<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: 07/12/17

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Durmak yok yürümeye devam!





Durmak yok yürümeye devam! 
CHP İzmir milletvekili YURT yazarı Mustafa Balbay yazdı... "2019 seçimlerine bu üç kelime ile gidilebilir mi? Hak, Hukuk, Adalet.."
Adalet yürüyüşü ve mitingi 2019 hesaplarını da etkiledi.
9 Temmuz hem büyük bir itiraz hem de çok geniş kesimlerin özlemi olan üç kelimelik istem içeriyordu; hak, hukuk, adalet...
2019 seçimlerine bu üç kelime ile gidilebilir mi?
Bu soruya yanıt vermeden önce siyasi tarihimize damgasını vuran kelime ya da kelimeler bütününe bakalım.
1950 seçimlerinde Demokrat Parti çok partili sisteme geçişte halkın seçeceğinin artmasına da gönderme yaparak şu sloganı başa çekmişti:
Yeter, söz milletin!
Bu sloganda bütünleşen yenilik arayışı DP'yi tek başına iktidar yaptı.
DP'nin Amerikan Marshall yardımlarıyla birlikte attığı ekonomideki yeni adımlar, devlet hazinesindeki birikimlerin açılması büyüme heyecanını beraberinde getirdi. Bunun devamında Demirel yeni bir hedef koydu:
Büyük Türkiye!
1960 sonrası Adalet Partisi'nin başına geçen Demirel de ekonomi merkezli bu sloganla tek başına iktidar oldu.
Büyüme "paylaşım" sorununu getirdi. Gelir uçurumu giderek artıyor, köyden kente göç uçurumları derinleştiriyordu.
Bu arayışı da Ecevit yakaladı. "Ne ezen ne ezilen, insanca hakça düzen", "toprak işleyenin su kullananın", "akgünlere" sloganları Ecevit liderliğindeki CHP'yi sola oy vermenin en zor olduğu dönemde yüzde 42'ye taşıdı.
***
12 Eylül siyasetin tüm dengelerini altüst etti. Eski partilerin tümü kapatıldı. 12 Eylül yönetimi kendi kurdurduğu MDP'yi parlementer sisteme dönüşle birlikte iktidara getirmek için her şeyi yaptı.
O günlerde toplumdaki beklentiyi Turgut Özal'ın liderliğindeki Anavatan Partisi yakaladı. 12 Eylül öncesi siyasal kutuplaşmalara ters bakan toplum Özal'ın iki elini havada birleştirip "bende tüm siyasal eğilimler var, hepsini bir potada tutacağım" mesajını aldı. 1983 seçimlerinde ANAP yüzde 45.1'le tek başına iktidar oldu.
Özal'dan sonra tek başına iktidarı yakalayan AKP, 3 partili koalisyonla merkez sağ, merkez sol ve milliyetçiliğin umut olmaktan uzaklaşmasını kullandı. Yüzde 35 oyla parlamentonun yüzde 65'ine sahip oldu.
AKP sonraki seçimlerde de "durmak yok, yola devam" sloganı etrafında iktidarını korudu.
AKP'nin 2019'da aynı sloganla yola devam etmesi zor görünüyor. Çünkü partide metal yorgunluğu olduğunu, kadroların değişmesi gerektiğini partinin başındaki kişi söylüyor.
***
Başta sorduğumuz soruyu yineleyelim:
CHP 2019 seçimlerine "hak, hukuk, adalet" sloganı ile gidebilir mi?
Bu üç sözcük özünde toplumun bütün arayışlarına karşılık geliyor.
Önceki gün Karşıyaka Belediyesi'nin ev sahipliğinde Yamanlar'daki CHP Parti Okulu yaz kampında gençlerle bu konuyu konuştuk. Onlara yukarıda özetlediğimiz siyasi tarihi anlatıp 2019'un sürükleyici sloganının ne olabileceğini sorduk.
Hak, hukuk, adalet sürükleyebilir diyenler oldu. Yürüyüş üzerine yeni slogan üretenler oldu... Bu konuda beyin fırtınası yapma kararı aldılar.
Okurun önerilerine de açığız.
Dünyadan iki örnek paylaşmak gerekirse; Trump'ın sloganı şuydu:
Amerika'yı yeniden büyük yap!
Ekonomi içerikli...
Fransa'da Macron ise seçime giderken oluşturduğu yapılanmanın adı slogan gibiydi:
Yürüyüş Hareketi!
Demek ki yürüyüş de başlı başına bir iradeyi temsil edebiliyor.
AKP'nin adındaki "adalet" sözcüğü fiilen CHP'nin üstüne oturdu.
İster misiniz slogan da yol değiştirsin:
Durmak yok yürümeye devam!


Güller ve dikenler. Fethullah Gülen'in sağ kolundan Abdullah Gül'e yanıt





Fethullah Gülen'in sağ kolundan Abdullah Gül'e yanıt
Fethullah Gülen'le görüşmediğine dair açıklama yapan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Gülen'in sağ kolu Osman Şimşek'ten yanıt geldi.
Fethullah Gülen dün, ABD'li radyo kanalı NPR’den Robert Siegel’e bir röportaj vermiş, röportajında eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kendisini ziyaret ettiğini söylemişti.
Daha sonra ise Abdullah Gül konuyla ilgili açıklama yaparak ve "Görevlerim süresinde kesinlikle bir görüşmem olmamıştır" ifadelerini kullanmıştı.

Bunun üzerine Gülen’in sağ kolu Osman Şimşek sosyal medya hesabı üzerinden Gül’e yanıt verdi. Uzun bir yanıt paylaşan Osman Şimşek, “Bunca sene sonra -Hocaefendi’yi tekzip değil, aslında- kendilerini inkar edişlerini mantıkla izahın imkanı yok” ifadelerini kullandı.
Şimşek devamında ise Abdullah Gül’ü kastederek, “Belki beraber geldikleri Fehmi Koru’nun Hocaefendi ile sarılmalarını seyredince ‘Birbirinizi çok özlemişsiniz!..’ dediğini hatırlatmam sayın Gül’ün hafızası için yeterlidir. Şayet bu kafi değilse, mekanımıza dair bazı hususları anımsamaları da faydalı olabilir. Bu konuda eski başbakan yardımcıları eski dışişleri bakanı onlarca milletvekili ve belediye başkanlarının yanı sıra mükerreren gelip giden Berat Albayrak'ın anlatabilecekleri çok detay vardır” diye yazdı.

