<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: ÇERNOBİL’İN KUŞLARI RADYASYONA ADAPTE OLDU

12 Temmuz 2017 Çarşamba

ÇERNOBİL’İN KUŞLARI RADYASYONA ADAPTE OLDU






ÇERNOBİL’İN KUŞLARI RADYASYONA ADAPTE OLDU
 
Ekologlar Çernobil etrafındaki yasak bölgede yaşayan kuşların uzun süre radyasyona maruz kalma durumuna adapte olduklarını –ve hatta bundan faydalanmakta olduklarını- keşfetti. Çalışma; yabani hayvanların radyasyonu iyonlaştırmaya adapte olduklarını ve de en çok pheomelanin (tüylerde bir pigment) üreten kuşların radyasyona maruz kalma ile mücadele ederken en çok zorlanan olduklarını gösteren ilk kanıt.

Çevrebilimciler, Çernobil etrafındaki yasak bölgedeki kuşların uzun süreli radyasyona maruz kalmaya adapte olduklarını –ve hatta bundan faydalanmakta olduklarını- keşfetti. BEB (Biritanya Ekoloji Bilimi)Dergisi İşlevsel Ekoloji’de yayınlanan çalışma; yabani hayvanların radyasyonu iyonlaştırmaya adapte olduklarını ve de en çok pheomelanin (tüylerde bir pigment) üreten kuşların radyasyona maruz kalma ile mücadele ederken en fazla zorlanan olduklarını gösteren ilk kanıt.

İspanya Milli Araştırma Konseyi- Spanish National Research Council (CSIC)- başyazarı Dr. Ismael Galván’a göre : “Çernobil’deki yabanhayatla ilgili yapılan daha önceki çalışmalar kronik radyasyona maruz kalma halinin antioksidanları tükettiğini ve oksidatif zararı artırdığını gösteriyordu. Biz tam tersini bulduk — oksidatif stres, arkaplan radyasyonun yükselmesiyle birlikte düşerken antioksidan seviyeler artmıştır.”

Çernobil de hala ağır radyasyon kirliliği devam ettiği için, bölge yaban hayat üzerinde radyasyon iyonlaşmasının etkilerini incelemek için elverişli bir ekolojik deney alanının temsil ediyor.

Laboratuvar deneyleri insanların ve diğer hayvanların radyasyona adapte olabileceğini göstermektedir ve küçük dozlarda radyasyona uzun süre maruz kalma organizmaların daha büyük ve müteakip dozlara direncini artırmaktadır. Ancak bu adaptasyon laboratuvar dışında, yaban nüfus arasında hiç görülmemişti.

Çernobil’deki antioksidan seviyeleri ve oksidatif zararlarla ilgili önceden yapılmış çalışmalar insanlar, iki kuş türü ve bir balık türü ile sınırlıydı. Farklı türler radyasyona duyarlılıkları açısından çok çeşitlilik arz ettiğinden bu sınırlı veriler yaban hayvanlarının, radyasyona maruz kalma durumunda, nasıl adapte olduklarını incelemeyi güçleştirmiştir.

1990’lardan beri Çernobil etrafında çalışan çevrebilimciler de dâhil bilimadamları Çernobil Yasak Bölgesi içinde ve yakınlarında bulunan 8 bölgedeki 16 farklı türden 152 kuşu yakalamak için sis ağları kullandılar. Her bir bölgede arkaplan radyasyon seviyelerini ölçtüler ve kuşları serbest bırakmadan önce tüy ve kan örnekleri aldılar.

Radyasyon Arttıkça Dayanıklık da Artıyor


Bundan sonra glutatyon (önemli bir antioksidan), oksidatif stres, kan örneklerindeki DNA zararı ve tüylerdeki melanin pigmentleri seviyelerini ölçtüler. Melaninler en yaygın hayvan pigmentidir fakat pheomelanin (bir çeşit melanin, diğer çeşidi eumelanindir) üretilirken antioksidanlar kullanıldığından en çok pheomelanin üreten hayvanlar radyason iyonlaşmasının etkilerine en fazla duyarlı olanlardır.

16 farklı kuş türünden örnekler almanın yanısıra takım sonuçlarını analiz etmek için yeni bir yaklaşım benimsemiştir. Yöntem, farklı türlerin birbiriyle nasıl yakın ilişkili olduğu ile ilgili daha iyi bilgiler sunmaktadır. Bu önemlidir çünkü bazı türler diğerleine göre radyasyona daha duyarlıdır. Yöntem türlerin ortalamaları yerine tek tek kuşlara odaklanmaktadır. Bu, radyasyona verilen biyokimyasal tepkileri analiz etmek için daha duyarlı bir yöntemdir.

Sonuçlar Radyasyona Adapte Olmak Konusunda Çok Şey Öğretiyor

Sonuçlar, arkaplan radyasyon miktarının artmasıyla birlikte kuşların vücut kondisyonunun ve glutatyon seviyelerinin arttığını ve oksidatif stres ve DNA zararının azaldığını ortaya çıkardı. Ayrıca, yüksek miktar pheomelanin ve düşük miktar eumelanin üreten kuşların, daha kötü vücut kondisyonu, azalmış glutasyon, artmış oksidatif stres ve de DNA zararı açısından bir bedel ödediğini de göstermiştir. Galvan “Bulgular önemli çünkü farklı türlerin Çernobil ve Fukushima gibi çevresel zorluklara adapte olma yeteneği hakkında bize daha fazla şey anlatıyor” diyor.

Çalışmadaki radyasyon seviyeleri 0.02 ila 92.90 mikro sieveret/saat arasında değişmektedir. Araştırılan kuş türleri: kızıl sırtlı örümcek kuşu, büyük baştankara, kır kırlangıcı, orman söğütbülbülü, karabaşlı ötleğen, akgerdanlı ötleğen, çizgili ötleğen, ağaç incirkuşu, ispinoz, kocabaş kuşu, ökse ardıcı, öter ardıç, karatavuk, karakızılkuyruk, kızılgerdan ve benekli bülbül.

Radyasyon iyonlaşması serbest radikaller olarak bilinen çok reaktif bileşikler üreterek hücrelere zarar vermektedir. Vücut serbest radikallere karşı kendisini antioksidan kullanarak korur fakat antioksidan seviyeleri çok düşükse, radyasyon oksidatif stres ve genetik zarar üretir, bu da yaşlanmaya ve ölüme yol açar.
 Science-Çev: Nesrin Aytekin

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/