<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Ülkeyi ithalat cenneti yaparak gıda fiyatlarını düşüremezsiniz

30 Haziran 2017 Cuma

Ülkeyi ithalat cenneti yaparak gıda fiyatlarını düşüremezsiniz





Ülkeyi ithalat cenneti yaparak gıda fiyatlarını düşüremezsiniz

Hükümet, enflasyonun sorumlusu olarak gördüğü gıda fiyatlarını düşürmek için çok tehlikeli bir uygulamanın peşinde. 

Adına “dış tedbir” denilse de yapılmak istenen tam olarak tarımın desteksiz,korumasız bırakılarak yok edilmesidir.
Daha önce defalarca yazdığımız gibi gıda fiyatlarının yüksek olması uygulanan yanlış tarım politikalarının sonucudur. Fiyat artışının nedenleri ortadan kaldırılmadıkça, sadece fiyatı düşürmeye odaklı bir politika, tarıma ciddi zarar verir. Kısa vadede fiyatı düşürebilirsiniz, ama orta ve uzun vadede tarımsal üretimi bitirir dışarıya mahkum olursunuz.
Gıda fiyatlarını düşürmek için oluşturulan Gıda Komitesi’ndeki bakanlar, son günlerde daha sıklıkla gümrük vergilerinin otomatik olarak düşürülerek gıda fiyatlarındaki artışın önleneceğini, enflasyonun düşüleceğini kamuoyuna müjdeliyor. Tüketici, fiyatlar düşecek diye seviniyor. Bu uygulama ile tarımı nasıl bir sonun beklediğini kimse hesaplamıyor.
Gümrük vergisini düşürmek ne demek?
Tarımsal üretimdeki koruma duvarlarını kaldırmak ve başka ülkelerin devlet destekli ürünlerine kapıları sonuna kadar açmak demek.
Her fırsatta “tarımını desteklemeyen ülke yok” deniliyor. Türkiye bu politika ile tarımını desteksiz,korumasız bırakacak.
Daha yalın bir anlatımla, tarımsal üretimi, gıda fiyatlarını ithalatla terbiye etme anlayışı Türkiye’yi bir çok üründe dışa bağımlı hale getirdi. Bu yeni uygulama ile dışa bağımlılık daha çok artacak ve üretim bitecek. Piyasa ithal ürünlerle istila edilecek.
Devlet kendi çiftçisinden esirgediği desteği,korumayı başka ülke çiftçilerine sağlayacak. Konunun daha iyi anlaşılması için örneklerle anlatmakta yarar var.

