<script async='async' src='//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js'></script> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-6864254610282912", enable_page_level_ads: true }); </script> insaNews: 08/13/17

13 Ağustos 2017 Pazar

Carlos Latuff çizdi: Coca Cola’nın yeni bir reklam yüzü var, Erdoğan





Carlos Latuff çizdi: Coca Cola’nın yeni bir reklam yüzü var, Erdoğan

Türkiye gündemini yakından takip eden Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff, bu kez Coca Cola fabrikası açan Cumhurbakanı Erdoğan'ı çizdi.
Türkiye'nin yakından tanıdığı ve sık sık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef tahtasına oturtan Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff, bu kez de Coca cola fabrikası açan Erdoğan'ı çizdi.
Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff, "Coca Cola’nın Türkiye’de yeni bir reklam yüzü var” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çizdi.

Latuff, Twitter’da yaptığı paylaşımda, “1966’dan bu yana İsrail’in destekçisi olan Coca Cola’nın Türkiye’de yeni bir reklam yüzü var, Erdoğan, “Filistinlilerin dostu”” dedi.



Büyük skandal: Elektrik için dere yatağını değiştirdiler, binlerce balık öldü





Büyük skandal: Elektrik için dere yatağını değiştirdiler, binlerce balık öldü

Bilecik'te, elektrik üretimi yapan bir firmanın su yatağını değiştirmesi sonucu 120 bin alabalık öldü.
Bozüyük ilçesindeki elektrik üretimi yapan bir firma, Karasu Çayı'nın dere yatağını değiştirince yakınlardaki bir alabalık çiftliğine su verilmedi. Çiftlikteki binlerce balık yeterli su olmayınca oksijensiz kalıp telef oldu. 
'150 TON BALIK ÖLDÜ'

Alabalık üretimi yapan tesisin müdürü Erdal Dudak, ihraç edecekleri yaklaşık 120 bin alabalığın telef olduğunu söyleyerek şöyle dedi:
"Tesisimizin yukarısında bulunan elektrik santrali, su yatağını değiştirmesi nedeniyle bu olay meydana gelmiştir. Tesisimizde yüzde 90 varan balık ölümleri meydana geldi. Bu balıklar 200 gram ile 2 kilo arasındaydı. Adet olarak 120 bin civarında, yaklaşık 150 ton balığın öldüğünü tahmin ediyoruz. Bu balıklar 1 hafta-10 gün içerisinde ihracata göndereceğimiz balıklardı. Bu durum maddi yönden bizi sıkıntıya soktu. Gerekli mercilere durumu bildireceğiz."

'HASARI ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ'

Bozüyük Kaymakamı Hasan Yaman da balıkların telef olduğu tesise gelerek yetkililerinden bilgi aldı. Kaymakam Yaman yaptığı açıklamada, şöyle konuştu:
"Su kesintisinden kaynaklanan balık ölümleriyle ilgili Devlet Su işleri Müdürümüz, Jandarma Komutanımız, Tarım İlçe Müdürümüz, Belediye Başkan Yardımcımız ve ekipleriyle birlikte buraya durum tespiti yapmak üzere geldik. İşletmeci arkadaşlarımızın zor gününde yanlarında olmak istedik. Maalesef bir tesis tarafından dere yatağının değiştirilmesi sırasında yaşanmış bir vaka. Bunun hasarlarını en asgari düzeye indirmeye çalışıyoruz."

İstanbul'un o ilçesinde taksi krizi; pompalı tüfeklerle çatışma, sopalı kavgalar





İstanbul'un o ilçesinde taksi krizi; pompalı tüfeklerle çatışma, sopalı kavgalar

Taksiciden AKP'li Belediye Başkanı'na çok ağır suçlamalar. Bir Taksici 'burada rant var rant' diyerek "Esenyurt Belediyesi'nin Başkanı da bu işin içinde! Kendisi korkusundan buraya gelmiyor." ifadelerini kullandı 
İstanbul'un Esenyurt ilçesinde her gün kırmızı ve sarı taksi şoförleri arasında kriz yaşanıyor. Bu krizlerde sopalar ve pompalı tüfekler ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde kırmızı taksilerin şoförleri kontak kapatarak AKP ilçe binası ve Esenyurt Belediyesi'nin önünde eylem yaptılar.