Kaynak: Fethullah Gülen'in sağ kolundan Abdullah Gül'e yanıt

ÇERNOBİL’İN KUŞLARI RADYASYONA ADAPTE OLDU






ÇERNOBİL’İN KUŞLARI RADYASYONA ADAPTE OLDU
 
Ekologlar Çernobil etrafındaki yasak bölgede yaşayan kuşların uzun süre radyasyona maruz kalma durumuna adapte olduklarını –ve hatta bundan faydalanmakta olduklarını- keşfetti. Çalışma; yabani hayvanların radyasyonu iyonlaştırmaya adapte olduklarını ve de en çok pheomelanin (tüylerde bir pigment) üreten kuşların radyasyona maruz kalma ile mücadele ederken en çok zorlanan olduklarını gösteren ilk kanıt.

Çevrebilimciler, Çernobil etrafındaki yasak bölgedeki kuşların uzun süreli radyasyona maruz kalmaya adapte olduklarını –ve hatta bundan faydalanmakta olduklarını- keşfetti. BEB (Biritanya Ekoloji Bilimi)Dergisi İşlevsel Ekoloji’de yayınlanan çalışma; yabani hayvanların radyasyonu iyonlaştırmaya adapte olduklarını ve de en çok pheomelanin (tüylerde bir pigment) üreten kuşların radyasyona maruz kalma ile mücadele ederken en fazla zorlanan olduklarını gösteren ilk kanıt.

İspanya Milli Araştırma Konseyi- Spanish National Research Council (CSIC)- başyazarı Dr. Ismael Galván’a göre : “Çernobil’deki yabanhayatla ilgili yapılan daha önceki çalışmalar kronik radyasyona maruz kalma halinin antioksidanları tükettiğini ve oksidatif zararı artırdığını gösteriyordu. Biz tam tersini bulduk — oksidatif stres, arkaplan radyasyonun yükselmesiyle birlikte düşerken antioksidan seviyeler artmıştır.”

Çernobil de hala ağır radyasyon kirliliği devam ettiği için, bölge yaban hayat üzerinde radyasyon iyonlaşmasının etkilerini incelemek için elverişli bir ekolojik deney alanının temsil ediyor.

Laboratuvar deneyleri insanların ve diğer hayvanların radyasyona adapte olabileceğini göstermektedir ve küçük dozlarda radyasyona uzun süre maruz kalma organizmaların daha büyük ve müteakip dozlara direncini artırmaktadır. Ancak bu adaptasyon laboratuvar dışında, yaban nüfus arasında hiç görülmemişti.

Çernobil’deki antioksidan seviyeleri ve oksidatif zararlarla ilgili önceden yapılmış çalışmalar insanlar, iki kuş türü ve bir balık türü ile sınırlıydı. Farklı türler radyasyona duyarlılıkları açısından çok çeşitlilik arz ettiğinden bu sınırlı veriler yaban hayvanlarının, radyasyona maruz kalma durumunda, nasıl adapte olduklarını incelemeyi güçleştirmiştir.

1990’lardan beri Çernobil etrafında çalışan çevrebilimciler de dâhil bilimadamları Çernobil Yasak Bölgesi içinde ve yakınlarında bulunan 8 bölgedeki 16 farklı türden 152 kuşu yakalamak için sis ağları kullandılar. Her bir bölgede arkaplan radyasyon seviyelerini ölçtüler ve kuşları serbest bırakmadan önce tüy ve kan örnekleri aldılar.

Radyasyon Arttıkça Dayanıklık da Artıyor


Bundan sonra glutatyon (önemli bir antioksidan), oksidatif stres, kan örneklerindeki DNA zararı ve tüylerdeki melanin pigmentleri seviyelerini ölçtüler. Melaninler en yaygın hayvan pigmentidir fakat pheomelanin (bir çeşit melanin, diğer çeşidi eumelanindir) üretilirken antioksidanlar kullanıldığından en çok pheomelanin üreten hayvanlar radyason iyonlaşmasının etkilerine en fazla duyarlı olanlardır.

16 farklı kuş türünden örnekler almanın yanısıra takım sonuçlarını analiz etmek için yeni bir yaklaşım benimsemiştir. Yöntem, farklı türlerin birbiriyle nasıl yakın ilişkili olduğu ile ilgili daha iyi bilgiler sunmaktadır. Bu önemlidir çünkü bazı türler diğerleine göre radyasyona daha duyarlıdır. Yöntem türlerin ortalamaları yerine tek tek kuşlara odaklanmaktadır. Bu, radyasyona verilen biyokimyasal tepkileri analiz etmek için daha duyarlı bir yöntemdir.

Sonuçlar Radyasyona Adapte Olmak Konusunda Çok Şey Öğretiyor

Sonuçlar, arkaplan radyasyon miktarının artmasıyla birlikte kuşların vücut kondisyonunun ve glutatyon seviyelerinin arttığını ve oksidatif stres ve DNA zararının azaldığını ortaya çıkardı. Ayrıca, yüksek miktar pheomelanin ve düşük miktar eumelanin üreten kuşların, daha kötü vücut kondisyonu, azalmış glutasyon, artmış oksidatif stres ve de DNA zararı açısından bir bedel ödediğini de göstermiştir. Galvan “Bulgular önemli çünkü farklı türlerin Çernobil ve Fukushima gibi çevresel zorluklara adapte olma yeteneği hakkında bize daha fazla şey anlatıyor” diyor.

Çalışmadaki radyasyon seviyeleri 0.02 ila 92.90 mikro sieveret/saat arasında değişmektedir. Araştırılan kuş türleri: kızıl sırtlı örümcek kuşu, büyük baştankara, kır kırlangıcı, orman söğütbülbülü, karabaşlı ötleğen, akgerdanlı ötleğen, çizgili ötleğen, ağaç incirkuşu, ispinoz, kocabaş kuşu, ökse ardıcı, öter ardıç, karatavuk, karakızılkuyruk, kızılgerdan ve benekli bülbül.

