<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: 07/06/17

6 Temmuz 2017 Perşembe

Kocaeli emniyetiyolu kapattı İstanbul'a girmesi engellenirse, Kılıçdaroğlu ne yapacak?




Kocaeli emniyeti yolu kapattı

İstanbul'a girmesi engellenirse, Kılıçdaroğlu ne yapacak?

Adalet Yürüyüşü'ne devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'a girişinin engellenmesi durumunda ne yapacağı belli oldu. CHP PM üyesi Mehmet Ali Çelebi de sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj yazdı. Çelebi, "Kılıçdaroğlu, İstanbul'a almazlarsa oturma eylemi başlatacak" diye yazdı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP’li vekil Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrasında başlattığı “Adalet Yürüyüşü” 21. gününe girdi. Kemal Kılıçdaroğlu, Kocaeli'de parti MYK'sını topladı. CHP PM üyesi Mehmet Ali Çelebi de sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj yazdı. Çelebi, "Kılıçdaroğlu, İstanbul'a almazlarsa oturma eylemi başlatacak" diye yazdı.
15 Haziran Perşembe günü Ankara Güvenpark’tan yola çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğündeki adalet korteji, yirminci gününde de İstanbul’a doğru yürüyüşüne devam ediyor. Kortej dün geceyi Körfez ilçesi yakınlarında kurulan kamp alanında geçirdi. Adalet yolcuları İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti.
Kılıçdaroğlu yürüyüş öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu.Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:
Adaletin ne kadar önemli olduğunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak isteriz. HSK seçildi, yeni göreve başladılar. 5-6 günlük çalışma içinde 786 hakim-savcının yerini değiştirdiler. Ne için?Adaleti siyasetin emrine verirseniz Türkiye'de demokrasi olmaz, insan hakları ihlalleri olur. 


BALAMİR AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI

Hakan Balamir sinema dünyamınızın en önemli sanatçalarından biriydi. Yakınlarına başsağılı diliyorum.

KİLO VERDİ Mİ?

Kilo verdin mi diye soruyorlar? Kemerde bir delik kazandık. Öyle 5 kilo vermek söz konusu değil. 

YÜRÜYÜŞTEN NOTLAR
15:00 Kortej yeniden yürüyüşe geçti.
14:00 MYK toplantısı sona erdi. Toplantının ardından konuşan CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, korteje saldırı yapacağı iddiasıyla gözaltına alınan şahısla ilgili konuştu. Tezcan “Bir şeye dikkat çekme ihtiyacı duyuyorum. Devleti yönetenler sözlerine dikkat etmek zorundalar. Başbakan, başbakan yardımcısı gibi kişilerin bu yürüyüşü terörle ilişkilendirmeye çalışmaları, tamamen masum bir eylemi terör eylemi ile irtibatlandırmaya çalışılan sözleri provokasyon yapmak isteyenleri cesaretlendiren sözlerdir. Bildiğim şu buraya özle bir operasyon değil. Rutin terör operasyonları çerçevesinde bir çalışma. Rutin operasyonların bir parçası olarak açıklama yapıldı.” dedi.
12:00 CHP’nin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı yapılıyor.
11:00 Bugünkü etapta ilk mola verildi.
10:00 Yürüyüş devam ediyor.


KORTEJ İSTEMEDEN YOL KAPANDI

Kocaeli Emniyet'i yürüyüş nedeniyle alarma geçti. Dilovası'na kadar D-100 kapatıldı. Trafik yan yollardan veriliyor. Bu duruma ilişkin yürüyüşü takip eden Sözcü muhabiri Bora Erdin ise ilginç bir detaya dikkat çekti. İşte Bora Erdin'in o izlenimi; Kocaeli'ye kadar D-100'den 300 kilometrenin üzerinde yol yürüyen Adalet korteji için ilk defa yol tamamen trafiğe kapatıldı. Bolu Dağı ve Hendek arasında şeritlerin dar olduğu yerlerde bile trafik kapatılmazken oldukça geniş bir noktada trafiğin engellenmesi yürüyüş ekibini ve bizi şaşırttı. Dilovası-Gebze arasında sanayi tesisleri çok yoğun. Bölge yolu ülke ticaretinin kalbi olan Tüpraş gibi dev tesislerle dolu. Ayrıca emniyetin trafiğe kapattığı D-100 ticaret limanlarına bağlanıyor.

09:00 Kortej Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının ardından İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti.

Polisin yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken, D-100 Karayolu girişinde arama noktası oluşturulması nedeniyle yol ulaşıma kapandı.Yürüyüşe katılanlar tek tek aranarak yürüyüşe katıldı. Özel Harekat polisleri de yürüyüş sırasında önlem olarak bulunurken, polis helikopter güzergah boyunca uçtu. Yürüyüşe eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin ve gaziler de katıldı.

Yurt editörlerinden Ayşegül Başar, tarihi yürüyüşü adım adım izliyor. Provokasyon uyarısının sıkça 
tekrarlandığı yürüyüşü, yol kenarında toplanan yurttaşlar selamlıyor ve alkışlıyorlar.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/istanbul-a-girmesi-engellenirse-kilicdaroglu-ne-yapacak-h34549.html


AKP ve ERDOĞAN'ın uykularını kaçıran anket



AKP ve ERDOĞAN'ın uykularını kaçıran anket
Türk Siyasetine Meral AKŞENER bombası düştü. Bu sonuçlara göre ne Erdoğan başkan seçilir, ne de AKP iktidarda kalabilir.
Muhalif Ülkücülerin başlattığı yeni parti çalışmaları sonrası Milletin umudu haline gelen Meral AKŞENER'in kuracağı Merkez Parti'ye toplumun her kesiminden büyük ilgi olduğu yapılan anketlerle bilimsel olarakta kanıtlandı.
AKP'li yandaş firmalar üst üste kamuoyu araştırmaları yaparken çıkan sonuçlardan AKP rahatsız oldu. AKP, CHP ve MHP'nin yanısıra diger küçük partilerden de büyük ilgi olduğu ilk kez anketlere yansıdı. AKP'nin yaptırdığı ankette yüzde 18, Bağımsız anket firmalarının yaptığı anketlerde ise yüzde 28 lik bir seçmen kitlesi yeni kurulacak olan Meral AKŞENER'in liderliğindeki Merkez Partiye gönül rahatlığı ile oy vereceklerini söylediler.

Kılıçdaroğlu’nun ‘sırrı’



Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, mizahi görüntü ve yazı
Kılıçdaroğlu’nun ‘sırrı’

68 yaşındaki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 17 gündür adalet için kavurucu sıcağın altında yürüyor. CHP lideri günde ortalama 20 kilometre kat ediyor. Peki Kılıçdaroğlu nasıl besleniyor? Formda kalmasının sırrı ne? İşte onlardan bir tanesi...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara´dan başlattığı ve on binlerce yurttaşın katılımıyla süren Adalet Yürüyüşü´nde 17. güne girildi.Kılıçdaroğlu Ankara’dan yola çıktığından bu güne kadar yolda sürekli sıvı alırken en büyük yardımcısının sıkma portakal suyu olduğu belirtildi.


FOTO:DHA
Yürüyüş sırasında korumalar tarafından günde bir kez verilen sıkma portakal suyunu dircini arttırmak için içiyor. Kan basıncını dengeleyen, ve yüksek C vitamini deposu olarak bilinen portakal suyu vücut direncini arttırıcı olarak da biliniyor.
FOTO:DHA

İŞTE PORTAKAL SUYUNUN BİLİNEN YARARLARI

Yüksek miktarda C vitamini içerir. Vücudun C vitamini ihtiyacının büyük bölümünü karşılar.Erken yaşlanmayı geciktirir. Yaşlılık karşıtıdır.Vücudun direncini arttırır.Kan basıncını dengeler.Sağlıklı kan akşını sağlar.Kolesterolü düzenlemeye yardım eder.Kalp dostudur, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kalp krizi geçirme riskini azaltır.Sindirim sistemini rahatlatarak kabızlığı önler. Bunun sonucunda bağırsakları rahatlatır.Beyin, omur ilik ve sinir sistemine faydalıdır.İskorbüt hastalığına karşı da koruma sağlar.Kolay ve dengeli zayıflamaya yardım eder. (Akın Çeliktaş/DHA)

Öğrencisini taciz eden kadın öğretmene 15 yıl 2 ay hapis cezası...