Taksiciler içinde bulundukları durumun sebebinin AKP'li belediye olduğunu belirterek Belediyenin sarı taksilere durak açma izni ve ruhsatı verdiğini bunun haksızlık ve ekmek hırsızlığı olduğunu söylediler. Taksiciler kendilerinin İstanbul'un başka ilçelerinde çalışamadıklarını Esenyurt Belediyesi'nin sınırlarını belirttikleri yerler içerisinden müşteri alabildiklerini belirttiler. Sarı taksicilere Esenyurt Belediyesi tarafından durak açma izni ve ruhsat verilmesinin büyük bir haksızlık olduğunun altını çizdiler. Kırmızı taksilerin şoförleri Esenyurt'ta her gün yaşanan sarı ve kırmızı taksiciler arasındaki 'pompalı tüfekli' kavgaların sebebinin belediyeden kaynaklandığını iddia ettiler. 

'BİR BÖLGE BU KADAR MI PEŞKEŞ ÇEKİLİR?'

Mikrofon uzattığımız bir taksici "Böyle bir şey var mı ya? Bir bölge bu kadar mı peşkeş çektirilir? Ekmeğimizin mücadelesini veriyoruz. Bizde gidelim o zaman İstanbul'da durak açalım. Ben gideyim o zaman Capacity'nin önüne durak açayım. Carusel'in önüne durak açayım. Var mı böyle bir şey? Ben gidip İstanbul'da çalışamıyorsam, burada da bıraksınlarda ekmeğimize sahip çıkalım. Başka bir amacımız yok." ifadelerini kullandı.

'İNSANLARI RANT İÇİN BİRBİRLERİNE KIRDIRIYORLAR!'

Bir başka taksici de "Ablacım yazık günah. Bırakıyorlar sarı taksileri, kırmızı taksileri rant için burada. Sarı taksi, kırmızı taksi her gün birbirini vuruyor. Sopalarla kavga ediyor. Silah çekiliyor. Yani sorumlu kimse gelsin. Belediye Başkanı olur. Ticaret Odası Başkanı mı olur kim gelecekse gelsin artık. Şuraya bak ayıptır ya. İnsanları rant için burada bir birine kırdırıyorlar. Her şey rant burada, her şey rant için." dedi.

'SARI TAKSİLER TARAFINDAN SİLAHLI ÖRGÜT KURULMUŞ'

Bir başka taksici de "sarı taksiciler tarafından silahlı örgüt kurulmuş!" iddiasında bulunarak; "her gün bize silah çekiyorlar. 5 yıl boyunca Akpatı'yı Esenkent taksi çekmiştir. 5 yıl sonucunda belediye başkan yardımcısı Gazanfer beyin adamları tarafından bura gasp edilmiş, burada silahlı örgüt kurulmuş. Bizzat esenkent taksiye gelip, "biz buradan da yolcu alacağız, bizim arabalar sizi vururlar" demişlerdir. Bugün de arkadaşımız darp edilmiş, saldırıya uğramıştır. Biz onun için buradayız." ifadelerini kullandı. 

'ESENYURT BELEDİYE BAŞKANI DA BU İŞİN İÇİNDE'

Bir başka taksici ise Esenyurt Belediye Başkanı'nın korkudan yanlarına gelemediğini öne sürerek ; "Bakın hanımefendi Esenyurt Belediyesi Zabıtları, biz Esenyurt Devlet Hastanesi'nden çıkan yolcu aldığımız zaman arkamızdan ceza gönderiyorlar. Bu şekilde olmaz. Bizim çalışma ruhsatlarımız var. Esenyurt Belediyesi'nin vermiş olduğu ruhsatlarda da çalışabileceğimiz yerleri bize belgelemişler. Yasaya uygun bir şekilde duraklarımız çalışma halindedir. Ama sarı taksiler bir yerden vekalet alıyorlar ve Esenyurt'un herhangi bir yerinde taksi durağı açıyorlar. Bizim haklarımızı gasp ediyorlar. Esenyurt Belediyesi'nin Başkanı da bu işin içinde! Kendisi korkusundan buraya gelmiyor. Daha önce çok dilekçe verdik. Esenyurt Bulut Durağı Özyurtlar AVM'nin arkasında 'rentacar' ismi altında taksi durağı açmışlar. Biz bunu 155'e de şikayet ettik ama ilgilenen yok. Parayla bu iş oluyorsa, bizde gerekirse cebimizden onların verdiği paranın 5 katını vermesini biliriz. Milletin önüne gelipte silah çekmekle olmuyor bu işler." dedi.

