis üyeleri, bakanlığın yaptığı plana itiraz etti. CHP'li Doğan Tekel, itirazında arazinin 1. Derece Sit Alanı ve Park ve Dinlenme Alanı olarak işlenmesini talep etti. Talebi kabul görmedi.
“Başbakan’ın haberdar olmaması imkansız”
Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın araziyle ilgili yaptığı son imar değişikliğini yargıya taşındı. Konuyu yargının gündemine taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi CHP'li Doğan Tekel, mahkeme kararı beklenmeden arazide inşaatın başlamasını skandal olduğunu belirtti.
Sözcü.com.tr'ye konuşan Tekel Başbakan'ın burnunun dibinde yapılan inşaattan haberdar olmamasının imkansız olduğunu kaydederek ”Başbakan'ın emriyle, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın marifetiyle İstanbul'da bir çevre cinayeti işleniyor” dedi. Mesa'nın hukuku yok sayarak Çamlıca'da bir projeye imza atmasının doğru olmadığını belirten Tekel, inşaat çalışmalarının derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.
Konutların fiyatı 1,6 milyon dolardan başlıyor
Konut teslimlerinin 2014 yılında yapılması planlanan Mesa Çamlıca projesinde konutların fiyatı 1 milyon 600 bin dolar ile 2 milyon 260 bin dolar arasında değişiklik gösteriyor. Toplam 115 adet konuttan oluşan Çamlıca Mesa’da 110 daire ve 5 villa yer alıyor. Projede yer alan daire tipleri 3+1, 4+1 ile 5+1 şeklinde tasarlandı. Projede konut teslimlerinin Temmuz 2014’te gerçekleştirilmesi planlanıyor.
MESA’DAN AÇIKLAMA
Konuyla ilgili Mesa İnşaat’tan açıklama geldi:
“MESA, 44 yıl önce bir grup idealist mimar ve mühendis tarafından, “işini daha iyi, daha doğru ve sürdürülebilir bir şekilde yapma” ideali ve felsefesi ile kurulmuştur. O günden bu yana; bu idealden hiç taviz verilmemiştir ve bugüne kadar toplam 7.000.000 m²’nin üzerinde bir alanda 75.000’e yakın konutun her biri, MESA’nın bu doğru ve mükemmeliyetçi yaklaşımının, yüksek standartlarının, mutlak kalite anlayışının birer ürünü olmuştur. Yine bu prensiplerden ve kuruluş felsefesinden taviz vermeyen MESA; çok ortaklı yapısına karşın, bugün inşaat sektöründe aile şirketlerinde bile görülmeyen köklü ve içinde birçok ‘ilk’leri, ‘en’leri barındıran önemli bir geçmişe sahiptir. Bugüne kadar yapılan her işte bu ideallerden, bu yaklaşımlardan bir an bile uzaklaşılmamıştır. MESA, bu temel üzerine kurulmuştur ve 44 yıldır şirketler topluluğu dahilinde yapılan her iş de, bunun somut birer kanıtıdır.

Çamlıca’daki arazimiz ve üzerinde geliştireceğimiz projemiz de, bu temel idealimizi, yaklaşımımızı mutlak bir şekilde taşımaktadır.

Öncelikle konuya ilişkin itirazların doğrudan muhatabı olmamakla birlikte, söz konusu haberlerde MESA olarak adımızın geçmesi, arazi ve proje sahibi olarak, konuya açıklama getirme zarureti duyduğumuzu belirtmek isteriz.

Sözkonusu arazi, o dönem de mevcut bulunan yapılaşma hakkı ile birlikte 2003 yılında MESA tarafından satın alınmıştır. Ancak zaman içinde arazinin mevut yapılaşma hakkına ilişkin kısıtlamalar üzerine, MESA’nın yapılaşma hakkının geri verilmesine ilişkin başvuru, Danıştay’ın 04.12.2009 tarihinde onadığı, 29.12.2009 tarihinde kesinleşen kararı ile olumlu şekilde sonuçlanmıştır. Bu karar doğrultusunda da 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği de yapılmıştır. Arazinin %50’si kamuya terk, kalan %50’si de konut alanı şeklindeki plan değişikliği teklifimiz, 12.01 2012 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nce tadilen onaylanmıştır.

Yine 04.10.2008 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli Üsküdar Büyük – Küçük Çamlıca Doğal Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği; planlama alanı %50 Düşük Yoğunlukta Konut Alanı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 29.06.2012 tarihinde onaylanmıştır.

Bununla birlikte söz konusu araziye ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin Danıştay kararına rağmen verdiği 04.01.2013 tarihli yürütmeyi durdurma kararı da, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuru neticesinde, 19.02.2013 tarihinde Danıştay Kararı doğrultusunda bozulmuştur. Dolayısıyla söz konusu arazinin imar durumuna ya da projeye ilişkin geçerli herhangi bir yürütmeyi durdurma kararı bulunmamaktadır.

Mevcut imar durumu ve hukuki haklar kapsamında söz konusu arazinin, zorunluluk %40 olmasına karşın %50’si, yeşil alan olarak kamuya terk edilmiştir. Kalan bölüm üzerinde de, alınan ruhsat paralelinde düşük yoğunluklu konut projesi inşaatına başlanmıştır.

Çamlıca’daki arazi ve projeye ilişkin mevcut herhangi bir hukuksal sorun bulunmamaktadır. Mevcut imar hakları doğrultusunda geliştirdiğimiz projemizin çalışmalarına devam edilmektedir.”
http://www.sozcu.com.tr/2013/ekonomi/basbakan-mesa-icin-de-devreye-girdi-mi-429694/

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/