Öğrencisini taciz eden kadın öğretmene 15 yıl 2 ay hapis cezası...

Ankara'da bir ailenin kız çocuklarının cep telefonundaki çıplak fotoğraf ve videoları gönderdiği anlaşılan kadın matematik öğretmenine 15 yıl 2 ay hapis cezası verildi.
Ankara'nın Çankaya İlçesi'nde bir okulda görev yapan kadın matematik öğretmeni Hatice K.Y. (43), 14 yaşındaki kız öğrencisi A.P.E.'ye 'cinsel istismar'da bulundu ve cinsel içerikli görüntüler gönderdi. Olay, kızının cep telefonunu kontrol eden annenin öğretmen Hatice K.Y.'nin genç kıza gönderdiği çıplak fotoğraf ve videoları bulmasıyla ortaya çıktı.

Annenin şikâyeti üzerine Hatice K.Y. hakkında, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu müstehcen yayınları seyretmeye teşvik" suçlarından 45 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle dava açıldı. Öğretmen Hatice K.Y.'nin yargılanması tamamlandı. 

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık öğretmen, kendisine isnat edilen 'çocuğa cinsel saldırı' suçlamasını kabul etmedi. Öğrencisinin telefonunda bulunan kendisine ait görüntüleri, öğrencisinin isteği doğrultusunda gönderdiğini ifade eden evli ve 2 çocuk annesi Hatice K.Y., "Ama neden gönderdim hâlâ bilmiyorum" dedi. 

ŞİKÂYETÇİ OLMADI 

Mağdur A.P.E. ise Çocuk İzleme Merkezi'nde alınan ifadesinde, sanık öğretmenin evine gittiğini, soyunup yanında yattığını, birbirlerine dokunduklarını anlattı. Öğretmenin kendisine cep telefonundan cinsel içerikli görüntüler de gönderdiğini ifade eden A.P.E., şikâyetçi olmadığını söyledi. Mahkeme, sanık öğretmeni 15 yıl 2 ay hapis cezasına çaptırdı. Hatice K.Y., karar ile birlikte tutuklanarak Sincan cezaevi'ne gönderildi.
http://www.habererk.com/guvenlik/ogrencisini-taciz-eden-kadin-ogretmene-15-yil-2-ay-hapis-cezasi-h35062.html

Akşener'in partiyi kurmasına izin vermeyecekler!





Akşener'in partiyi kurmasına izin vermeyecekler!

Meral Akşener'in kuracağı yeni parti çalışmalarının detaylarını Milliyet gazetesi yazarı Önder Yılmaz bugünkü köşesinden aktardı. Yılmaz'a göre eski ülkücülerin de katılacağı yeni parti çalışmaları önünde iki büyük engel var.
M.Akşener ve Ümit Özdağ'ın başını çektiği yeni parti girişiminde çalışmalar hızlandı. Yeni parti sürecine ilişkin detayları bugünkü köşesine taşıyan Milliyet gazetesi yazarı Önder Yılmaz, MHP'li muhaliflerin ciddi bir maddi kaynak ihtiyacı olduğunu ve İçişleri Bakanlığı'nın OHAL gerekçesiyle yeni parti kurulmasına izin vermeme riskiyle karşı karşıya olduğunu yazdı.

Yılmaz, yeni partiye katılması muhtemel isimleri de yazdı. İsimler arasında MHP'li muhaliflerin yanı sıra eski ANAP'lılar ve DYP'liler de yer alacak. Eski Ülkü Ocakları genel başkanları Müsavat Dervişoğlu ve Servet Avcı'nın yanı sıra listede Mansur Yavaş ismi de var. 

İşte Önder Yılmaz'ın aktardıkları ve yeni parti çalışmalarında yaşananlar:

Siyasi kulislerde gözler Akşener ve Özdağ'ın kuracağı yeni partiye çevrildi. Edinilen bilgilere göre yazımına geçilen yeni parti programında, "kucaklayıcı" ilkelere yer veriliyor. Partinin kurucuları sicili temiz, siyasi herhangi bir pürüzü olmayan isimlerden oluşacak. Parti saflarında Akşener ve Özdağ'la birlikte muhalif hareket içinde İsparta Milletvekili Nuri Okutan, Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, ile Ali Uzunırmak, Şefik Çirkin gibi 100'e yakın eski MHP milletvekili ve yöneticisi, eski Ülkü Ocakları genel başkanları Müsavat Dervişoğlu, Servet Avcı gibi isimler bulunuyor. Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Mansur Yavaş'ın da yeni parti saflarında yer alacağı öne sürülüyor. Geçmişte ANAP ve DYP'de siyaset yapmış isimlerle bu yelpaze oldukça genişletilecek. Bu isimlerin başında eski DYP'li bakan Ufuk Söylemezin geldiği iddia ediliyor.

CUMHURİYET DEĞERLERİ

Kurucu ekip, partinin adı ve amblemi konusunda henüz bir karar vermiş değil. Programın yazımında ise ana çerçeve ortaya çıktı. 
...

Yeni partinin il ve ilçelerdeki teşkilatlanmaları da hızla organize ediliyor. MHP'den kopan isimlerin ağırlıkta olduğu teşkilat yapılanmasında özellikle ANAP ve DYP'de siyaset yapmış, ancak daha sonra geriye çekilmiş isimler de etkin hale getirilecek.

PARA SIKINTISI

Yeni partinin önündeki iki handikap ise OHAL ve kaynak.
Yeni bir partinin sadece genel merkez yapılanması için en az 2 milyon TL'ye ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkarken, bu sorunun, "partiye katılacak işadamlarıyla aşılması"planlanıyor. İl teşkilatlarında ise kaynak sıkıntısının daha az yaşanacağı ifadelendiriliyor.
Parti kuruluşunda önemli endişe kaynağı ise OHAL süreci. Akşener ve Özdağ ekibi, OHAL nedeniyle İçişleri Bakanlığının yeni bir partinin kurulmasına izin vermeyeceği endişesini taşıyor. Akşener ve Özdağ'a yakın isimler, "Herkesi kucaklayacak ama başta AKP ve MHP'ye oy verenleri hedefleyen bir parti olması nedeniyle engel çıkarılabileceğini düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı, 2019 seçimlerinde 50 artı 1'i hedefliyor. Bizim kuracağımız parti bir puan bile alsa, engellenmek istenebilir. Biz de bu nedenle adımlarımızı her engeli düşünerek atıyoruz" görüşünü dile getiriyor. http://www.habererk.com/

Anadolu Ajans’ı muhabirine verilen süper cevap...





Anadolu Ajans’ı muhabirine verilen süper cevap...

Anadolu Ajans'ın (AA) foto muhabiri Tufan Güneş, DHKP-C'li teröristlerin İstanbul'un muhtelif yerlerinde yaptığı gösterileri 'adalet yürüyüşü'ymüş gibi gösterince CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger'den çok sert bir cevap geldi
Anadolu Ajans foto muhabiri Tufan Güneş, sosyal medya hesabından DHKP-C'li teröristlerin yaptığı eylemleri 'adalet yürüyüşü'nden karelermiş gibi paylaştı ve "Teröristler sözde adalet istiyor. Yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz" ifadelerini kullandı.


DHKP-C'li teröristlerin gösterilerini 'adalet yürüyüşü'ymüş gibi gösteren AA muhabirine çok sert sözlerle yüklenen Aksünger, "IQ'su ayakkabı numarasından küçük olan AA muhabiri utanmadan bunu paylaşmış... Hadi photoshopu anlamadın, bu sıcakta mont mu giyilir, aptal.!" ifadelerini kullandı.

http://www.habererk.com/

Kılıçdaroğlu: Her şeyi göze aldık



Kılıçdaroğlu: Her şeyi göze aldık
Kılıçdaroğlu: Her şeyi göze aldık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'yle ilgili "Biz her şeyi göze aldık yasak getirseler de engelleme getirseler de İstanbul’a gidecektik. Ülkenin adalete ihtiyacı var. Topluma giydirilen korku elbisesini çıkarmamız lazımdı. Toplum şu an artık yürüyebileceği noktaya geldi. Artık hak arayabilirim diyor" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşü’nün 22’inci gününde Prof. Dr. Emre Kongar ve ABC-Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın sorularını yanıtladı.