Furkan Vakfı kurucusu Kuytul: Cumhurbaşkanı, Filistinlilerin yüzüne nasıl bakacak?






Furkan Vakfı kurucusu Kuytul: Cumhurbaşkanı, Filistinlilerin yüzüne nasıl bakacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün Isparta'da Coca Cola firmasının fabrika açılışına katılmasına İslami Camia'dan sert tepki geldi. Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul herkesi tepki vermeye davet ederek 'İsrail ile bu kadar dostluk, bu kadar muhtaçlık kanımıza dokunuyor artık. Müslümanların, Filsitinlilerin yüzüne nasıl bakacaklar?' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca Colafabrikasının açılışına katılacağı haberlerine İslami camiadan sert tepki geldi. Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul konu ile ilgili bir video yayınladı.
Kuytul'un videoda yer alan değerlendirmelerinin satırbaşları şöyle;
'Tarihi bir hata olur'

''Cumhurbaşkanının Isparta'da Coca Cola fabrikasının açılışını yapacağı bazı haber sitelerinde yer aldı. Duydum. Bir arkadaşta aradı sordu. Isparta Belediyesi 'doğru' olduğunu söylemiş. İnşallah gerçek değildir. Eğer bu haber doğru ise Cumhurbaşkanı tarihi bir hata yapmış olur... Eğer Coca Cola'nın açılışını yapacak olursa; Müslümanlar, bilhassa Cumhurbaşkanı'na oy verenler bundan sonra hangi yüz ile 'Coca Cola'yı protesto edelim' diyecekler?
'Coca Cola'yı boykot edelim' diye çağrıda bulunan cemaatler, STK'lar, eğer Cumhurbaşkanı yarın gerçekten Coca Cola'nın açılışını yaparsa hiç tepki göstermeyecekler mi? Bugüne kadar her şeye sessiz kaldıkları gibi, buna da mı sessiz kalacaklar?

'Tamamen İsrail ile olduğunuza dair şüphe başlar'

'İsrail ile dostuz' demişlerdi. Demekki dostluklarını bayağı ilerletmişler. 'İsrail'e muhtacız' demişlerdi. Demek ki 'muhtaç' olma durumları daha da ilerlemiş. Daha da kötü duruma gelmişler ki daha bir kaç gün evvel İsrail en üst düzeyde kendisini kınamıştı. Cumhurbaşkanı onlara kibarca bir takım şeyler söylediği halde İsrail Mescid-i Aksa'yı işgal edip Müslümanların orada Cuma Namazı kılmasına bile izin vermezken Türk Devleti ve Hükümeti gayet kibar açıklamalar yaparak, 'Bunu doğru bulmuyoruz' tarzında, çok fazla diplomatik bir dil kullanarak tepkisini gösterirken, onlar daha şiddetli bir dil kullanmışlardı... 
'Bizi diktatör olmakla suçluyorsun, diktatörün en ilerisi sensin' manasında 'sen mi bize akıl veriyorsun? Bize bu lafları söyleyebilecek en son kişi sensin' dediler ve daha aradan bir ay geçmeden bugün İsrail'e ait olduğu bilinen eğer Coca Cola'nın açılışını eğer Cumhurbaşkanı yapacaksa, bu geldiğimiz durumun ne kadar feci olduğunu göstermektedir. Cumhurbaşkanı'na derim ki, 'Tarihi bir hata yapmış olacaksınız'. Unutulmayacak ve hiç bir zaman bu hatanızdan geri adım atamayacaksınız. Fabrikalarının açılışını yaparsanız, onlara daha hiç bir şey söylemezsiniz ve Müslümanlardaki boykot anlayışını tamamen bitirmiş olursunuz ve bir çok insanda şüphe başlar. Tamamen İsrail ile birlikte olduğunuza dair şüphe başlar. Bugüne kadar İsrail'e göstermiş olduğunuz tepkilerle kazanmış olduğunuz puanların tamamını kaybettiğiniz gibi eksiye de düşersiniz.

'Filistinliler, ''Bizi sattınız'' derlerse, ne diyecekler?'