Radyasyon iyonlaşması serbest radikaller olarak bilinen çok reaktif bileşikler üreterek hücrelere zarar vermektedir. Vücut serbest radikallere karşı kendisini antioksidan kullanarak korur fakat antioksidan seviyeleri çok düşükse, radyasyon oksidatif stres ve genetik zarar üretir, bu da yaşlanmaya ve ölüme yol açar.
 Science-Çev: Nesrin Aytekin

Eski AKP'li vekilden bomba açıklama: Bizi Gülen'e götürenler bugün çok önemli mevkiilerde











Eski AKP'li vekilden bomba açıklama: Bizi Gülen'e götürenler bugün çok önemli mevkiilerde
AKP eski milletvekili ve FETÖ tutuklusu Nazlı Ilıcak'ın eski eşi Emin Şirin çok tartışılacak açıklamalarda bulundu: Fetullah Gülen 'Hilmi Özkök Genelkurmay Başkanı olursa rahat ederiz' dedi
15 Temmuz darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Nazlı Ilıcak'ın eski eşi ve eski AKP milletvekili Emin Şirin'den çok tartışılacak FETÖ açıklaması:Biz Amerika'ya gittiğimiz zaman, Fethullah Gülen'i görelim demedik, bugün çok önemli mevkide olan insanlar bizi alıp götürdüler.
Eski AKP Milletvekili ve FETÖ tutuklusu Nazlı Ilıcak'ın eski eşi Emin Şirin, Akit TV'de katıldığı programda konuştu. İşte Emin Şirin'in çok tartışılacak "FETÖ" açıklamalarından başlıklar;
"Bizi Fetullah Gülen'e götürenler bugün çok önemli mevkiilerde"

"Bakanlar vardı. Biz Amerika'ya gittiğimiz zaman, Fethullah Gülen'i görelim demedik, bugün çok önemli mevkide olan insanlar bizi alıp götürdüler"
"Ya görevden aldıklarınız suçsuzsa!"
"Benim hükümetten iki ricam var. Görevden alınan insanların mahkemeleri bitene kadar özlük haklarından mahrum bırakmayın. Ya suçsuzsa"
"Fetullah Hoca 'Hilmi Özkök Genelkurmay başkanı olursa rahat ederiz' dedi"
“Nazlı Hanım gayet meraklı bir gazetecidir, o seyahatte Akif Beki'nin aracılığıyla gittik Fethullah Hoca'yla sabah kahvaltısı hazırlandı. Kahvaltı ederken Nazlı Hanım dedi ki Gülen'e 'Hocam sizin istihbarat kaynaklarınız kuvvetli biz bu askerin vesayetinden ne zaman kurtuluruz.' Fethullah Hoca da ona cevaben 'Eğer Hilmi Özkök Genelkurmay Başkanı olursa rahat ederiz' dedi. Durmadı Nazlı Hanım bir soru daha sordu 'Bundan nasıl emin olabiliyorsunuz.' FETO cevaben 'Onun albay olmasına bile şaşırmıştım' dedi. Yani albay bile olmaması gerekirdi, atılması gerekirdi." 

Halk bunları not ediyor: Erdoğan'ın Başdanışmanından Akşener'e çirkin yakıştırma




Erdoğan'ın Başdanışmanından Akşener'e çirkin yakıştırma
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Meral Akşener arasındaki isim polemiği devam ederken, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İlnur Çevik'ten skandal bir açıklama geldi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Meral Akşener arasındaki isim polemiği devam ederken, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İlnur Çevik'te Meral Akşener'e isim taktı. Çevik yazısında 'Meral Akşener, Meclis Başkanımız Kahraman’ın kendisine “Meral Kılıçdaroğlu” dediği için çok kızmış ve zehir zemberek mektup yazmış… Sayın Kahraman gerçekten de hata etmiş orada Meral hanımefendiye “Kemal Akşener” demeliydi…' dedi.
İlnur Çevik'in Gazete Birlik'te çıkan köşe yazısının tamamı:
15 Temmuz kanlı darbe yıldönümüne sayılı günler kaldı. O gece yaşananları sanki dünmüş gibi hatırlıyoruz ve devamlı yaşıyoruz. Kafalarımıza atılan bombaları, bayrak sallayan insanımıza acımasızca ateş edilmesini, tanklara karşı duran asil milletin ezilmesini her an yaşadık, yaşıyoruz.
O gece Türk milleti dünyanın modern tarihinde eşi görülmemiş bir demokrasi destanı yazdı! Millet demokrasi için vücudunu siper ederek 249 şehit ve 2 binin üzerinde gazi verdi. Böyle bir millete dünyanın şapka çıkarıp selama durması beklenirdi ama bu maalesef böyle olmadı. Bilhassa kendine “medeni dünyanın temsilcileri” adını veren ülkeler darbenin ilk saatlerinde “Türkiye’de darbe oldu hükümet alaşağı edildi” diye zil takıp oynayacaklardı.

“Dost” ve “müttefik” ülkeler dediğimiz ülkeler halkımızı alkışlayacaklarına sessiz kalmayı tercih ettiler. Avrupa Birliği “helal olsun Türk milleti, sen gerçekten medeni ülkeler ailesinin parçası olmayı hak ediyorsun” diyeceğine yan çizdi ve hala Türkiye’de darbe yapmak isteyenlerin ekmeklerine yağ sürer bir tutum içindeler.
Darbe gecesi ABD’de ve Avrupa’da “yaşasın Türkiye’de darbe oldu” naraları atanların daha sonra nasıl hayal kırıklığına uğradıklarını ve nasıl maskelerinin düştüğünü çok açıkça gördük…
Aradan bir yıl geçti ve durum şu: Fetullah Gülen darbeci haydutları maalesef ABD’de ve Avrupa’da himaye görüyor, destekleniyor ve hatta teşvik ediliyor…

Darbe girişiminden sonra bile Türkiye aleyhtarı söylemlerine ara vermeyen Fetullah Gülen Pennsylvania’da at oynatmaya devam ediyor, ABD’li yetkililer ise onu ev hapsine bile alamıyor. Yandaşları ABD sokaklarında cirit atıyor… ABD, FETÖ kullarına oluk oluk para akıtmaya devam ediyor…
Almanya’da ise darbede aktif rol almış 500 Fetöcü’ye Alman makamları kol kanat germiş vaziyette. Hatta onlara istemedikleri halde siyasi sığınma hakkı veriyorlar… Sonra da geçen hafta Alman Dış İşleri Bakanı Sigmar Gabriel “darbeyi kınamada geç kaldık, hata ettik” diye günah çıkarmaya kalkıyor…
Avrupa’da birçok ülke Almanya gibi davranıyor… Bize de “aslan Malezya iki üç Fetöcü’yü paketleyip bize teslim etti” lafları ile avunmak kalıyor…

İşte size “dost” ve “müttefiklerin” yaptıkları… Böyle dostlar düşman başına.
Not: Meral Akşener, Meclis Başkanımız Kahraman’ın kendisine “Meral Kılıçdaroğlu” dediği için çok kızmış ve zehir zemberek mektup yazmış… Sayın Kahraman gerçekten de hata etmiş orada Meral hanımefendiye “Kemal Akşener” demeliydi…
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/erdogan-in-basdanismanindan-aksener-e-cirkin-yakistirma-h35666.html