Adalet Yürüyüşü’nün toplumun geniş kesimleri tarafından sahiplenildiğini söyleyen CHP lideri toplumun adalete susamış durumda kaydetti. “Yenikapı Ruhu’nun beş gün sürdüğünü” belirten Kılıçdaroğlu, “peşinden gelen süreçte AKP’nin verdiği sözleri tutmadığını” belirtti. Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz’dan sonra bir uzlaşma alanı çıktı. Ben Saray’a gittim, Başbakan Genel Merkezimize geldi, güçlü bir parlamenter sistem olacaktı. Yenikapı’ya gittim 12 maddelik bir demokrasi bildirisi okudum, Erdoğan beni konuşmamdan dolayı kutladı. Fakat sonra ne oldu, beş gün sürdü bu. 20 Temmuz’da OHAL kararını geçirdiler, bini aşkın akademisyen üniversiteden kovuldu, hapisteki gazetecilerin sayısı arttı, iki öğretmen işini istediği için hapse atıldı” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle: 

Bu yürüyüşten sonra çok şey değiştirmeye kararlıyız. Adaletler özgürlükler hakkında çok ciddi sınırlamalar var. Toplumun üzerine giydirilmiş bir korku gömleği var. Gazeteci, üniversite hocası, vatandaş kimse konuşamıyor. Toplumun ortak sese ihtiyacı vardı. Toplumu seslendirecek bir şeye ihtiyaç vardı bu en çok CHP'ye yakışırdı biz üstlendik.

“BU ADALETE SUSAMIŞ HERKESİN YÜRÜYÜŞÜ”

Bu yürüyüş CHP yürüyüşü değil bu adalete susamış herkesin yürüyüşü. Her siyasi partinin katılımına açığız, her kesimden insan katıldı. Toplumun adalet isteyen her kesimi bu yürüyüşte buldu kendisini. Biz bu çıtayı toplumsal destek bulduğumuz sürece yükselterek devam edeceğiz. Ne zaman güçlü demokratik parlamenter sistem gelir, adalet gelir, üniversiteler özgürleşir o zaman.

“ORTAK PAYDAYI GÜÇLENDİREREK YOLUMUZA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ”

Mutlaka adaletten demokrasiden özgürlükten yana olan geniş kesim var. Sağ sol ortada yer alan farlı kesimler. Ortak paydayı güçlendirerek yolumuza devam etmekte kararlıyız. Toplumun her kesiminden destek alıyoruz. Biz azimle yola devam edeceğiz. Bu yürüyüşü anlamlı kılan temel öge 20 Temmuz sivil darbesidir. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de demokrasi konusunda uzlaşma alanı çıktı. Herkes darbeye karşıydı. Ben saraya gittim, başbakan genel merkezi ziyaret etti. Demokrasi konusunda ortak payda oluştu. Yenikapı mitingine katıldım, 12 maddeyle darbelere karşı olduğumuzu bildiren bir metin verdim, Erdoğan beni kutladı ama fazla sürmedi; 5 gün. 20 Temmuz'da OHAL kararı parlamentodan geçti. Üniversite hocası kendini kapının önünde buldu. Gazeteciler hapiste, televizyonlar gazeteler kapatıldı, açlık grevi yapan iki öğretmen hapse konuldu. Gazetecilerin sayısı bini aştı. Haksızlığa uğrayan kişinin yargıma erişimi engellendi. Bu kadar ağır insan hakkı ihlalleri var.

“İSTANBUL’A ULAŞIRSAK BAŞARI OLACAK”

Bu yürüyüşümüzün toplumsal destek sağlamasına yol açtı . Çevre dostu, taşeron işçisi, üniversite öğrencisi, gazeteciler, siyasiler herkes yürüyüşte yer aldı. Demek ki bu ülkenin insanları adalete susamış. İranlı filozof Sadi'in güzel bir sözü var: “dünyanın bütün nehirleri adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez”. Bir kişinin adalet ihtiyacını dünyadaki tüm nehirler karşılamıyorsa bu ülkenin 80 milyonu adalete susamışken biz bu nehirleri nereden bulacağız? Biz bu yürüyüşte toplumsal destek sağlar, yapılan protestoları da alkışlarsak kimsenin burnu kanamadan İstanbul'a ulaşırsak büyük başarı olacak. Provokasyon oldu, gelirken oldu. Erdoğan dedi hatta neden yapmıyorsunuz diye açıkça hedef gösterdi. Ama biz alkışladık. Hak hukuk adalet dedik. Herkes bunu diyor.

HER ŞEYİ GÖZE ALDIK


Biz her şeyi göze aldık yasak getirseler de engelleme getirseler de İstanbul'a gidecektik. Ülkenin adalete ihtiyacı var. Topluma giydirilen korku elbisesini çıkarmamız lazımdı. Toplum şu an artık yürüyebileceği noktaya geldi. Artık hak arayabilirim diyor.

“BİZE SALDIRI OLURSA KARŞILIĞI OLMAYACAK”

Birileri olay çıkarabilir, saldırabilir. Bize yapılanlar karşısında asla saldırı karşılığı olmayacak. Bizler çok kararlıyız bu konuda. Yürüyüşte bize yönelik provokasyon vardı ama karşılık vermemeliydik. Barışçıl yürüyüş yapmalıydık. İstanbul genel merkezimizden 12 maddelik metin hazırlandı. Yürüyüşçülere dağıtıldı. On binlerce kişi bu metnin her satırına sadık kaldı. Taş atıldı gübre döküldü hakaretler yapıldı doğrudan saldırmak istediler; biz alkışladık slogan attık hak hukuk adalet dedik. Aslında on bin kişiyi kontrol edemezsiniz ama bu gösteriyor ki on bin kişi adalete susamış ve sorun çıkarmadan İstanbul'a varmak istiyor.

“HAYIR’I BÜYÜTMELİYİZ”

16 Nisan referandum sonucunu gayrimeşru buluyoruz. YSK'nın içindeki çetenin yaptığı bir şey, bir onurlu insanı dışta tutuyorum. Yargıç denmez onlara usulen diyoruz
Yeni bir anayasa, toplumsal uzlaşı için çalışıyoruz sadece biz değil pek çok çevre çalışıyor. Biz güçlü demokratik parlamenter sistemin yeniden inşası için uğraşıyoruz. Bir toplum uzlaşma belgesi olan yeni anayasayla Türkiye'nin barışçı demokrasisini göstermek lazım. Yapabiliriz bunu eğer yan yana gelmeyenler demokrasi konusunda uzlaşmışsa bu büyük bir adımdır. Biz bunu büyütmeliyiz yüzde elliyi aşan ‘hayır'ı büyütmeliyiz.. Öyle büyütmeliyiz ki hangi hile olursa olsun sonucu değiştiremesinler.

“DÜNYAYA ÇAĞRIDIR”

Bu adalet yürüyüşü de topluma dünyaya yönelik çağrı. Bu yürüyüşü neden yaptık, beklentilerimiz nedir Maltepe'de anlatacağız. Türkiye dünyadan soyutlanıyor. Katar dışında dostu yok. Ortadoğu'dan soyutlandı, Avrupa'dan soyutlanıyor. Artık Türkiye'nin gücü kalmadı.

AP’NİN KARARI: BU KARAR AKP’YE YARAR 

16 Nisan referandumu 20 temmuz darbesini oluşturdu. Kendi hukuklarını yarattılar, gayrimeşru değişiklikler yapıp uyum yasaları çıkaracağız dediler. AB'ye üye olmak istiyorsanız belirli standartlara uyacaksınız. Bunlara diğer üyeler uyuyor. Ama Türkiye, beni üye yapın ama ben standartlara uymayacağım diyor. Olmaz böyle, üye yapmaz tabi. Avrupa, Türkiye ile olan ilişkilerini AKP penceresinden görmemeli. Bu ülkede demokrasiyi savunan geniş bir kitle var. İlişkileri askıya almak yerine baskıcı unsur olmalı. Gelin niye böyle oluyor, sorun, oturun konuşalım AB standartlarını kabul et diye konuşun. İlişkileri askıya almak AKP'nin işine gelir. Ne güzel onlar bizi kabul etmiyor biz de istemiyoruz diyerek zaten tek adam rejimi ben istediğimi yaparım. Bilinçli olarak noktaya getirmek istiyorlar. AKP bu anayasanın dünyada AB' de kabul görmeyeceğini tek adam rejiminin dikta olduğunu biliyordu ama dayattı. YSK'daki çete tarafından kabul edildi. Anayasa demokrasi askıya alındı. Yargı iktidarın sopası olarak kullanılıyor. 12 martta sıkı yönetim mahkemeleri vardı dosyada deliller vardı sonra Ergenekon balyoz davaları geldi sahte deliller üretildi.