Cola'nın içerisinde bağımlılık yapan maddenin ve alkölün olduğunun bilindiğini savunan Kuytul, 'Bir müslümanın hiç bir ihtiyaç olmadığı halde bunları tüketmesi zaten doğru olamaz. İsrail malı olmasa bile alkol içerikli bütün içeceklerden zaten bir Müslümanın uzak durması gerekir. Cola'dan ise daha da uzak durmamız gerekir. Çünkü Cola sadece alkol içeren bir içecek değil, aynı zamanda İsrail malıdır ve İsrail Devleti'ne büyük yardımlar yapan dünya çapında bir fabrikadır. Türk Cumhurbaşkanı eğer bunu yapacak olursa bir daha Filistinlilerin yüzüne nasıl bakacak? Filistinliler, 'Bizi sattınız' derlerse, ne diyecekler? Filistinliler,'Düşmanımızı destekliyorsunuz. Artık size güvenmiyoruz' derlerse, ne diyecekler?

'Kanımıza dokunuyor'

Hiç mi etrafında kendisine doğruyu söyleyecek, hatırlatacak bir insan kalmadı? Etrafını tamamen boşlattılar. Altını oyuyorlar, çevresini boşalttıyorlar. Bir tane samimi Müslüman kalmaması için. Çevresinde bir çete, yapması gerekeni yapıyor ve kimsenin ona ulaşmasına izin vermiyor. Kimsenin ikaz etmesine izin vermiyor. Yok mu çevresinde bir akrabası, ilim adamı yapma bunu diyecek? 'İsrail'i şımartma, Müslümanları üzme, kafiri desteklemeyi meşrulaştırma, kıyamet gününde bunun hesabını Allah'a veremezsin, ahireti düşün, şu dünyanın siyaseti yerin dibine batsın, Müslümanları düşün, ne yapıyorlarsa yapsınlar ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar o kurdelayı 'kesmem' de, vazgeç' yok mu çevresinde kendisini ikaz edecek samimi bir insan ?...
Cumhurbaşkanı'nın o fabrikanın açılışını yapmasına karşıyız. Herkes 'Erdoğan'ın Cola fabrikasının açılışını yapmasına karşıyım' mesajını vermeli, mailler atmalı, Twitter çalışması da yapmalı, elinden geleni yapmalı. İsrail ile bu kadar dostluk, bu kadar muhtaçlık kanımıza dokunuyor artık. Bunu yapanlar Allah'a hesabını verecekler...''


Cumhurbaşkanı Erdoğan, (soldan sağa) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Coca Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, AKP Kayseri Milletveki Mustafa Elitaş

İşte Maçka saldırısının yaşandığı ev





İşte Maçka saldırısının yaşandığı ev

Maçka'da teröristlerin erzak çaldığı bu evde çatışma çıktı.

Muhammet KAÇAR - Osman ŞİŞKO / MAÇKA (Trabzon), (DHA) - 
TRABZON’un Maçka İlçesi'nde PKK’lı teröristler ile güvenlik kuvvetleri arasında çatışma çıkan ev ve çevresinde uzun namlulu silahlara ait çok sayıda boş kovan bulunuyor.
Maçka'da PKK’lı teröristlerle girilen çatışmada 41 yaşındaki Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in yanı sıra 16 yaşındaki Eren Bülbül şehit oldu. Çatışmada polis memuru Namık Öztel de yaralandı. Çatışmanın çıktığı bölge ve erzak çalınan ev DHA muhabirleri tarafından görüntülendi.

ÇOK SAYIDA BOŞ KOVAN

Çatışmanın olduğu ev ve çevresinde uzun namlulu çok sayıda silaha ait boş kovan bulunuyor. Çatışma bölgesinde sağlık ekiplerinin yaralılara müdahalesindeki ilk yardım malzemeleri ve kan izleri dikkat çekiyor. Terörist grubunun erzak çaldıkları tek katlı evin camlarının kırıldığı, olayda şehit düşen Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’e ait kırık gözlüğün de çevrede olduğu dikkat çekti.


PKK'lı teröristlerin kurşunlarına hedef olarak yaşamını yitiren 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün yakınlarının anlattığına göre, evden hırsızlık yapıldığını gören Eren, durumu güvenlik birimlerine bildirdi. İhbar üzerine gelen güvenlik görevlileri Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik şehit düştü, polis memuru Namık Öztel, o sırada ailesiyle birlikte fındık toplayan Erden Bülbül ile buluştu. Hırsızlık yapılan tek katlı eve Eren'le birlikte gelen güvenlik güçleri incelemelerini sürdürürken, PKK’lı terörist grup tarafından ateş açtı.
Güvenlik kuvvetlerine yardımcı olduğu sırada hain saldırı sonucu kurşunların hedefi olan Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik şehit düştü, polis memuru Namık Öztel de yaralandı.