Diktatör dikatör gibi


Diktatör dikatör gibi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz anma toplantısında Adalet Yürüyüşü nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi.
Erdoğan, konuşmasında Kılıçdaroğlu'nun Adalet Yürüyüşü'nü sert dille eleştirerek "Sokaksa sokak diyor. Sen sokağa çıkamaz hale gelirsin. Sokakta aranan adaletin adı intikamdır. Sonu da vandalıktır' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen, 'Meydanların Dili' sergisinin açılışı ve '15 Temmuz Milli İrade Zaferinin Analizi' kitabının tanıtımında konuştu. Adalet Yürüyüşü üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Erdoğan, "Sokaksa sokak diyen bu kişi kendisinin sokağa çıkamaz hale gelebileceğini iyi bilmeli. Korkaklardan, ödleklerden bir şey olmaz. Sokaklarda aranan adaletin adı intikamdır. Bunun da sonu vandallıktır" diye konuştu.
Ülkemizi bu felaketin eşiğine getirenleri rabbimizin kahhar sıfatıyla kahretmesini diliyorum. Bize düşen şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmaktır. Bu maksatla 15 Temmuz’un sembol mekanlarında iki anıt inşa ediyoruz. İstanbul’da Şehitler Köprüsü Anadolu tarafında Ankara’da ise Cumhurbaşkanlığı külliyesi önünde. Bu anıtları 15 Temmuz’un yıldönümünde açacağız. TBMM’nin önünde de bir anıt yapıp onu da inşa edeceğiz. Bir diğerini de TOBB Marmaris’te inşa edecek.
Ankara’dan İstanbul’a yürüyen bu kişi derdinin ne olduğunu Maltepe mitinginde ifşa etti. Olsa olsa sözde adalet yürüyüşü olabilir. Talepleriyle bu kavramı ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı.
Mevlana ağaca su vermeyi adalet dikene su vermeyi zulüm olarak tanımlıyor. Bunlar ağaca değil dikene su veriyor. CHP genel başkanı dikenlere su vermemizi istiyor. Biz bu zulüm yoluna başvuramayız. Hasta dedikleri, cezaevinden çıkmasını istedikleri Mardin belediye başkanı yürüyebiliyor. Nasıl hasta bunlar. Arkasında PKK’nın olduğu kişilerle nasıl omuz omuza yürüyebiliyorsunuz.
Ana muhalefet genel başkanı 15 Temmuz akşamı darbecilerin karşısına çıksaydı belki bu yürüyüşe farklı bakabilirdik. 15 Temmuz gecesi tankların oradan çekilmesini isteyip sonra Bakırköy belediye başkanına kaçıp giden o değil mi? Utanmadan sıkılmadan “oteller kapalıydı onun için belediye başkanımızın evine gittim” diyen o değil mi?
'UTANMADAN BATIDA GİDİP FARKLI ŞEYLER ANLATIYORLAR'
'Cumhurbaşkanının geleceğinden haberim olsaydı beklerdim' diyen o değil mi? Benim gelmeme ne gerek var, benim milletim orada. 16 saat gibi bir sürede işi bitirdik. Niye? Mesele inanmak.
Biz 18 bin km üzerinde bölünmüş yol inşa ettik. Bunların 3 haftalık yürüyüşü kadar ses çıkarmadı. 25 gün yürüdüler. Hükümetimiz bu yürüyüşte bunların kılın zarar gelmesin diye tüm önlemleri aldı. Ama hala utanmadan sıkılmadan batıda gidip farklı şeyler anlatabiliyorlar.
'SOKAKTA ARANAN ADALETİN ANLAMI İNTİKAMDIR'
Demokrasinin güvencesi Türkiye’de AK Parti iktidarıdır. Gerisi hikaye. DSP iktidarında Merve Kavakçı’ya şu anda ebedi alemde olan zat “bu kadını buradan atın” dediğinde alkış tutanların kim olduğunu biliriz. Hani özgürlük anlayışınız? Bunlar hiçbir zaman özgürlüğün tanımını yapamadılar. Ama biz bütün kavgamızı özgürlük için yaptık. Sokaksa sokak diyerek kendi aklınca milleti ve devleti tehdit eden bu kişi böyle bir yanlışı yapması halinde asıl kendisinin sokağa çıkamaz hale geleceğini bilmelidir.
Açık konuşuyorum sokağa çıkamaz hale sen gelirsin. Korkaklardan ödleklerden bir şey olma bu böyle bilinmelidir. Sokakta aranan adaletin anlamı intikamdır. Onun sonu vandallıktır. Adaletin aranacağı zeminler bellidir.
'SİZ KİM ADALET KİM'
Bunlar milleti de kendileri gibi balık hafızalı zannediyorlar. Biz Menderes’i ve iki önemli arkadaşını ipe götürenleri unutmadık. Siz kim adalet kim? Teröristler için 450 km yol yürüyenler acaba onları şehit ettikleri güvenlik görevlilerimiz için 4 dakika ayırıp bir fatiha, bir yasin okumuşlar mı?
Bir de çıkmışlar utanmadan yaptıkları yürüyüşü 15 Temmuz kıyamıyla mukayese etmeye kalkıyorlar. Yazıklar olsun size. Ya siz 7 Ağustos buluşması için sana davet gönderdiğimde son ana kadar gelmeyeceğini bildirdin. Son an cuma günü artık gelmek zorunda kaldın. Ve ondan sonra da yine 7 Ağustos buluşmasıyla alakalı olmuşuz açıklamalarda bulundun. Çünkü oradaki o güzellik senin karakterine uymuyordu. O farklı bir şeydi o.
Ve şu anda yaptığın buluşmaların bunula mukayesesi kabil değil. Bizim için Çanakkale şehitleri neyse 15 Temmuz şehitleri de odur. Ve biz işi daha da gerilere götürüyoruz. Biz şehitlerimizin ilk olarak Hz. Hamza efendimize kadar gidiyoruz. Ta oradan gelen bir silsile. Ve bundan sonra da bu silsile inşallah devam edecektir.
'BİR TEK CHP GENEL BAŞKANI VE AVANESİ FARK EDEMEDİ'
Tüm dünyanın gördüğü darbeyi bir tek CHP genel başkanı ve avanesi fark edememişler. Türkiye’de bir tane 15 Temmuz oldu o da milletin 15 Temmuz'u.
Şimdi ne diyorlar, 'OHAL kalksın, hapishaneler boşaltılsın, mahkemeler dağıtılsın' diyenler o gece olanlardan haberi olmayanlardır. Ben buradan CHP’ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum. Kandil'den bu yürüyüşe destek verenlerle beraber misiniz? Kişi sevdikleriyle beraberdir hükmü gereğince hatırlatıyorum. Ülkeye saldıran herkes CHP’nin yanında yer alıyorsa durup düşünmek gerekmez mi?
'ALLAH AKIL, FİKİR, İDRAK İHSAN ETSİN'
OHAL uygulaması ülkenin ihtiyacı kalmayana kadar sürecek. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine 2019 seçimleriyle beraber inşallah geçeceğiz. Vatanımızı parçalamak, milletimizi esir etmek isteyenlere bu bedelleri ödetmeden tek bir karış toprağa adım attırırsak anamızdan emdiğimiz süt bize haram olsun.
Şehitlerimize mahcup olmaktansa kara toprağa girmeyi tercih ederiz.
'Mesele Suriye, Katar, Fetö değil arkadaş sen hala anlamadın mı' diyoruz. Elinde pankartla Ankara’dan, İstanbul’a yürüyenlere Allah akıl, fikir, idrak ihsan etsin. Mücadelemiz kesintisiz devam edecek. 15 Temmuz bu mücadelenin zirvesidir. 16 Temmuz gece 24’e kadar sürecek tüm etkinliklere kalpten gelen bir şevkle katılmaya çağırıyorum.