SÖZCÜ’YE OPERASYON: YUKARIDAKİ BUNLAR TUTUKLU KALACAK DİYOR

Şimdi 20 Temmuz darbesinden sonra dosyada delil var mı yok mu bakılmıyor. Dosyanın içi boş, saraya bakılıyor kaç yıl hapis vereyim 25 yıl ver diyor. Artık sahte delile bile ihtiyaç yok bu yargıya erişim dahi engelleniyor. Örnek vereyim; Sözcü gazetesi iki muhabiri, hapiste mahkeme karar verdi: deliller toplanmadığı için tutukluluklarına devam. Ya delil yoksa niye tutukluyorsun ama yukarıdaki izin vermiyor bunlar tutuklu olacak diyor.

“HERKESİ MALTEPE’YE BEKLİYORUZ”

Maltepe'deki büyük buluşmaya herkesi bekliyoruz bütün siyasi partilere davet mektubu gönderdik. Yaklaşık on bine yakın sivil toplum örgütüne davet gönderildi. Hep birlikte adaleti savunacağız.”

“BU İDDİALAR SAÇMA ,HENDEKLER KAZILIRKEN…”
Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü’ne yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

“PKK iddiaları çok saçma iddialar” diyen CHP lideri “Hendekler kazılırken valileri ben tayin etmedim, Dolmabahçe'de onlarla ben yan yana oturmadım, bombalar yerleştirilirken komutanlara bunlara dokunmayın ben demedim. Adalet herkes için geçerlidir ama kimse parti adı altında yürüyüşe gelemez. Ne derlerse desinler Türkiye'nin en temel sorunu Kürt sorunudur biz çözeriz. Bu sorun rejim adalet ve demokrasi sorunudur.”

“GÜLEN İLE BENİM…”

Kemal Kılıçdaroğlu “Fethullah Güllen ile benim söylemlerimi yan yana getirip araştırma yapıyorlarmış” dedi ve şöyle devam etti: “Çok memnun oldum. Bizim ortak tarafımız var mı yok mu çıkaramıyorlar. Çünkü yok olamaz. Devlete yerleştirildiler. Daha önce yapılan 2010 referandumu ile yargıyı teslim ettiler, HSYK teslim edildi. Sonra Balyoz Ergenekon oldu. Şimdi de yargı AKP'ye teslim edildi.

“GÜLEN DÜŞTÜ, ERDOĞAN KALDI”

16 Nisan’ın 15 Temmuz’un temelinde yatan olay 2010 referandumu . Hiçbir tereddüt yok bu konuda . Bunlar diyordu ya aynı menzile yürüyoruz diye. Bir ipte iki cambaz oynamaz bu iki cambaz Erdoğan ve Gülen. Gülen düştü, Erdoğan kaldı.”

“ADALETSİZ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE…”

“Bu yürüyüş Enis Berberoğlu için değil hapisteki milletvekilleri, işten atılan üniversiteden atılan hocalar, hapisteki gazeteciler, açlık grevi yaptı diye hapiste yatan iki öğretmen için. Hak arayıp adalete ulaşamayanlar için, adaletsizliği toplumun her kesimine duyurmak” diyen CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü
Sona ermez adaletsizlik devam ettiği sürece yolumuza devam edeceğiz. Bazen fabrika bazen Parlamenter bazen sokak bazen parlamento dışı biz mücadele edeceğiz adaleti getireceğiz ülkeye. Hiçbir istişare yapmadık gittiğimde eşim ve oğlum da geldi. Kızlarım da geldi aile boyu yürüdük. Kendi aramızda konuştuk ama bu olayı beraber yürüyelim diye bir şey yapmadık gönüllü geldiler beraber yürüdük toplumu herkes gözlüyor onlar da görüyor adaletsizliği. Umudu büyüteceğiz!”

http://www.sozcu.com.tr/

Sakarya'da vahşet : Suriyeli hamile kadına önce tecavüz etti, sonra taşla ezerek öldürdü





Sakarya'da vahşet : Suriyeli hamile kadına önce tecavüz etti, sonra taşla ezerek öldürdü

Sakarya’da Suriye uyruklu 7 aylık hamile kadın, 10 aylık çocuğu ile kaçırıldı. Ormanlık alana götürülen genç kadın tecavüze uğradıktan sonra oğlu ile birlikte başları taşla ezilerek öldürüldü. Vahşetle ilgili jandarma eşkâlleri belirlenen 2 şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
Olay, Kaynarca Birlik Mahallesi'nde ormanlık alanda meydana geldi. Köylüler, ormanlık alanda öldürülmüş bir kadın ile çocuğun cesetlerini görünce jandarmaya haber verdi. Olay yerine jandarma ve polis ekipleri gelirken, öldürülen kişinin Hatipler Mahallesi'nde oturan ve eşi fabrikada çalışan ismi açıklanmayan Suriye uyruklu hamile kadın ve 10 aylık çocuğu olduğu belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede hamile kadının tecavüze uğradıktan sonra 10 aylık çocuğu ile birlikte başlarına taşla vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından anne ve çocuğunun cesetleri Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/yurt-haber/sakarya-da-vahset-suriyeli-hamile-kadina-once-tecavuz-etti-h34839.html

Ümit Özdağ, yeni partinin genel başkanını açıkladı



Ümit Özdağ, yeni partinin genel başkanını açıkladı
Bağımsız Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, kurulacak yeni partinin genel başkanının Meral Akşener olduğunu duyurdu.
Meral Akşener, Yeniçağ Gazetesi yazarı Servet Avcı'nın kızının düğününde MHP defterinin kendisi için kapandığını, arkadaşlarıyla çalışma içersinde olduğunu ve merkezdeki boşluğu doldurmak için yeni bir parti kurulacağını söylemişti.
Akşener'in ardından Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ'dan da yeni partiyle ilgili çarpıcı açıklamalar geldi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Özdağ, yeni kurulacak partinin genel başkanının Meral Akşener olacağını söyledi.
"Ülkenin uçurumun kıyısındayken benlik davası yapmanın kabul edilemez" olduğunu ifade eden Ümit Özdağ, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki başkanlık seçiminde, Türk milliyetçilerinin siyasi tasfiyesini engellemek ve milli olan herkesi kapsayan merkezi iktidara taşımak amacıyla, Meral Akşener hanım ile yeni bir parti kurmaya karar verdik.
"Bütün Türk milliyetçileri ve milli güçler, birlikte sevgili ülkemizi uçurumdan kurtarmak amacı ile büyük bir atılımı gerçekleştirmek zorundadır.
"Şimdiye kadar bana vermiş olduğunuz destek için çok teşekkür ederim. Şimdi artık hep birlikte iktidar yürüyüşü için hazırlanmaya başlayabiliriz.
"Bu yol, şimdiye kadar yürüdüğümüz yoldan daha çetin olacak ancak başaracağız.
"Allah yardımcımız olsun."
http://www.yurtgazetesi.com.tr/politika/umit-ozdag-yeni-partinin-genel-baskanini-acikladi-h34830.html