YAKINLARI YASTA

Aynı bölgede oturan Hayriye Yolcu hain saldırıda yaşamını yitiren yeğeni Eren Bülbül en son fındık topladıkları belirterek, “Dün burada fındık topluyordu. Evden erzakların çalındığın askerlere bildirmişti. Askerlerle gittikleri sırada ormandan üzerlerine ateş açıldı. Çok iyi bir çocuktu. O mavi gözlerine doyayım” diyerek gözyaşı döktü.

ORMANDAN ATEŞ EDİLMİŞTİ

Eren Bülbül’ün bir diğer akrabası Atilla Bülbül de Eren’in keşif için bölgede yer aldığını anlatarak şunları söyledi:
“Çatışmadan 15 dakika sonra buraya geldim. Ormandan ateş edilmişti. Askerler evin önündeydi. Şehit olan asker ve Eren’i evin önünden yaralı olarak aldık. Gelen ambulansa koyduk. Teröristler 2 gün önce bu evden erzak çalmışlardı. Eren de güvenlik kuvvetleriyle keşif için söz konusu eve gelmişlerdi. Eren, onları yolu gösteriyordu. Eve geldikleri esnada ormanlık alandan ateş edildi. Ağır silahlarla ateş açıldığını sanıyoruz. Buradan da teröristlere silahlarla karşılık verildi.”

OPERASYONLAR SÜRÜYOR

Maçka ilçesinde saldırı ardından kaçan ve 3 kişi oldukları sanılan teröristleri etkisiz hale getirmek için kapsamlı operasyon başlatıldı. Trabzon, Gümüşhane ve Giresun Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele, Jandarma ve Polis Özel Harekât ekiplerinin de yer aldığı çalışmalar yoğun sisin etkili olduğu Vazelon Manastırı ile çevre yaylalarında sürüyor. Teröristlerin bölgede olası geçiş güzergâhlarında da timler ve zırhlı araçlar hazır bekletiliyor.

TOPRAĞA VERİLECEK

Ailenin 13 kardeşinden en küçükleri olan ve geçen yıl da bir dönem muhtarlık görevi yürüten babası Hasan Bülbül’ü kaybeden Eren Bülbül’ün cenaze töreni ardından toprağa verileceği mezarlığın kabristanlığı çevresi de Türk bayraklarıyla donatıldı.

Fetö mesajlarını bu yolla mı iletiyor?





Fetö mesajlarını bu yolla mı iletiyor?

Ama şu bir gerçek Samsunda bu heykeller boşuna dikilmedi adam resmen meydan okuyor. Gelecek çok şeylere gebe gözüküyor.
Mahkemede bir fetö zanlısının giydiği Hero tişörtü, ardından bir kaç yerde daha yaşanan tişört olayları, yine THY’nın dağıttığı Hero çantaları, TRT’de fetö simgelerine sehven oldu yanıtları ve en son Samsunda Fetö’nün eli çıktı ortaya.
Hem de biri kentin doğusunda diğeri batısında.