Bylock kullanan gazetecilerin tümü




Bylock kullanan gazetecilerin tümü
Bylock kullanan gazeteciler isim isim belirlendi

işte liste
Bylock kullanan gazeteciler deşifre oldu! İşte isim isim liste
"Sarı basın kartı" sahibi 330 FETÖ'cü gazetecinin yer aldığı listeye Super Haber ulaşıldığını açıkladı. 
FETÖ'nün gizli iletişim programı "ByLock"a ilişkin çok önemli yeni bilgiler ortaya çıktı.
Örgütün medya yapılanmasının, "ByLock" programını yoğun ve yaygın şekilde kullandığı uzun süredir biliniyordu.

SARI BASIN KARTI SAHİBİ BYLOCK'ÇULARIN TAM LİSTESİ

Başbakanlık Basın - Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen Basın Kartı'na sahip "ByLock" kullanıcılarının tam listesine SuperHaber ulaştı.
"Sarı basın kartı" sahibi 330 FETÖ'cü gazetecinin yer aldığı listede pek çok tanıdık isim yer alıyor.

SAMSUN VALİSİ İBRAHİM ŞAHİN DE LİSTEDE

Listede yer alan isimlerden, eski TRT Genel Müdürü ve eski Samsun Valisi İbrahim Şahin de geçtiğimiz günlerde Valiler Kararnamesi ile görevinden alınarak merkeze çekilmişti.


KIRMIZI BYLOCK LİSTESİ

Hazırlanan listede "ByLock" kullanıcısı gazetecilerin isimlerinin "kırmızı" renkle işaretlenmesi dikkat çekerken, sarı basın kartı sahibi ByLock'çu bazı gazeteciler ve görevleri şu şekilde;
Zaman Gazetesi'nin imtiyaz sahiplerinden Alaeddin Kaya
Zaman gazetesi editörü Kerim Gün
Taraf yazarı Mehmet Baransu
Bugün Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt
Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros
Bugün TV spikeri Erkan Akkuş
Bugün TV Haber Müdürü Ali Demirer
Bugün TV Spor Müdür Selim Sırrı Bayer
Bugün Gazetesi internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Koç
Kanaltürk-Bugün TV Ankara Haber Müdürü Cafer Tayyar Kala
Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven


Samanyolu TV sunucusu Asım Yıldırım
Sosyal medyacı Arzu Yıldız
Sabah gazetesi muhabiri Mutlu Çölgeçen
Vahdet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yener Dönmez







Bylock kullanan gazetecilerin listesi Bylock kullanan gazeteciler isim isim belirlendi işte liste




Bylock kullanan gazetecilerin tümü
Bylock kullanan gazeteciler isim isim belirlendi
işte liste
Bylock kullanan gazeteciler deşifre oldu! İşte isim isim liste
"Sarı basın kartı" sahibi 330 FETÖ'cü gazetecinin yer aldığı listeye Super Haber ulaşıldığını açıkladı. 
FETÖ'nün gizli iletişim programı "ByLock"a ilişkin çok önemli yeni bilgiler ortaya çıktı.
Örgütün medya yapılanmasının, "ByLock" programını yoğun ve yaygın şekilde kullandığı uzun süredir biliniyordu.

SARI BASIN KARTI SAHİBİ BYLOCK'ÇULARIN TAM LİSTESİ
Başbakanlık Basın - Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen Basın Kartı'na sahip "ByLock" kullanıcılarının tam listesine SuperHaber ulaştı.
"Sarı basın kartı" sahibi 330 FETÖ'cü gazetecinin yer aldığı listede pek çok tanıdık isim yer alıyor.

SAMSUN VALİSİ İBRAHİM ŞAHİN DE LİSTEDE
Listede yer alan isimlerden, eski TRT Genel Müdürü ve eski Samsun Valisi İbrahim Şahin de geçtiğimiz günlerde Valiler Kararnamesi ile görevinden alınarak merkeze çekilmişti.


KIRMIZI BYLOCK LİSTESİ
Hazırlanan listede "ByLock" kullanıcısı gazetecilerin isimlerinin "kırmızı" renkle işaretlenmesi dikkat çekerken, sarı basın kartı sahibi ByLock'çu bazı gazeteciler ve görevleri şu şekilde;
Zaman Gazetesi'nin imtiyaz sahiplerinden Alaeddin Kaya
Zaman gazetesi editörü Kerim Gün
Taraf yazarı Mehmet Baransu
Bugün Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt
Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros
Bugün TV spikeri Erkan Akkuş
Bugün TV Haber Müdürü Ali Demirer
Bugün TV Spor Müdür Selim Sırrı Bayer
Bugün Gazetesi internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Koç
Kanaltürk-Bugün TV Ankara Haber Müdürü Cafer Tayyar Kala
Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven


Samanyolu TV sunucusu Asım Yıldırım
Sosyal medyacı Arzu Yıldız
Sabah gazetesi muhabiri Mutlu Çölgeçen
Vahdet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yener Dönmez







12 saat çalışmaya itiraz eden işçiler fabrikadan kovuldu





12 saat çalışmaya itiraz eden işçiler fabrikadan kovuldu




Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na tehdit: Sokağa çıkamaz hale geleceğini iyi bil




Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na tehdit: Sokağa çıkamaz hale geleceğini iyi bil
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan Adalet Yürüyüşü üzerinden CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Sokaksa sokak diyerek kendi aklınca milleti ve devleti tehdit eden bu kişi böyle bir yanlışı yapması halinde asıl kendisinin sokağa çıkamaz hale geleceğini bilmelidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen, 'Meydanların Dili' sergisinin açılışı ve '15 Temmuz Milli İrade Zaferinin Analizi' kitabının tanıtımında konuştu. Adalet Yürüyüşü üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Erdoğan, "Sokaksa sokak diyen bu kişi kendisinin sokağa çıkamaz hale gelebileceğini iyi bilmeli. Korkaklardan, ödleklerden bir şey olmaz. Sokaklarda aranan adaletin adı intikamdır. Bunun da sonu vandallıktır" diye konuştu.