'İşimi geri istiyorum' eylemi yapanların evlerine baskın



'İşimi geri istiyorum' eylemi yapanların evlerine baskın
KHK ile ihraç edilen ve Yüksel Caddesi'nde eylem yapanların evlerine baskın yapıldı. Veli Saçılık, "Polis evimde arama yapıyormuş. Daha önce bunu tahmin etmiştik" dedi. 
Aralarında KHK ile ihraç edilen öğretmen Acun Karadağ ile eşi Semih Özakça gibi KHK ile ihraç edilen ve Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın tutuklanmasının ardından açlık grevine başlayan öğretmen Esra Özakça’nın da bulunduğu “Yüksel Caddesi eylemcileri” polis tarafından gözaltına alındı.
Polis akşam saatlerinde kendisi şehir dışında bulunan Veli Saçılık’ın ve tüm ‘İşimi geri istiyorum’ eylemcilerinin evine eş zamanlı baskın yaptı. Veli Saçılık polis baskınını Twitter hesabından duyurdu.
'O ANIT ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ TEMSİL EDİYOR’
Twitter açıklama yapan Saçılık, “Şu anda aldığım haber göre, polis evimde arama yapıyormuş. Daha önce bunu tahmin etmiştik. Esra, Acun, Nazife hocamızı da gözaltına almışlar. Şunu söylüyoruz biz: İşimizi geri istiyoruz diye başladık ve hiçbir şekilde hiçbir zalime boyun eğmedik. Bizim tek suçumuz, zalime zalim demektir ve karşısında eğmemektir” dedi.
İnsan Hakları Anıtı’nın “esir” alındığını Saçılık, Eğer Veli tutuklandıysa, Yüksel Caddesi’nde değilse herkes Veli’nin yerine orada olmalı. Çünkü o anıt bizin özgürlüğümüzü temsil etmektedir” diye konuştu.
Veli Saçılık, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada hakkında açılan soruşturmayı işaret ederek, “Bayramdan sonra tutuklanabilirim” demişti.
Ankara Valiliği, Salı günü aldığı kararla Yüksel Caddesi ve çevresindeki birçok alanda her türlü yasakladığını duyurmuş ve bugün 26 kişi gözaltına alınmıştı.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/turkiye/isimi-geri-istiyorum-eylemi-yapanlarin-evlerine-baskin-h34848.html

Adalet Yürüyüşü'ne yönelik çok tehlikeli provokasyon





Adalet Yürüyüşü'ne yönelik çok tehlikeli provokasyon

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksüngerve CHP İzmir milletvekili Tuncay Özkan , Twitter hesabında kendini Anadolu Ajansı (AA) muhabiri olarak tanıtan ve Abdullah Öcalan posteri tutan kişilerin eline “Adalet” yazılı pankartlarını montajlayarak ile yerleştiren hesaba tepki gösterdi.

Sosyal medyada Adalet Yürüyüşü’ne yönelik provokasyonlar artarak sürüyor. Bu kez sosyal medyada kendisini Anadolu Ajansı’nda foto muhabir olarak tanıtan bir kişinin montajlı görselleri ortalığı karıştırdı.

Tufan Güneş ismindeki Twitter hesabından silahlı militanların ellerinde “Adalet” yazan dövizler tuttuğunu gösteren fotoğraflar paylaşıldı.
Twitter’da kendini AA muhabiri olarak tanıtan “Tufan Güneş” isimli hesap, Adalet Yürüyüşü için hazırlanan ve üzerinde “Adalet” yazan pankartları PKK lideri Öcalan ve silahlı kişilerin eline tutuşturulmuş şekilde bir montaj paylaştı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Twitter hesabında kendini Anadolu Ajansı (AA) muhabiri olarak tanıtan ve Abdullah Öcalan posteri tutan kişilerin eline “Adalet” yazılı pankartlarını montajlayarak ile yerleştiren hesaba tepki gösterdi.
Fotoğraflar montaj
Haber kaynağı olarak interneti kullanan yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin çevrimiçi platformlarda doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla kurulan teyit.org da fotoğrafların montajlanmış olduğunu bildirdi.
Profilinde “Foto muhabiri – Anadolu Ajansı” yazan hesaptan paylaşılan fotoğraflara büyük tepki gösterildi. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Bu provokatör hakkında gerekli işlemi yapmaya çağırıyorum! @NumanKurtulmus Alçaklığın hesabını yargı önünde de vereceksin” diye yazdı.

Anadolu Ajansı’nda Tufan Güneş isminde, kayıtlarda herhangi bir çalışan bulunmadığı öğrenildi.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/adalet-yuruyusu-ne-yonelik-cok-tehlikeli-provokasyon-h34850.html

Dünyayı ayağa kaldıran iddia




Dünyayı ayağa kaldıran iddia
Rosthchild ailesi, IMF‘ye rakip banka kuran Rusya lideri Putin‘in uçağının vurulmasını istedi ancak yanlışlıkla Malezya uçağı düşürüldü. Peki kim bu aile?
Putin‘i öldüreceklerdi ancak yanlışlıkla...
Rosthchild ailesi, IMF‘ye rakip banka kuran Rusya lideri Putin‘in uçağının vurulmasını istedi ancak yanlışlıkla Malezya uçağı düşürüldü.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Malezya Havayolları‘na ait Boeing 777 tipi uçağının düşmesinden Ukrayna‘yı sorumlu tuttu. 298 kişinin öldüğü olayda Ukrayna da Rusya‘yı sorumlu tuturken, ilginç iddialar ortaya atıldı.
ABD VE İNGİLTERE BRICS‘İ SİNDİREMEDİ
Dünyanın en güçlü ailelerinden İngiliz Rosthchild,uçağın düşürülmesi emrini verdi. Çünkü Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika liderleri BRICS olarak IMF ve Dünya Bankası‘na karşı bir fon kurdu. Bu banka, İngiltere ve ABD‘yi çılgına çevirdi. Büyük bir kayba uğrayacak Rosthchild ailesi de,
Ukrayna askerlerine dolaylı yoldan Putin‘in uçağının vurulmasını iletti.
Ukrayna ordusu da Putin‘in uçağına çok benzeyen Malezya Havayolları‘na ait yolcu uçağını yanlışlıkla vurdu. İki uçağın da birbirine bir hayli benzediği ve Malezya Havayolları‘nın uçağından sadece 1 saat önce Putin‘in uçağının aynı noktadan geçtiği belirtildi.
Bu iddiayı destekleyecek birçok açıklama da beraberinde geldi.Özellikle İspanyol medyası, bu operasyon üzerinde yaklaşık 60 gündür çalıştığına dikkat çekti.

ROSTHCHİLD AİLESİ KİMDİR?
Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz Rosthchild ailesini şöyle ifade etti:
"* Dünyadaki belli başlı telekom şirketlerine el atanlar hep onlar... Telekom özelleştirmelerinde hep onlar birincil rolde...
* Musevi ve Alman asıllı bankerler ailesi olarak tanınıyorlar...
* Dünyayı yöneten aile olarak biliniyor;
* Reuters"i o aile kurdu.
* Yahudi bankerlerin en tepesinde yeralan bir aile.
* 500 seçkin gazeteciyi malikanelerinde ağırlayanlar yine onlar.
* Kırım savaşını ve Bağdat demiryolu inşasını o aile finanse etti.
Rothschid‘ler ailesi...
Mayer Amschel Rothschild (Frankfurt 1743 - 1812) ailenin atası.
1800‘de Mayer Amschel"in beş oğlundan üçüncüsü olan Nathan (Frankfurt 1777 - Londra 1836) Manchester‘a ve daha sonra da Londra‘ya yerleşti ve burada ticari ve mali büyük işler çevirdi.
İngilizlere Napolyon‘a karşı mücadelelerinde para sağladı, kara Avrupa‘sına geçip imparatora karşı mücadeleyi finanse ederek yardımda bulundu. En küçük kardeşi James (Frankfurt 1792 - Paris 1868) bu işte ona yardım etti. James, 1812‘de Paris‘e yerleşti ve özellikle İspanya savaşı sırasında Wellington‘a paralar aktararak büyük kazançlar sağladı.
Rothschild‘ler bu aşamadan sonra kendi haberleşme servislerini, Reuters‘i kurdular (Bir söylentiye göre, Waterloo savaşının sonucunu ilk öğrenen Nathan olmuştur) ve büyük başkentlere -Londra, Paris, Napoli, Viyana- yerleştiler. Mayer Amschel‘in dördüncü oğlu Carl (1788 - 1855) Napoli‘de bir firma kurdu, ikinci oğlu Salomon (1774 - 1855) ise, 1820"de Viyana‘ya yerleşti.
Kardeşler, paranın fiilen yer değiştirmediği ve alım satım işlemlerinin sadece hesaptan yapılan aktarmalarla tesviye edildiği takas (veya clearing) sistemi sayesinde muazzam kazançlar sağladılar. Napolyon‘un yenilgiye uğratılmasından sonra, Louis XVIII‘e mali yardımda bulunmuş olan Rothschildler, Fransa‘nın müttefik devletlere olan borçlarının ödenmesinde kolaylık sağladılar.
Gazeteci Güneri Civaoğlu da bu ailenin ‘malikane‘sinde ağırlanan 500 seçkin gazeteciden birisiydi.
1800‘lü yılların başından 1940‘lı yıllara kadar dünyanın kaderini etkilemiş olan ve dünyanın gidişatına yön veren ailelerden biri olarak bilinen bu aile, tüm dünyadan 500 gazeteciyi Fransa‘daki şatolarına bir müddet için seminer veya eğitim gayesi ile davet edip ağırlamıştı.
Rothschid‘ler bir görüşe göre Yahudi bankerler arasında hiyerarşinin en tepesinde olan bir aile. Bu nedenle de Siyasi Siyonizm akımının lideri Theodor Herzl, ilk olarak Rothschildler‘den yardım istemişti. Aile kısa süre sonra Filistin‘e yapılan Yahudi göçünün en önemli destekçisi haline gelmişti. Osmanlı Bankası Rothschildler tarafından kurulmuştu. Kırım savaşını ve Bağdat demiryolunun yapımını finansa eden de ayni aile idi. Wickers Armstrong firması ile önemli imtiyazlar aldılar.
Rothschildler, 1900‘lü yılların başında Rusya petrollerinin önemli üreticisiydi. Kısacası Rothschildler yüzlerce fonda, onlarca bankada (ki bunların arasında Citicorp da bulunuyor), pek çok madencilik kuruluşunda, biyoteknolojide, kimya sanayiinde, demir çelikte, emtia ticaretinde, deniz taşımacılığında, silah sanayiinde, hasılı paranın olduğu her yerde olan bir aile.
Tüm bunları neden anlattım?
Milli Gazete‘nin okurlarına hediye edeceğini ilan ettiği ‘Gizli Dünya Devleti‘ isimli kitap, sadece, yukarda anlattığım Rothschildler ailesini değil, dünyaya yön verenleri ortaya seren, sırlarını açığa çıkaran, façalarını bozan muazzam bir eser.
Gazeteye mutlaka abone olun ve önsözünü merhum Necmettin Erbakan Hoca‘nın bizzat kaleme aldığı bu esere sahip olun derim..."
milligazete.com.tr