Birileri bir şeyin işaretini veriyor. Bu işler özellikle gündeme taşınıyor ve Fetö konusu ülkede halâ gündem oluşturuyor.
Tüm basında yer alan bu haberler aslında farkına varmadan Fetö’nün amacına mı hizmet ediyor olabilir mi? Yandaşlarına gönderdiği gizemli işaretlerin ve zamanlamanın bir anlamı mı var?.
İktidar bu sansasyonel haberlerle gündemi dolduruyor da olabilir. Kimsenin hayat pahalılığı, işsizlik falan konuştuğu yok.
Ama şu bir gerçek Samsunda bu heykeller boşuna dikilmedi adam resmen meydan okuyor. Gelecek çok şeylere gebe gözüküyor.
Her iki durumda da kazığı yiyen yine halk oluyor, her zamanki gibi.
Samsun’da Fethullah Gülen’in “eli” krizi
büyüyor
Samsun merkezdeki “Batı Park” içinde havuza yerleştirilen Fethullah Gülen elinin benzeri heykel tartışmalara neden olurken, kentin “Doğu Park” diye bilinen bölgesindeki bir heykelin kaidesinde aynı el figüründen bulunulduğu görüldü.
Samsun merkezdeki “Batı Park” içinde havuza yerleştirilen Fethullah Gülen elinin benzeri heykel tartışmalara neden olurken, kentin “Doğu Park” diye bilinen bölgesindeki bir heykelin kaidesinde aynı el figüründen bulunulduğu görüldü.
İzmir Yamanlar Koleji’nin gizli bir odasında ortaya çıkartılan Fettullah Gülen’in birebir el ölçülerinden yapılmış el figürü gündem yaratmıştı. Bu el figürünün örgüt elamanlarınca öptürülüp alnına götürüldükten sonra Gülen’e bağlılık yemini ettirildiği ileri sürülmüştü.
Halkınsesi’nden Mete Çağdaş’ın haberine göre, o el figürünün benzerinin AKP’li Samsun Büyükşehir Belediye tarafından ilin “Batı Park” diye anılan bölgesinde havuz içerisine de konduğu iddia edilmişti. Odatv’nin konuyu dün tekrar gündeme getirmesinin ardından Samsun’da heykel tartışması yaşandı.
“Batı Park”taki Fethullah Gülen’nin olduğu iddia edilen el figürü heykel eleştirilere neden olurken, bu kez ilin “Doğu Park” diye tabir edilen bölgesinde de bir heykel kaidesinin kenarları aynı el figürünün olduğu görüldü.

BU VATAN ROBERTLİLERİN DEĞİL!





 BU VATAN ROBERTLİLERİN DEĞİL! 

Ardı ardına yapılan saldırılar ve talepler sistematik olarak yapılmakta ve bunu bu şekilde yönlendiren bir akıl mevcuttur.
Baş örtülü bacılarımız diye başlayan ve şimdi tüm ülkeye metazori çarşaf giydirmeye kadar gidecek bu iş. Ardından kız çocuklarının okumasına gerek yok denecek. Bu gidişatın sonu budur ve şeriat diyecekler, islam devleti diyecekler hiç durmayacaklar.

Ancak tüm bu olanlar bu ülkede bir kaos yaratmak amaçlıdır. Sınırları zorlayarak insanların iç çatışmalara sürüklemektir.
Ardı ardına yapılan saldırılar ve talepler sistematik olarak yapılmakta ve bunu bu şekilde yönlendiren bir akıl mevcuttur.
Kız üniversitesi kampanyasına Yeni Şafak
yazarından itiraz: İhtiyaç olduğu aşırı şüpheli
#İslamınKızınaKızÜniversitesi etiketi le sosyal medyada başlatılan kampanya, Twitter’da ilk sıraya yükseldi. Akit, kampanyanın sözcülüğünü yaparken, Yeni Şafak yazarı ise Hac örneği ile kampanyaya itiraz etti.
Kadınlara özel pembe tramvay, okullarda kız öğrencilerle erkek öğrenciler ayrı sınıflarda okutulsun kampanyalarının ardından şimdi de kızlara özel üniversite kampanyası başlatıldı. Dün Twitter’da #İslamınKızınaKızÜniversitesi etiketi ile başlatılan kampanya gün içinde birinci sıraya yükseldi.

KAMPANYAYA DESTEK AKİT’TEN GELDİ

“Laik sistemin 90 yıllık dayatması karma eğitime karşı toplumun her kesiminden sesler yükselmeye devam ediyor. Son olarak birçok genç kız, sosyal medya üzerinden ‘İslam’ın kızına kız üniversitesi’ adı altında kampanya başlattılar.” diyerek kampanyaya destek veren Akit gazetesi, İlahiyatçı Dr. İhsan Şenocak’ın görüşlerini sayfalarına taşıdı.

BU VATAN ROBERT’LİLERİN DEĞİL!