Ülkemizi bu felaketin eşiğine getirenleri rabbimizin kahhar sıfatıyla kahretmesini diliyorum. Bize düşen şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmaktır. Bu maksatla 15 Temmuz’un sembol mekanlarında iki anıt inşa ediyoruz. İstanbul’da Şehitler Köprüsü Anadolu tarafında Ankara’da ise Cumhurbaşkanlığı külliyesi önünde. Bu anıtları 15 Temmuz’un yıldönümünde açacağız. TBMM’nin önünde de bir anıt yapıp onu da inşa edeceğiz. Bir diğerini de TOBB Marmaris’te inşa edecek.
Ankara’dan İstanbul’a yürüyen bu kişi derdinin ne olduğunu Maltepe mitinginde ifşa etti. Olsa olsa sözde adalet yürüyüşü olabilir. Talepleriyle bu kavramı ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı.
Mevlana ağaca su vermeyi adalet dikene su vermeyi zulüm olarak tanımlıyor. Bunlar ağaca değil dikene su veriyor. CHP genel başkanı dikenlere su vermemizi istiyor. Biz bu zulüm yoluna başvuramayız. Hasta dedikleri, cezaevinden çıkmasını istedikleri Mardin belediye başkanı yürüyebiliyor. Nasıl hasta bunlar. Arkasında PKK’nın olduğu kişilerle nasıl omuz omuza yürüyebiliyorsunuz.
Ana muhalefet genel başkanı 15 Temmuz akşamı darbecilerin karşısına çıksaydı belki bu yürüyüşe farklı bakabilirdik. 15 Temmuz gecesi tankların oradan çekilmesini isteyip sonra Bakırköy belediye başkanına kaçıp giden o değil mi? Utanmadan sıkılmadan “oteller kapalıydı onun için belediye başkanımızın evine gittim” diyen o değil mi?
'UTANMADAN BATIDA GİDİP FARKLI ŞEYLER ANLATIYORLAR'
'Cumhurbaşkanının geleceğinden haberim olsaydı beklerdim' diyen o değil mi? Benim gelmeme ne gerek var, benim milletim orada. 16 saat gibi bir sürede işi bitirdik. Niye? Mesele inanmak.
Biz 18 bin km üzerinde bölünmüş yol inşa ettik. Bunların 3 haftalık yürüyüşü kadar ses çıkarmadı. 25 gün yürüdüler. Hükümetimiz bu yürüyüşte bunların kılın zarar gelmesin diye tüm önlemleri aldı. Ama hala utanmadan sıkılmadan batıda gidip farklı şeyler anlatabiliyorlar.
'SOKAKTA ARANAN ADALETİN ANLAMI İNTİKAMDIR'
Demokrasinin güvencesi Türkiye’de AK Parti iktidarıdır. Gerisi hikaye. DSP iktidarında Merve Kavakçı’ya şu anda ebedi alemde olan zat “bu kadını buradan atın” dediğinde alkış tutanların kim olduğunu biliriz. Hani özgürlük anlayışınız? Bunlar hiçbir zaman özgürlüğün tanımını yapamadılar. Ama biz bütün kavgamızı özgürlük için yaptık. Sokaksa sokak diyerek kendi aklınca milleti ve devleti tehdit eden bu kişi böyle bir yanlışı yapması halinde asıl kendisinin sokağa çıkamaz hale geleceğini bilmelidir.
Açık konuşuyorum sokağa çıkamaz hale sen gelirsin. Korkaklardan ödleklerden bir şey olma bu böyle bilinmelidir. Sokakta aranan adaletin anlamı intikamdır. Onun sonu vandallıktır. Adaletin aranacağı zeminler bellidir.
'SİZ KİM ADALET KİM'
Bunlar milleti de kendileri gibi balık hafızalı zannediyorlar. Biz Menderes’i ve iki önemli arkadaşını ipe götürenleri unutmadık. Siz kim adalet kim? Teröristler için 450 km yol yürüyenler acaba onları şehit ettikleri güvenlik görevlilerimiz için 4 dakika ayırıp bir fatiha, bir yasin okumuşlar mı?
Bir de çıkmışlar utanmadan yaptıkları yürüyüşü 15 Temmuz kıyamıyla mukayese etmeye kalkıyorlar. Yazıklar olsun size. Ya siz 7 Ağustos buluşması için sana davet gönderdiğimde son ana kadar gelmeyeceğini bildirdin. Son an cuma günü artık gelmek zorunda kaldın. Ve ondan sonra da yine 7 Ağustos buluşmasıyla alakalı olmuşuz açıklamalarda bulundun. Çünkü oradaki o güzellik senin karakterine uymuyordu. O farklı bir şeydi o.

Ve şu anda yaptığın buluşmaların bunula mukayesesi kabil değil. Bizim için Çanakkale şehitleri neyse 15 Temmuz şehitleri de odur. Ve biz işi daha da gerilere götürüyoruz. Biz şehitlerimizin ilk olarak Hz. Hamza efendimize kadar gidiyoruz. Ta oradan gelen bir silsile. Ve bundan sonra da bu silsile inşallah devam edecektir.
'BİR TEK CHP GENEL BAŞKANI VE AVANESİ FARK EDEMEDİ'
Tüm dünyanın gördüğü darbeyi bir tek CHP genel başkanı ve avanesi fark edememişler. Türkiye’de bir tane 15 Temmuz oldu o da milletin 15 Temmuz'u.
Şimdi ne diyorlar, 'OHAL kalksın, hapishaneler boşaltılsın, mahkemeler dağıtılsın' diyenler o gece olanlardan haberi olmayanlardır. Ben buradan CHP’ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum. Kandil'den bu yürüyüşe destek verenlerle beraber misiniz? Kişi sevdikleriyle beraberdir hükmü gereğince hatırlatıyorum. Ülkeye saldıran herkes CHP’nin yanında yer alıyorsa durup düşünmek gerekmez mi?
İşte Erdoğan’ın o konuşması:


12 saat çalışmaya itiraz eden işçiler fabrikadan kovuldu







12 saat çalışmaya itiraz eden işçiler fabrikadan kovuldu




Erdoğan: OHAL'i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Ekonomideki gelişmeleri özellikle ifade ederek, geleceğimizin aydınlık olduğunu ifade etmiştim. Gezi olaylarına ve FETÖ'nün 17-25 Aralık saldırılarına rağmen 2013 yılını yüzde 8.5 büyüme ile kapatmıştık.
Cumhurbaşkanlığı seçimini yaşadık bunlara rağmen ve yüzde 5.2'lik bir büyüme oranı elde ettik. 2015 yılında yaşadığımız iki genel seçime ve terör olaylarına karşın yüzde 6.1'lik bir büyüme ile adeta bu tezgahları kuranlara meydan okuduk. 2016 yılında ise 15 Temmuz'a terörle mücadele sınırları ve dışında verdiğimiz mücadeleye rağmen yüzde 2.9 büyüme elde ettik.
2017 yılı içinde oldukça iyi bir ekonomik performans sergilediğimizi söyleyebiliriz. Birinci çeyrekteki yüzde 5'lik büyüme oranımız hepimize ümit vermiştir. Bu yılı beklentilerin çok üzerinde büyüme oranları ile tamamlayacağımızı umuyorum. İhracatımız yılın ilk 6 ayında yüzde 8.2 artışla yükseliş trendini sürdürüyor.
BORSA İSTANBUL HER GÜN REKOR KIRIYOR
Borsa İstanbul neredeyse her gün yeni rakamlar kırıyor. Merkez bankasındaki döviz rezervimiz 110 milyar dolara ulaşarak tırmanışa geçti. Turizm de kayıpları telafi etmeye başladığımız döneme giriyoruz dünyanın 17'nci, Avrupa'nın ise 6'ncı büyük ekonomisi olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Yatırımcıları, girişimcileri özellikle de uluslararası sermayeyi kalkınmamızda temel unsur görüyor ve değer veriyoruz.
Uluslararası firma sayısının 5 binden 51 bine çıkmasından memnuniyet duyuyoruz. Yerli yabancı ayrımını ortadan kaldırarak herkes için cazip yatırım fikri oluşturduk.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz ile yatırımcılarımızla yakından ilgilendiğini biliyorum. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız onca sıkıntıya rağmen yılı 12.3 milyar dolarlık uluslararası yatırımla kapattık. Bu yılın ilk dört ayında 3.6 milyarlık bir performans ile geçen yılın üzerine çıktık. Yatırım portföyümüzle Amerika ve Avrupa ile birlikte Körfez ve Uzak Doğu Asya ülkelerinin payının da giderek yükseldiğini görüyoruz. Yatırımların geldiği alanların çeşitleniyor olması da güzeldir. Türkiye'nin uluslararası yatırımlardan aldığı payın hala yüzde 1'in altında olması ülkemizin potansiyeline yakışan durum değildir.
"TÜRKİYE'Yİ DİĞER ÜLKELERLE KARIŞTIRMAYIN"
Türkiye'yi lütfen çevresindeki ülkelerle kıyaslayıp onlarla karıştırmayın. Türkiye bu noktada çok farklı ve güçlü bir ülke. Yaşadığımız coğrafyadaki bin yıllık varlığımız ve geleceğe ilişkin iddialı hedeflerimizle biz farklı bir ülkeyiz.
Uluslararası Enerji Kongresi var... Her şey çok açık ve net. Dostlarımızla yaptığımız görüşmelerde iyi niyet mesajlarını kendilerinden dinliyoruz. Artık dünyada en önemli güç, potansiyel enerji ve bu enerjide de İstanbul adeta bir İpek Yolu'dur. Böyle bir güce böyle bir potansiyele sahip olan Türkiye yeni arayışların içerisindedir. 3T olarak ifade ettiğim yani tedarik, transik, tüketim bu noktada Türkiye bu üçünü de yakalar duruma gelmiştir.
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ekonomimizi de hedef alıyordu. Ekonomimizin geleceğini güvence altına almalıydık. YASED'in değerli yöneticilerine bir şeyi hatırlatmak fayda görüyorum;
G20 Zirvesi için Hamburg'daydık, Hamburg yanıyordu.. Yüzlerce güvenlik görevlisi her yerde tetikteydi. Bizim G20'de gürültü patırtı olmadı. Aynı anda bir taraftan G20 yaparken bir taraftan da Kadın 20 yaptık, Gençlik 20 yaptık, hepsini huzur ve mutluluk içerisinde yaptık.
Tüm dostlar da "Antalya bambaşkaydı" diyorlar. Değerli dostlar, biz attığımız adımlarda dürüst ve samimi olduk. Şimdi de tüm dostlarımıza şunu söylüyorum ki; "Sizler de temsilcisi olduğunuz ülkeler ve firmalar adına "Türkiye güvenli bir limandır" demelisiniz"
"DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKUYORLAR"
Hamburg G20'de soydaşlarımızla salon toplantısı yapalım dedik. Hamburg şart değil başka bir yerde yapalım dedik izin vermediler. Nerede özgürlük? Siz gelin, biz burada istediğiniz yerde izin verelim, konuşturalım. Hepsi öyle... Niye? Düşünce özgürlüğünden korkuyorlar?
Biz düşüncemize güvendiğimiz için düşünce özgürlüğünden korkmuyoruz. İşte buyrun 25 gün yürüdüler. Vatandaşlarımız herhangi bir şey yaptılar mı? Mitinglerini de yaptılar mı? Yaptılar. Bu OHAL olmamış olsaydı, bu yürüyüş ve adımlar bu kadar rahat ve huzurlu atılmamış olurdu.
İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde OHAL vardı. Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL'den istifade izin vermiyoruz. Bunun için kullanıyoruz OHAL'i. Fotoğraf oldukça net. Bir yanda 80 milyon vatandaş, diğer yanda ruhunu ve bedenini şarlatana adamış terörist vardır.
“Biz OHAL’i iş dünyasının daha rahat çalışması için getirdik. İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde OHAL vardı. Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade izin vermiyoruz. Bunun için kullanıyoruz OHAL’i. Fotoğraf oldukça net.”
"SORUN YAŞAYANLAR BANA BAŞVURSUN"
Değerli arkadaşlar, çevremizde olup bitenler ve içimizde yaşadığımız sorunlar, odaklandığımız asıl çalışmalarımızın önünde bir engel değildir. Türkiye'nin 15 yılda 3 kat büyümesini gerçekleştirdiğimiz reformlar sayesinde gerçekleştirdiğimizi çok iyi biliyoruz. O yüzden reformları, yatırımları kesintisiz devam ettireceğiz.
Ne kendi vatandaşlarımızdan ne de uluslararası yatırımcılarımızdan OHAL sebebi ile mağduriyet yaşaması söz konusu değildir. Bu sorunları yaşayanlar ilgili arkadaşlara hatta bana başvursun. OHAL'i bahane ederek Türkiye'nin büyümesini, gelişmesinin ilerlemesinin önüne takoz koyan kimsenin gözünün yaşına bakmayız.
"OHAL'İN KALKMASI MÜMKÜN"
FETÖ davaları yavaş yavaş şekillenmeye başladı, PKK ile mücadele önemli mesafeler aldık. OHAL'in çok uzak olmayan bir gelecekte kalkması mümkündür. Yeni teşvik paketlerimiz başta olmak üzere birçok reform mahiyetindeki kanunu meclisten çıkardık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz ekonomi alanındaki reformlarımızla en yakın çalıştığımız kurumumuzdur.