ATATÜRK kovdu, AKP davet etti, Rothschild AİLESİ.


Résultat de recherche d'images pour "Rothschild AİLESİ."

ATATÜRK kovdu, AKP davet etti, Rothschild AİLESİ.

Rothschild AİLESİ
Özellikle 19. yüzyılda Avrupalıların aldığı birçok hayati kararın perde arkasında varlığını hissettiren bu Musevi banker aile, Osmanlı"nın yıkılmasında da etkili oldu
Ailenin kurucusu olan Mayer Amschel Rothschild (1744-1812), Frankfurt"un Yahudi mahallesinde (Frankfurter Judengasse) yaşayan bir bankerdi. Henüz 6 yaşında iken ailesi ile birlikte bu mahalleye yerleşmiş, çocukluğu babası Moses Amschel Bauer"in açtığı ve para değiş tokuşu, kuyumculuk ve tekstil üzerine çalışan dükkanda, ona yardımcı olarak geçmişti. Babasının ölümünden sonra Hannover"de Oppenheimer"in yanında bankacılık işlerinde çırak olarak çalışmış ve kendini kanıtlayarak onun genç ortağı durumuna gelmişti. İşte bu aşamada Rothschild soyadını alıp, bir banker olarak Frankfurt"taki baba ocağına dönmüştü.
Kırılan gururlarının bitmeyen intikamı
Ne var ki paranın getirdiği belirli bir saygınlığa karşın, yine de bu bölgede yaşayan diğer Yahudilere uygulanan birçok küçük düşürücü sınırlama, onun için de geçerli olmaya devam etti. 13. yüzyıldan beri Yahudilere "teşhis edilebilmeleri" için kıyafetlerinde göğüslerinin üzerinde taşıtılan sarı halka (nam-ı diğer sarı leke), onun kıyafetleri için de, aşağılayıcı bir aksesuardı. Ayrıca o da, diğer Yahudi komşuları gibi, ailesini koluna takıp, akşamları ya da tatil günleri mahallenin dışına çıkamazdı. Çünkü, iş saatleri dışında söz konusu mahalleden çıkmak, Yahudiler için yasaktı! Sadece 500 aileye yaşama izni verilen bu mahallede evlenmek için bile sıraya giriliyordu. Çünkü yılda en fazla 12 düğüne izin veriliyordu!
Bir çok aile şirketinin örnek aldığı vasiyet!
Bu şartlarda 5 erkek ve 5 kız çocuğu yetiştiren baba Rothschild, öldüğünde ailesine şunları vasiyet etti:
* İş yerinde kilit işlevindeki önemli pozisyonlar, sadece aileden kişilere emanet edilecek
* İşlerde ailenin sadece erkek üyeleri görev alacak.
* Ailenin çoğunluğu karşı bir karar almadığı sürece, her zaman en büyük oğlun en büyük oğlu, ailenin başkanı olacak.
* Ailede evlilikler, birinci veya ikinci dereceden kuzenler arasında gerçekleştirilecek.
* Hukuki bir envanter tanzimi ve servet neşri asla yapılmayacak.
Rothschild"in ölümünden sonra oğulları Avrupa"nın en önemli merkezlerine gidip, bankerlik faaliyetlerini oralarda sürdürdüler.



Ailenin en büyük oğlu olan ve babası ile aynı adı taşıyan Amschel Mayer Rothschild (1773-1855) Frankfurt"ta kaldı ve bankerliğe babasının bıraktığı yerden devam etti.
Salomon Rothschild (1774-1855) bankerlik hizmetlerine Avusturya"da başladı. Ülkedeki tren yollarının yapımını da üstlenen Rothschild, Avusturya"nın en zenginleri arasına girdi. Kurduğu bankanın bir devamı olarak 1855"te faaliyete geçen Viyana"daki Credit Anstalt (kredi kurumu), onun torunu olan Albert Salomon Anselm Freiherr von Rothschild"in döneminde Reji Şirketi"ni kuran sermayedarlardan biri oldu.
Nathan Mayer Rothschild (1777-1836) ise ailenin İngiltere kolunu oluşturdu. Oraya tekstil tüccarı olarak gidip, 18 yıl sonra Londra"da bugün de faaliyette olan N.M.Rothschilds & Sons Bankası"nı kuran bu üçüncü kardeş, İngiltere "de öylesine etkili ve zengin oldu ki, Waterloo savaşında bile hangi aşamalarda hisse satıp, hangi aşamalarda hisse alımı yapılması gerektiğini bilebildi. Savaş sırasında çarpışan taraflara borç veren aile, buğday, pamuk, sömürgelerden gelen ürünler ve silah gibi malların ticaretini, gerektiğinde kaçakçılığını da yaptı. Ayrıca Napoleon"un İngiliz ticaretinden uzak tutmaya çalıştığı kara Avrupası ile Britanya Adaları arasındaki uluslar arası ödemelerin transferlerini gerçekleştiren Rothschild Ailesi, bu dönemde çok büyük bir servet biriktirdi.
Elmas için Afrikalılar"a,tütün için Türkler"e kıydılar
Onunla aynı adı taşıyan torunu Nathan Mayer Rothschild (1840-1915) ise, Baron ünvanı alan ilk Rothschild oldu. Kral 7. Eduard"ın çocukluk arkadaşı olan Rothschild, İngiliz Lordlar Kamarası"nda 24 yıl boyunca üyelik yapmanın yanı sıra, yaklaşık 40 yıl boyunca da birleşik sinegogların (United Synagogue) başkanı olarak görev aldı. İngiltere"yi Güney Afrika sömürgeciliğinde destekleyen Baron 1. Rothschild, yine bir Yahudi olan De Beer"in kurucusu Cecil Rhodes"i finanse edip, onunla birlikte güney Afrika elmasının nimetlerinden yararlanırken, yerli halk korkunç katliamlarla karşı karşıya kalmıştı.
Burada durup, Reji Şirketi"nin tuttuğu kolcuların öldürdüğü Türk tütün üreticilerini aklımıza getiriyoruz. Ellerindeki tütünü çok ucuza kapatmaya çalışan Rothschild"lerin Reji Şirketi"nden tütününü kaçırıp, biraz daha pahalıya başkalarına satmaya çalışan bu "emekçi" insanlar, kendi topraklarında "kaçakçı" durumuna düşürülmüş ve iddialara göre on binlercesi acımasızca öldürülmüşlerdi.
Suç kimdeydi?... Ve günümüzde Tekel birilerine satılınca suç kimin olacak?.. Rothschild"ler gibi, "parayı veririm, istediğimi alırım. İster unvan (baronluk), ister ülke (örneğin İsrail), canım ne isterse alırım" diyen "yabancı ya da yerli" para hükümdarlarının mı, yoksa bu tip "liberal" politikalar uygulayan devlet yöneticilerinin mi?
Neyse, biz yine Rothschild hanedanının birçok anlamda ibret alınacak tarihçesine geri dönelim..
Kutsal topraklara adım adım...
Baron 1.Rothschild"in en büyük arzusu, kutsal topraklarda İsrail devletinin kurulmasıydı. 1875 yılında İngiltere için çok büyük önemi olan Süveyş Kanalı Kumpanyasının hisselerinin çoğunu alabilsin diye, Kraliçe Viktorya"ya birkaç saat içinde 4 milyon sterlin bulan Rothschild ailesi, politik iradede gittikçe daha büyük güç sahibi oluyordu.
Bu arada Osmanlı İmparatorluğu, kendine bağlı farklı milletlerin başkaldırmaları ile uğraşırken, Rusya ile süren savaşlarla başlayan dış borçları onu iyice zor duruma sokmuştu. Sonunda, sözde müttefiklerin inceden inceye yaptıkları plan bir bir gerçekleşti ve Osmanlı Devleti, Kutsal Toprakları da sonunda İngiltere"ye kaptırdı. İşte, Rothschild Ailesi için, 100 yılı aşkındır sürdürülen en büyük düş, artık gerçekleşebilecek duruma gelmişti. Belki de bu aileyi, Frankfurt"taki Yahudi Mahallesi"nden bugünlere kadar getiren "hırs" bu istek olmuştu.
Baron 1. Rothschild"in oğlu, Baron 2. Rothschild, yani Lionel Walter Rothschild, ailenin bu isteğini gerçekleştirmeyi başardı.

