<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: Gülse Birsel: Adalet Yürüyüşü’nün sürpriz sonuçları

13 Temmuz 2017 Perşembe

Gülse Birsel: Adalet Yürüyüşü’nün sürpriz sonuçları



Gülse Birsel: Adalet Yürüyüşü’nün sürpriz sonuçları
  ADALET mekanizmasındaki aksaklıklara, hatalara dikkat çekmek, haksızlıklara karşı halkın hissiyatını göstermek vs… Hedef buydu.
Ama yürüyüşün daha önceden hesaplanmayan başka olumlu sonuçları da oldu.
Mesela kendini ezilmekte, horlanmakta, yok sayılmakta hisseden yüzde ellinin birikmiş karamsarlığını, umutsuzluğunu, gerginliğini azalttı. Bu da ülke için tansiyonu düşürücü, dengeleyici oldu.
Polisin performansı gayet iyi ve tarafsızdı. Gezi’de çadır yakan, gösterici yaralayan, sert, öfkeli tavır yerine, sakin, soğukkanlılıkla işini yapan, olması gerektiği gibi demokrasinin gerçekleşmesini sağlayan emniyet gücü izlenimi verdi. Her kesimde sempati ve güven yarattı.
Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşle birlikte hitabet ve tespitlerinde de bir açılma, bir netlik, bir enerji yükselmesi oldu. “Meğer hakikaten sağlam kafa sağlam vücutta olurmuş” muhabbetleri döndü. “Türkiye’de en büyük sorun muhalefet eksikliğidir” cümlesi geçerliliğini büyük ölçüde yitirdi.
Dünyada “Türkiye tipik bir Ortadoğu diktatörlüğüdür” fikrini savunanların bir yerde ağzının payı verildi. Milyonlarca insanın barışçıl bir yürüme eylemi ve mitingle açıkça iktidarı eleştirmesi, bunun dünya medyasında yer bulması o önermeyi bir ölçüde kırdı. Demokrasisinin kusuruna, eksiğine, gittikçe azalan oksijene rağmen bu memleketin öteki bölge ülkelerine benzemediği, Türkiye Cumhuriyeti olduğu anlatılmış oldu.
Mitingde olanlar da mitinge sempati duymayanlar da sadece Türk bayrağı, “Adalet” pankartı ve Atatürk posteri kullanılmasını doğru buldu. Hatta mitingin karşısında olan farklı görüşler “Hahayt, Atatürk posteri açıyorlar ama, aslında bunlar…” noktasından eleştiri yapma yoluna gitti. Velhasıl, Atatürk’ün sağdı-soldu, iktidardı-muhalefetti, o partiydi-bu partiydi demeden ülkenin ortak değeri olduğu bir kez daha teyit edildi!
9 TEMMUZ DA BİZİM, 15 TEMMUZ DA
ELBETTE çok farklı olaylar. Biri sakin bir miting, diğeri darbe teşebbüsüne karşı şehitlerin verildiği bir büyük öz savunma, hayatta kalma mücadelesi.
Ama buradan milleti ikiye ayırma çabası hem tehlikeli hem lüzumsuz. Çünkü iki günün şöyle ortak yanları var:
İkisinde de sokakta sade vatandaş, iyi niyetli halk vardı.
İkisinde de haksızlığa karşı kendini, ülkeyi savunma amacı vardı.
İkisinde de memleketin değerlerini yitirme korkusundan kaynaklanan bir motivasyon vardı.
İkisinde de 80 milyonun özgürce, hakla, hukukla yaşaması için sokağa çıkma vardı.
İkisine birden katılan pek çok vatandaş vardı!
9 Temmuzcular, 15 Temmuzcular diye ayırmayın bu insanları artık yahu! Biziz biz, halk!
METİN HARA TURİZMİ KURTARABİLİR!
MAGAZİN konularını yazmayı sevmiyorum ama burada olay Türk turizminin alanına giriyor.
Malumunuz, yazar Metin Hara’nın top model Adriana Lima’yla birlikteliği birkaç gündür medyayı sallıyor. Keşke kimsenin özel hayatına bu kadar dalınmasa ama, sonuçta dünyaca ünlü bir model söz konusu.
Dün ikilinin Bodrum’a geldiği ve tekneyle denize açılacağı haberleri çıktı.
Türkiye için “Orası tehlikeli bir Doğu ülkesi, ne olacağı belli değil, kimse gitmesin” propagandalarının ayyuka çıktığı, turizm sektörünün ağladığı dönemde, Adriana’nın Türk erkek arkadaşıyla bizim kıyılarda yaz tatili yapması kanımca paha biçilmezdir.
Metin Hara’nın kitapları çok satar, fikirlerinden faydalanan çoktur, sevilen biridir vs… Ama bu en karanlık döneminde turizme farkında olmadan yaptığı katkı açısından ayrı bir alanda takdire şayandır!
hurriyet.com.tr
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/