Bu meselenin tercihlere saygı çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Şenocak, “Bu İslami bir emir olmakla birlikte, insani bir tercihe saygı gösterme meselesidir. Bu topraklar Allah’ın izniyle aslına dönecektir. Burası Robert’te okuyanların değil, bu milletin topraklarıdır. Kudüs, Mekke, Medine adına bu millet burada bin yıldır bekçilik yapıyor. Bu kardeşlerimizin babaları bu topraklarda şehit oldular. Bir Müslüman bu durumdan rahatsız olmalı ve harekete geçmelidir. Kur’an’a söven Fikret’in papaz oğlu Haluk’un fikir soyundan gelenler çıldırsa da her şey aslına dönecek. İslam yolu gösterince uçuruma gidenler, karma eğitimle dünya çapında üniversite kurmuş gibi İslam’ın kızına kız üniversitesine gericilik diyor” değerlendirmesinde bulundu.

YENİ ŞAFAK YAZARI İTİRAZ ETTİ: İHTİYAÇ OLDUĞU AŞIRI ŞÜPHELİ

Başlatılan kapanyaya itiraz ise Yeni Şafak yazarı Yaşar Taşkın Koç’tan geldi. Hac ibadetinde kadınlarle erkeklerin birlikte ibadet ettiklerine dikkat çeken Koç, “Son zamanlarda artan kadın, kız, evlilik, nikah tartışmalarının üzerine hiç hoş durmadığı belli bu talebin. Gerekçesi ikna edici değil. İhtiyaç olduğu aşırı şüpheli.” diyerek kampanyanın toplumda gerçek bir ihtiyacı karşılayacağını düşünmediğini yazdı.

Taşkın Koç’un konuyla ilgili satırları şöyle:

Herkesin bir öznel Hac farizası vardır, elbet benimkinin de kendime ait bana saklı yönleri var. Ama en çok şaşırdığım şeylerden biri Kabe’nin etrafında kadın erkek çocuk yaşlı her milletten insanın yanyana ibadet edebilmesi, kadınların sizin önünüzde namaza durabilmesi fakat hemen dışarıda, caddede otomobil sürmelerinin yasak olmasındaki çelişkiydi. O yüzden, kadın erkek arasındaki toplumsal ilişkinin sınırlarını neyin ne zaman nasıl belirleneceği meselesi dini açıdan da hangi otoritenin yetkisinde acaba ve kimin dediği ne kadar doğru?
Olabilir, böyle bir talep de gelebilir ama bunun aşırı şahsi bir şey olup olmadığı koca bir üniversite açılacaksa netleştirilmeli. Gerek kendi tarihimiz gerek Anadolu’daki töreler gerek Cumhuriyet boyunca üniversite eğitiminin kendi geçmişi 2017 Ağustosunda bu isteği “nerden çıktı şimdi” diye dudak bükerek karşılamamıza sebep oluyor. ODTÜ, Koç, Bilkent, Galatasaray, Hacettepe, Boğaziçi gibileri ‘bugün’ ve daha nicesi ‘dün’ karma eğitimle onca başarıyı yakaladı, yakalamaya devam ediyor. Bu okullardan ahlaklı, nitelikli, dürüst binlerce kız öğrenci yetişti, bilim insanı oldu, yüzümüzü ağarttı, hocamız oldu bizi yetiştirdi, doktor oldu iyileştirdi, mühendis oldu evlerimizi dükkanlarımızı yollarımızı yaptı, sosyal bilimlerde nice yol gösterdi.

Devlet kadına mahalle baskısı yaratıyor….





Devlet kadına mahalle baskısı yaratıyor….

Direkt yere yatırdı zaten. Kırık ayağımın üzerine bastı. Tekmeledi her yerimi. Kalçamda morluk var.” ‘POLİSLERE NASIL GÜVENEBİLİRİM?’
memleketin polisi böyle olursa otobüste, sokakta, parkta elbette kadınlara saldıranlar daha çok artar. Gerici bir zihniyet egemen olursa güvenlik güçlerine, gericiler devletin tüm kadrolarına doldurulursa sonucun bu olması kaçınılmazdır.

Bu şekilde resmen kadınlara giyimleri konusunda devlet baskısı oluşturuluyor. Bu saldırılar korku yaratarak kadınları kapanmaya zorluyor. Devletin yaşama müdahelesi neredeyse saldırganları ödüllendirecek seviyede olursa vatandaşların ciddi olarak oturup düşünmesi gerekiyor ”nereye gidiyor bu ülke” diye.