1. Balfour Deklarasyonu, onlara yollanan bir mektuptu!
Ailenin Britanya İmparatorluğu üzerine baskısı o derece büyüktü ki, İngiliz savaş kabinesinde Dışişleri Bakanı olan Lord Arthur Balfour, 2 Kasım 1917 tarihinde uluslararası Siyonist hareketin liderlerinden sayılan Lord Rothschild"e bir mektup göndererek, Filistin topraklarında bir Musevi devleti kurulması konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirdi.

Tarihe 1. Balfour Deklarasyonu olarak geçen bu mektuptan sonra söylenenler bir bir gerçekleştirilmiştir. Mektubun gönderildiği tarihte Filistin topraklarının henüz Osmanlı"da olduğu düşünülürse, yaklaşık bir ay sonra buraları ele geçiren İngiliz askerlerin nasıl da planlı olarak oralara yollandığı anlaşılır. Peki ama bu plan gerçek anlamda ne zaman yapılmaya başlanmıştı?...
Çeşitli kışkırtmalarla savaşlara sürüklenen Osmanlı"nın o zamanlar yanında dostu olarak görünen İngiltere (ve Fransa) ve ona borç vermek için çırpınan Yahudi bankerler... Demek ki her şeyi o zamandan planlanmıştı?.. Reji Şirketi de, bu planın sadece bir parçasıydı...
Sonunda İsrail devletini kurdular
Sonuçta, Balfour"un bu mektubu üzerine yürütülen girişimler, 1918 yılında Fransa"nın, hemen ardından da İtalya"nın desteğini sağladı. ABD başkanı Thomas Woodrow Wilson da, 1918 yılının Ekim ayında deklarasyonu desteklediklerini açıkladı.
Söz konusu deklarasyon, Orta Doğu"da bir İsrail Devletinin kurulmasına giden sürecin önemli bir kilometre taşı olmuştur.
 Résultat de recherche d'images pour "Rothschild AİLESİ."
Rothschild Ailesi Katolik İtalya"da tutunamadı

Kalman Rothschild (1788-1855): Kendini daha sonraları Carl Mayer von Rothschild olarak anan bu dördüncü kardeş, ağabeyi Salomon Rothschild"in verdiği görevle önce Napoli"ye gitti. Orada, Avusturya birlikleri için gönderilen paraya göz kulak oldu ve Sicilya"da Rothschild şubesi kurdu. Ancak bu, 1863"e kadar açık kalabildi.
Fransa"daki etkileri Mitterand"dan sonra azaldı
Jakop Rothschild (1792-1868) Bu en küçük kardeş de Paris"e gidip, orada banka kurdu ve iki ayrı kralın parasal danışmanlığını yapıp, Fransa"da ailesi için çok etkili bir konuma geldi. Adını da James de Rothschild olarak değiştirdi. Kurduğu banka 1982 yılında Mitterand hükümeti tarafından diğer bankalarla birlikte devletleştirildi. O zamandan beri daha küçük bir Rothschild & Cie Banque adı altında bir bankaları faaliyet gösteriyor. Ağabeyi Salomon"un kızı ile yani kendi yeğeni ile evlenen James de Rothschild"in bu evlilikten beş çocuğu oldu.
Osmanlı"yı borçlardıran paraların çoğu onların kasasından çıktı.
İşte burada gördüğümüz gibi, Almanya"nın Frankfurt şehrindeki Yahudi Mahallesi"nden çıkıp, Prusya, Avusturya, İngiltere ve Fransa"da yönetimler için çok etkili birer finansör haline gelen Rothschild Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu"nun çöküşünde de çok önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı"ya kaşıkla verilip, kepçeyle geri alınan dış borçların çoğu onların kasasından çıkarken, Osmanlı"yı bu borçlara iten birçok savaşın arka planında bile bu ailenin gölgesinin bulunduğu iddia edilmektedir. Hatta, yaptıkları baskılarla İsrail"in kurulmasında büyük söz sahibi olan bu ailenin, Filistinliler"e ait topraklarının satın alınmasında da, kasalarını sonuna kadar açtıkları ifade edilmektedir. Aileyi kuran baba Rothschild"in oğullarına ve torunlarına vasiyet ettiği üzere, aile, işlerini genellikle el altından yapmaya, adından ve gücünden fazla söz ettirmemeye çalışmış ama böylesine bir gücü saklamak da her zaman pek mümkün olamamıştır. Reji Şirketi"nin büyük hissedarı olduğunu, Internet"te yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra ortaya çıkardığımız Rothschild Ailesi"ne ait bugünkü yazımızı sizlere sunarken, birçok kaynaktan yararlandık. Basılı farklı ansiklopediler, ailenin kendi resmi sitesi de dahil birçok kaynak arasında en çok bilgi edinebildiğimiz kaynak ise, Internet ortamında ortak paylaşıma açık olan Wikipedia Ansiklopedisi"nin Almanca versiyonu oldu.
Dünyanın gidişatında hâlâ çok büyük rol oynayan bu aile hakkında araştırmamızı ileriki tarihlerde belki çok daha derinleştirip, edineceğimiz bilgileri sizlerle paylaşabiliriz. Ancak günümüzün en önemli konusu, Türk tütününün, tütün üreticisinin ve TEKEL işçisinin özel sektörün, "parayı insandan önde tutan" zihniyetine emanet edilip, edilmeyeceğidir. Burada yapılan, sermaye düşmanlığı değildir. Ama bir ülkeyi ülke yapan da, onun sınırları içinde yaşayan, o ülke topraklarını eken, biçen, o ülkenin fabrikalarında çalışan insanıdır. Çiftçisinden işçisine on binlerce, hatta yüz binlerce insanı ilgilendiren bir müesseseyi yani TEKEL"i, salt IMF istedi diye, ya da birilerinin parasal iştahı kabardı diye özelleştirmeye kalkmak, en iyi niyetli bakış açısıyla "saflık"tır, geçmişten ders alabilenlerin gözünde ise bu "vatanı yeniden satmak"tır.
Para hanedanının kurucuları
Ailenin hem soyadını koyan, hem de kaderini çizen kişi, baba Mayer Amschel Rothschild oldu Oğulları da farklı ülkelere yerleşip, o ülkelerin ekonomisinde çok etkili oldular.
Oğlu Jakop Fransa"da çok güçlenirken,İngiltere"ye giden oğlu Nathan Mayer Rothschild"in aynı adı taşıyan torunu ise Lord payesi alan ilk Rothschild oldu .
Asıl metin hali için ekteki adrese bakınız.
***
 Résultat de recherche d'images pour "Rothschild AİLESİ."
KIRIM SAVAŞI’NDA OSMANLI’YA VERİLEN İLK DIŞ BORÇTA ROL ALAN KURULUŞ İSTANBUL’A OFİS AÇTI