Gül'den Gülen'e yalanlama: "Asla bir görüşmem olmamıştır"





Gül'den Gülen'e yalanlama: "Asla bir görüşmem olmamıştır"
Abdullah Gül, Fethullah Gülen'in verdiği röportajda "50 milletvekili ve Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu’nun da dahil binlerce kişi beni ziyaret etti." sözlerini yalanladı.
11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 11'inci Cumhurbaşkanlığı Ofisi resmi Twitter hesabından yapılan açıklamaları kendi hesabında da paylaşarak Fetullah Gülen'in verdiği röportajda "50 milletvekili ve Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu’nun da dahil binlerce kişi beni ziyaret etti." cümlesini yalanladı.
Gül, “Düşünce, din ve siyaset anlayışım açısından hayatımın hiçbir döneminde yakınlık duymadığım bu örgüt lideri ile; Başbakanlığım, Dışişleri Bakanlığım ve Cumhurbaşkanlığı görevlerim süresinde kesinlikle bir görüşmem olmamıştır. Kamuoyunun bilgisine.” şeklinde açıklamada bulundu.
Söz konusu açıklama ise şu şekilde:

Fethullah Gülen, ABD’nin radyo istasyonlarından NPR’a verdiği röportajda, geçmişte Türkiye’den içlerinde 50 milletvekili ve Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu’nun da olduğu binlerce kişinin kendisini ziyaret ettiğini söylemişti.

Ve O Komutan Suskunlugunu Boztu ! 12 Sürmeyen Darbe Girişi Bahane Edilerek 12 Ay'dır Ülke OHAL İle Yönetiliyor



Ve O Komutan Suskunlugunu Boztu !
12 Sürmeyen Darbe Girişi Bahane Edilerek 12 Ay'dır Ülke OHAL İle Yönetiliyor


Şehit olan kardeşinin cenazesindeki isyanıyla Türkiye’nin gündemine oturan ve KHK ile TSK’den ihraç edilen Yarbay Mehmet Alkan bugün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Ohal’e tepki gösterdi

PKK’nın Şırnak’ta jandarma karakoluna yaptığı saldırıda şehit olan Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenaze törenindeki haykırışları geniş yankı uyandıran ağabeyi Jandarma Yarbay Mehmet Alkan KHK ile ihraç edilmişti.
‘Ey Musa sen haklısın ama rızkımızı firavun veriyor diyenlerden olmayacağım!’
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile ”12 saat sürmeyen darbe girişiminden dolayı 12 aydır OHAL… Oha…” diyerek ohal ile yönetilmeye tepki gösterdi.

işte o paylaşımı 



Akp'nin 15 Temmuz Afişlerine Akşener Ve Özdağ'dan Sert Açıklama Yunan Ordu'sundan Bukadar Nefret Ediyormusunuz


Akp'nin 15 Temmuz Afişlerine Akşener Ve Özdağ'dan Sert Açıklama
Yunan Ordu'sundan Bukadar Nefret Ediyormusunuz

Vatandaşların sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlar ile gündeme gelen 15 Temmuz afişleri oldukça tepki toplamıştı.
AKP, 15 Temmuz afişlerinde TSK’yı böyle gösterdi!
Tepkiler sadece vatandaşlar ile sınırlı kalmadı bugün sosyal medya hesaplarından paylaşım yaparak eleştirilerini ve tepkilerini gösteren Ümit Özdağ ve Merak Akşener de açıklamalarda bulundu.
Yaptığı paylaşım ile Ümit Özdağ ‘’15 Temmuz afişleri FETÖ’yedeğil Türk ordusuna hakaret ve saldırı anlamına geliyor. Yunan ordusundan acaba bu kadar nefret ediyor mu bunlar?” diyerek sert eleştirdi.
Meral Akşener ise ”15 Temmuz kalkışmasını yapan alçaklar yerine yenik,ezik,çaresiz Türk Askeri resmi koymak alçakların ekmeğine yağ sürmektir.Derhal düzeltilmelidir” açıklamalarında bulundu.
İşte o paylaşımlar :
http://www.haberasi.com/akp-nin-15-temmuz-afislerine-aksener-ve-ozdag-dan-sert-aciklama/177/
Bu ha

Bankacılık sektörüne de Sahtekârlığı bulaştırdık



Bankacılık sektörüne de Sahtekârlığı bulaştırdık
Müjde! Zengin oluyoruz ama kağıt üstünde CHP PM üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, hükümetin bankacılık sektörüne yönelik yeni bir karar aldığını söyledi… CHP PM üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, hükümetin bankacılık sektörüne yönelik yeni bir karar aldığını söyledi. “Türkiye AKP iktidarı tarafından dünyadan kopartılmaya devam ediliyor!” diyen Böke, “Bugün de bankacılık sistemi uluslararası […]
Müjde! Zengin oluyoruz ama kağıt üstünde
CHP PM üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, hükümetin bankacılık sektörüne yönelik yeni bir karar aldığını söyledi…
CHP PM üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, hükümetin bankacılık sektörüne yönelik yeni bir karar aldığını söyledi.
“Türkiye AKP iktidarı tarafından dünyadan kopartılmaya devam ediliyor!” diyen Böke, “Bugün de bankacılık sistemi uluslararası kurallara veda etti! BASEL bitti! Resmi gazetede yayımlanan değişiklikle bankaların öz kaynak hesaplamaları değişti” ifadelerini paylaştı.
Böke tepkisini şöyle dile getirdi:
“Olmayan varlıklar hesaba dahil edilecek! Bankaların öz kaynakları sanal olarak arttırılacak. Resmi gazetede yayınlanan, bankaların bilançoların makyajlanması gerekliliğinin itirafı! Güven yoksa ekonomik sistem altüst olur! Bu makyajla iktidar kimi kandıracağını sanıyor: Vatandaşı mı? Yatırımcıyı mı? Sanal bankacılık rasyoları, açıklanamayan milli gelir revizyonları… Rakamına güven duyulmayan ekonomiye de güven duyulmaz! Uyarıyoruz: Finansal sistemi bozarsanız tüm ekonomiyi alt üst edersiniz.”
AKP hükümeti daha önce de Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamasında değişikliğe giderek, kişi başına düşen milli geliri arttırmıştı.   http://www.kocaelicumhuriyet.com/
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/