<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: ÜÇ İSİM DE AKAR’A BİR MESAJ VERDİ

1 Haziran 2017 Perşembe

ÜÇ İSİM DE AKAR’A BİR MESAJ VERDİ





ÜÇ İSİM DE AKAR’A BİR MESAJ VERDİ

Akar’ın cevaplarından Genelkurmay çatı davasına geçelim. 

221 sanıklı davada öncelikle “Yurtta Sulh Konseyi”nde olduğu belirtilen isimlerin savunmaları alınıyor. Yeni öğrendim; TSK’da GESP (Genel Savunma Planı) diye bir kavram varmış. Şu ana kadar yapılan savunmalarda sanki tam da bu uygulanıyor gibi. Ancak özellikle darbe gecesinin üç kritik ismi; Erdoğan’ı almakla görevlendirilen Gökhan Sönmezateş, darbeye ikna için Akar’ın […]
Akar’ın cevaplarından Genelkurmay çatı davasına geçelim.
221 sanıklı davada öncelikle “Yurtta Sulh Konseyi”nde olduğu belirtilen isimlerin savunmaları alınıyor.
Yeni öğrendim; TSK’da GESP (Genel Savunma Planı) diye bir kavram varmış. Şu ana kadar yapılan savunmalarda sanki tam da bu uygulanıyor gibi.
Ancak özellikle darbe gecesinin üç kritik ismi; Erdoğan’ı almakla görevlendirilen Gökhan Sönmezateş, darbeye ikna için Akar’ın yanına gönderilen Mehmet Dişli ve Akıncı Üssü’nde Akar’ı darbe bildirisini imzalamaya ikna etmeye çalıştığı söylenen Kubilay Selçuk‘un ifadeleri üzerinde durmak gerek.
Gökhan Sönmezateş, o gece kendilerini 4 saat Çiğli Üssü’nde bekleten emrin Akıncı Üssü’nden geldiğini tekrarlarken, “Bekletenler sivil değil, askerdi. Bizi bekleten üst akıl halen görevde. Talimat Harekat Merkezi’nden geldi, ama onun da bir üstü vardı. O generalin kendisinin konuşmasını bekliyorum” dedi. Sönmezateş’in savunmasında en dikkat çekici kısım ise şuydu:

“Cesur Yürek” filminden söz edip, William Wallace’ın düşmanla savaşırken, maskesini düşürdüğü kişinin kendi kralı olduğunu gördüğünü hatırlattı. Mahkeme Başkanı, “Kralınız kim?” sorusunu yöneltti. Sönmezateş, “Akıncı Davası’na bırakalım” karşılığını verdi.
Sönmezateş bugünkü duruşmada da Akar ile darbeciler arasında “sekreterya” görevini yaptığını belirten Mehmet Dişli’ye şu ilginç soruları yöneltti:
– Hüseyin Yarbay o gece sizinle miydi? (Dişli: Kesinlikle öyle biri yok).
– Genelkurmay Başkanı’ndan ne kadar ayrı kaldınız? Neden her defasında sizi gönderdi, telefon irtibatı kuramıyor muydunuz?
– Sizin gözlemlerinize göre, Akar darbeye katılmış mıdır, katılmamış mıdır?

“Her şeyini Akar’a borçlu olduğunu” ifade eden Mehmet Dişli’nin savunmasındaki mesajların altını çizelim. Akar’ın kendisi hakkındaki beyanları için şunları söyledi:

“Hulusi Akar yıllardır tanıdığım biri. O gün olanları ve neler yaptığımı en iyi o biliyor. Yaşadığı travmatik olayların altında yanlış anlamış olabilir, ama geçen süreçten sonra olanları daha sağlıklı ve mantıklı değerlendireceğini umuyorum.”

Avukat Özay Arıkan, “Hulusi Akar’a ihanet ettiniz mi?” sorusunu yöneltti. Dişli, “2000’den beri tanışıyoruz. Tüm bilgi, birikimimi ona borçluyum. Ailesinin bir ferdi olarak hissettim, o da bize öyle davrandı. Öyle bir şey olsa, o gece kader birliği yapar mıydım?” dedi. Arıkan ardından, “Hulusi Akar’ın kendisine ihanet edip etmediğini” sordu. Dişli’nin cevabı şu oldu:

“Hâlâ olayın sisinin, pusunun kalkmadığı ortamda yanlış algıları olduğunu değerlendiriyorum ve en kısa sürede düzelteceğine inanıyorum. Hakkımda yanlış bir düşüncesi olduğunu sanmıyorum.”

Kubilay Selçuk’a gelince;

O gece Akar ve darbeciler arasında “Komutanın verdiği talimatlar gereği” gidip, geldiğini savunurken, kendisini suçlamasına ilişkin olarak aynen Dişli gibi, Akar’ın “travma” geçirdiğini ima etti.
Birçok önemli soruyu, “Akıncı davasında cevaplamak istiyorum” diye geçiştiren Selçuk, 15 Temmuz’da darbe bildirisinin okunacağı salonu hazırlayan ve kendisine darbe bildirisini veren “uzun saçlı” kişiyi dahi hatırlamadı. Avukatların ısrarlarına, “Akıncı davasının konusu” cevabını verdi. Mahkeme Başkanının, “Bu davayı da ilgilendiriyor” uyarısı üzerine, “Yani cevaplamamı istiyorsunuz” diyerek, anlatmaya başlamıştı ki, Başkan bu defa, “Susma hakkı” olduğunu hatırlattı. Bunun üzerine Selçuk şunu söyledi:

“O zaman Akıncı’ya bırakalım.”

Bunlardan çıkan sonuç mu?

Akıncı davası 1 Ağustos’ta başlayacak… Ve anlaşılan o ki, darbenin kritik isimleri, konuşması ya da bir şeyler yapması için Akar’a bu tarihe kadar süre veriyor!..

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/