Rothschild Türkiye’ye yerleşiyor.
Baron Eric de Rothschild Ekonomi Servisi Kırım Savaşı sırasında Osmanlı’ya ilk dış borç olanağında başroldeki kuruluş olan Rothschild, ilk ofisini İstanbul’da açtı. Ofisin yönetimini Yılmaz Argüden yürütecek. Dünyanın en köklü finans kurumlarından Rothschild’in Başkanı konumundaki Baron Eric de Rothschild, Türkiye’de yatırım ikliminin son derece olumlu olduğuna işaret ederek, Türkiye’de uzun vadeli ilişkilerini geliştirmek amacıyla temsilcilik açtıklarını söyledi.
Gazetelerin temsilcileriyle bir yemekte bir araya gelen Rothschild, Türkiye ekonomisinin son derece dinamik görünüme sahip olduğuna işaret ederek ‘‘Ekonomi gelecek için olumlu potansiyel taşıyor.
Türk firmaları gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında hızla büyüyebilecek özelliklere sahip’’ dedi. Rotschild’in Türkiye’deki partneri Marc Olivier Laurent de, Türkiye’nin tüm gelişmekte olan piyasalar için de yatırım yapmak üzere ‘‘en ideal ülke’’ konumunda olduğunu bellirterek, ‘‘Bu kapsamda Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde sanayi reformlarının hızlandırılması gerekiyor’’ dedi.
ŞİRKET EVLİLİĞİ DANIŞMANLIĞI
Türkiye’nin Rotschild ile ilk tanışması uzun yıllar öncesine dayanıyor. Baron Rothschild, bankanın Osmanlı İmparatorluğu ile geçmişi olduğuna da işaret ederek ilk kredi ilişkisinin Kırım Savaşı ardından yaşandığını söyledi.
1864 yılında Kırım Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransa ve İngiltere’nin garantisinde 5 milyon sterlin kredi aldığını hatırlatan Rothschild, ilerleyen yıllarda aynı miktardaki kredinin iki defa daha tekrarlandığını söyledi.
Rothschild, bankanın o dönemde Mısır Hıdivi ile yakın ilişkileri olduğunu kaydederek, Osmanlı İmparatorluğu’nun aldığı kredinin garantisi niteliğinde Mısır’ın Osmanlı Hazinesi’ne ödediği miktarın teminat olarak kabul edildiğini hatırlattı.
Banka’nın 1902’den 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’de herhangi bir faaliyette bulunmadığını kaydeden Rothschild, Türkiye’de özelleştirme sürecinin gelişimiyle bu ülkedeki faaliyetlerini hızlandırdıklarını söyledi.
Rothschild, büyük şirketlere, önde gelen aile şirketlerine alım-satım ve şirket evliliği konusunda danışmanlıklarıyla öne çıkıyor.
Son dönemde Türkiye’de aktif olan Rothschild, Türk Telekom için özelleştirme alternatifleri geliştirilmesinde danışmanlık yaparken, GSM şirketleri Aycell ve Aria’nın birleşmesinde ve Telsim’in TMSF tarafından satılması aşamasında Türk Hükümeti’ne danışmanlık hizmeti verdi.
Ayrıca Çolakoğlu ailesine ait Türk Ekonomi Bankası hisselerinin BNP Paribas’a satışında danışmanlık veren şirket, Garanti Bankası’na ortaklık aşamasında GE Finance şirketine ve Denizbank’ın alımında Dexia Bank’a danışmanlık yaptı.
Dünyanın en büyük finans danışmanlık kurumlarından birisi olan Rothschild, dünyanın 25 ülkesinde 2 bin 500’den fazla personelle hizmet veriyor.
2005 yılında Financial News tarafından yılın bankası olarak seçilen Rothschild’in dünya genelinde yaptığı işlemlerin toplam büyüklüğü 700 milyon Avro düzeyini buluyor.


Rothschild, yaptığı 183,1 milyar dolarlık işlemle Avrupa’nın en fazla şirket evliliği danışmanlığı yapan firması konumunda.

Türkiye Bir İşçi Cehennemi: 2017'nin İlk 6 Ayında 9'u Çocuk 906 İşçi Can Verdi




Résultat de recherche d'images pour "Türkiye Bir İşçi Cehennemi:"
Türkiye Bir İşçi Cehennemi: 2017'nin İlk 6 Ayında 9'u Çocuk 906 İşçi Can Verdi
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin iş cinayeti raporuna göre haziran ayında 164, 2017'nin ilk altı ayında ise en az 906 işçi yaşamını yitirdi. Raporda geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’nin tamamına damgasını vuran aşırı sıcaklar hatırlatıldı, sadece iki gün içerisinde 15 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi ve önceden önlem alınmaması eleştirildi. Ayrıca "Türkiye artık bir işçi cehennemine dönüşmüştür" denildi. 

Bu acı tabloya yakından bakalım...

Tarım orman iş kolu 49, inşaat yol iş kolu 36, taşımacılık 21, ticaret büro 11, metal ve enerji ise 9’ar işçi ölümüyle ilk 5 sırayı aldı.
Ölümlerde ise ilk 5 sırayı 42 ölümle servis kazaları, 27 ölümle ezilme ve göçük, 11 ölümle beyin kanaması, 5’er ölümle patlama, zehirlenme/boğulma, intihar ve silahlı şiddet aldı.

Haziran ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı ise şöyle 




14 yaş ve altı yaş grubunda 3 işçi,
15-17 yaş grubunda 6 işçi,
18-27 yaş grubunda 23 işçi,
28-50 yaş grubunda 80 işçi,
51-64 yaş grubunda 30 işçi,
65 yaş ve üstü yaş grubunda 7 işçi,
Ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 15 işçi yaşamını yitirdi...

Hüseyin Abay...
15 yaşında..
Torbalı'da pazarda şarküteri tezgahında çalışırken seyyar kablodan fişi çektiği sırada elektrik akımına kapıldı
Ülkemizin ne yazık ki yıllardır çözüm üretilmeyen sorunlarından biri de; sokakta oynaması, okulda öğrenim görmesi gerekirken çalışmaya mecbur bırakılan ve ucuz iş gücü olarak görülen çocuklarımız. Son...1.6b24 Nisan, 09:22
"Devlet sıcakta çalışmaya karşı önlem almalıydı..."
Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’nin tamamına aşırı sıcaklar damgasını vurdu. Örneğin İstanbul’da gölgede sıcaklık 37,2 dereceye çıkarak son 106 yılın rekoru kırıldı. 
ISİG verilerine göre sadece cumartesi ve pazar günlerinde 7’si inşaat işçisi olmak üzere en az 15 işçi yaşamını yitirdi. 
Raporda "TV’lerden uzmanlar öğle saatlerinde gerekmedikçe dışarı çıkılmaması ve çıkılırsa da alınması gereken önlemleri sıraladı. Peki bu sıcakta dışarıda çalışmak zorunda kalan işçiler. Mesela inşaat ve tarım işçileri. Çalışma Bakanlığı’nın sıcaklık rekorlarının kırılacağını önceden bildiği bu günlere dönük olarak öğle saatlerinde çalışılmamasına dair bir karar vermesi çok mu zordu?" ifadeleri yer aldı.
Ülkede ölüm bile statüye göre!
Ölen Milletvekili ise 10.944₺
Devlet Memuru ise 1.825₺
SGKlı işçi ise 531₺
yakınlarına cenaze yardımı ödenir.
Makine Mühendisleri Odası'ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü sırada yer alıyor...
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, farklı sendikalar tarafından farklı şehirlerde kutlanıyor. Ancak basına yansıyan verilere, meslek odalarının açıklamalarına bakılacak olursa ortada kutlanacak bir tabl...

https://onedio.com/haber/turkiye-bir-isci-cehennemi-2017-nin-ilk-6-ayinda-9-u-cocuk-906-isci-can-verdi-775641

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/