Üreticiyi koruyan destek değil, gümrük vergisidir
Milli Tarım Politikasının ana bileşeni olan Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline göre, buğday stratejik ürün kabul edildiği için her havzada destekleme kapsamına alındı.
Türkiye’nin her yerinde buğday üretiliyor ve devlet bu üretime destek veriyor. Verilecek destek 2017 ürünü için, kilo başına 5 kuruş prim, dekara 13 lira mazot ve 4 lira gübre desteği. Ayrıca dekara 8.5 lira yurtiçi sertifikalı tohum kullanım desteği veriliyor. Buğday tohumu üretenlere de kilo başına 10 kuruş destek sağlanıyor. Saydığımız bu destekler üreticinin maliyetinin bir bölümünü karşılıyor. Üretimin devam etmesi için bu destekler veriliyor.
Fakat, devletin asıl desteği buğday ithalatına uyguladığı yüzde 130 gümrük vergisidir. Yani üretimi ve üreticiyi koruyan bu vergidir. Buğday ithal etmek isteyen veya Türkiye’ye buğday satmak isteyen birisi yüzde 130 gümrük vergisi ödemek zorunda. Fiyat yükseldi diye, bakanların söylediği gibi gümrük vergisini yüzde 20-30’a düşürürseniz, Türkiye açık pazar haline gelir. İthal buğday piyasaya hakim olur ve başlangıçta fiyat düşer. Fakat, ithal buğdayla rekabet edemeyecek olan üretici buğday üretiminden çekilir ve buğday üretemez. Üretiminiz bittiğinde veya azaldığında ithal buğdayı artık ucuza alamazsınız. Vermezler.
Mevcut uygulamada zaten ihtiyaç olduğunda veya un ihraç etmek üzere Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında gümrüksüz olarak buğday ithal ediliyor.
Üretim artmadan fiyat düşmez!
Fiyatı en çok tartışma konusu olan domateste yüzde 48.6, sivri biberde yüzde 19.5 vergi uygulanıyor. Bu iki üründe üretim dönemine bağlı olarak genelde kısa dönemli fiyat artışı yaşanıyor. Yüksek fiyatı takip eden günlerde üretimdeki artışa bağlı olarak fiyat düşüyor. Bir ay içerisinde yükselen ve düşen fiyat dalgalanmaları yaşanıyor. Gümrük vergisi düşürüldüğünde o kısa sürede ürün ithal etmek zor. Ayrıca, gümrük vergisi düştüğünde üretim azalacağı için fiyat artışı tetiklenmiş olur.Bu nedenle domates,biber gibi kısa dönemde üretilen ürünlerde gümrük vergisi ile oynayarak fiyatı kontrol edemezsiniz.
Fındık ithal edebilir misiniz?
Türkiye’nin kendi kendine yeterli olduğu fakat iklime bağlı olarak üretimde dalgalanmaların yaşandığı ürünler var. Fındık bu ürünlerden birisi. Dünya üretiminin yüzde 70-75’ini tek başına karşılayan Türkiye’nin fındık üretimi iklim koşullarına bağlı olarak 700 bin ton ile 400 bin ton arasında dalgalanıyor. Üretim 700 bin ton ve üzerinde olduğunda fiyat düşüyor. Üretim 400 bin ton ve altında olunca da fiyat artıyor. Fiyat arttığında isteseniz de ithalat yapamazsınız. Çünkü, fındık ithalatı yasak. Kaldı ki, ithal edecek fındık da bulamazsınız.
Hükümetin uygulayacağı ve adına “dış tedbir” denilen gümrük vergilerini düşürerek enflasyonu önlemek birinci derecede etkili olacağı ürünler, bakliyat,hububat,yağlı tohumlar ve yem hammaddeleri olacaktır. Bu ürün gruplarına bakıldığında neredeyse hepsinde dışa bağımlı bir yapı var.
Türkiye, bakliyat ürünlerinde sıklıkla gümrük vergilerini düşürüyor. Bu yıl nohut ve kuru fasulyede gümrük vergisi düşürüldü. Geçmişte gümrük vergileri düşürülerek korumasız bırakıldığı için çiftçi bu ürünlerin üretiminden vazgeçti. Şimdi “biz niye mercimek üretemiyoruz,niye nohut, fasulye üretemiyoruz” diye soruluyor. Üretici korumasız ve desteksiz bırakıldığı için bu ürünler yeterli miktarda üretilemiyor. Gümrük vergisi otomatik olarak devreye alınıp düşürülürse mevcut üretim de yapılamaz hale gelir. Yapılması gereken üretimi artırıcı önlemler olmalı.Üretim artarsa fiyat düşer.
Üretemediğiniz soyanın fiyatını kontrol edemezsiniz
Yem hammadelerinde özellikle soyada Türkiye zaten dışa bağımlı. İhtiyaç duyulan 2 milyon tonun üzerindeki soyanın yaklaşık 1.9 milyon tonu ithal ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,2017’de 150 bin ton soya üretilecek. Tüketim 2 milyon tonun üzerindeyken,üretim 150 bin ton.Bu üretimle piyasayı, fiyatı kontrol edebilir misiniz? Edemezsiniz. Üstelik genetiği değiştirilmiş soyayı almak zorundasınız. Çünkü üretiminiz yok.
Bir başka önemli konu, Toprak Mahsulleri Ofisi ile Et ve Süt Kurumu’na gümrüksüz ithalat yetkisi verilmesi. Hükümet, gerekli olduğunda bu yetkiyi zaten veriyor. Toprak Mahsulleri Ofisi daha deneyimli. Piyasa düzenleme görevini yerine getiriyor. Et ve Süt Kurumu ise ithalat ofisi gibi çalıştırılıyor. Et ve Süt Kurumu, kendi raporunda da yer verildiği gibi rekor düzeyde besilik hayvan ve et ithalatı yapıyor. Fakat, et fiyatını istenen oranda tutamıyor. İthalata rağmen fiyat artıyor. Bunun çözümü, daha fazla ithalat yapmak değil, üretimi artırmaktır.
Özetle, üretimi artırmadan ithalatla, gümrük vergisini düşürerek enflasyon sorununa çözüm bulamazsınız. Kısa vadede fiyatları düşürebilirsiniz. Fakat kapıları açarak, ülkeyi ithalat cennetine dönüştürerek tarımı bitirirsiniz. Eğer amacınız buysa, ülkeye çok büyük kötülük yapmış olursunuz.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/