Taciz şikayetinde bulunan kadınlara polisten dayak: Size bu kılıkla az bile yapmışlar

İzmir’de, 19 ve 22 yaşındaki iki kadın, motosikletli şahısların tacizine uğradıktan sonra yardım istedikleri polisler tarafından darp edildi.
İzmir’de iki kadın kendilerini motosikletle taciz edenleri şikayet ettikleri polislerden dayak yedi. Polislerin kadınları dövdüğü anlar güvenlik kameralarına da yansırken, mağdur kadınlar hem polislerden hem de tacizcilerden şikayetçi oldu. Bunun üzerine polislerin de kadınlardan şikayetçi oldukları öğrenildi.​

‘DİREKT YERE YATIRIP HER YERİMİ TEKMELEDİ’

Show Haber’in konuştuğu kadınlardan 19 yaşındaki Derya, Alsancak’ta 22 yaşındaki Seray adlı arkadaşıyla yürürken önce tacize, ardından da polis şiddetine uğradıklarını belirtti ve olayı şöyle anlattı: “Eve dönüyorduk zaten. Motosikletli iki genç, elle taciz ettiler beni. Polisleri gördük. Yardım istemek amacıyla yanlarına gittik. ‘Plakayı alamadık, gördüyseniz yardımcı olabilir misiniz?’ dedim. Direkt yere yatırdı zaten. Kırık ayağımın üzerine bastı. Tekmeledi her yerimi. Kalçamda morluk var.”

‘POLİSLERE NASIL GÜVENEBİLİRİM?’

Tacize uğrayan ve polis tarafından darp edilen kadının arkadaşı Seray ise polis memurunun “Size bu kılıkla az bile yapmışlar. Halinize bakın” dediğini söyledi. Derya da “Taciz edildim, üstüne yardım istediğim polis tarafından darp edildim. Şu saatten sonra nasıl güvenebilirim polislere, insanlara?” diye sordu.
Olayın ardından iki kadın hem tacizle suçladıkları motosikletli kişilerden hem de şiddet uyguladığı güvenlik kameralarına yansıyan polisten şikayetçi oldu. Polisin de kadınlardan şikayetçi olduğu öğrenildi.

İslamcılar ayağa kalktı





İslamcılar ayağa kalktı

Rabia soslu Coca Cola açılışı… Erdoğan fabrikayı açtı, İslamcılar ayağa kalktı
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Isparta’da Coca Cola fabrikasının açılışını yaptı. Açılışa Erdoğan’ın katılmasına yıllarca ‘İsrail malı’ diyerek Coca Cola’yı protesto eden İslamcılar tepki gösterdi.
AKP Genel başkanı Tayyip Erdoğan bugün Coca-Cola’nın Isparta’daki fabrikasının açılışına katıldı. Twitter’da Furkan Vakfı’nın öncülüğünde #ErdoğanınCocaCola hashtagi Türkiye listesinde ikinci sıraya kadar yükselirken, Milli Görüş çizgisinin yayın organı Milli Gazete de konuya ilişkin haberinde “Sosyal medyada Erdoğan’ın açılışa katılmasına büyük tepki var” ifadesini kullandı.



Öte yandan Anadolu Grubu bünyesindeki Coca-Cola İçecek’in (CCI) Isparta’da açtığı fabrikanın, “Anadolu Grup Isparta Meyve Suyu Üretim Tesisleri” adıyla açılışının yapılması dikkat çekti.
Coca-Cola İçecek’in resmi sitesi cci.com.tr’de yer alan, “Coca-Cola İçecek Türkiye’deki 10. fabrikasını Isparta’da açıyor” başlıklı haber kaldırılırken, başta Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesi olmak üzere birçok haber sitesi , “Anadolu Grup Isparta Meyve Suyu Üretim Tesisleri” adıyla açılışı duyurdu fakat daha sonra bu açıklamayı kaldırdılar. cci.com.tr’de silinen habere, Google’ın önbelleğinden ulaşmak mümkün. Haberde, “Coca-Cola İçecek (CCI), Türkiye’deki 10’uncu fabrikasını Isparta’da açmaya hazırlanıyor” ifadesi yer alıyordu


Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesinde Coca-Cola fabrikasının açılışı, “Anadolu Grup Isparta Meyve Suyu Üretim Tesisleri Açılış Töreni” diye duyuruldu.Erdoğan bu açılışa katılmasına sosyal medyadan tepki yağdı. İşte o paylaşımlardan bazıları;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını veriyor.





Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını veriyor.

Almanya’da bugün piyasaya çıkan yeni sayısında Der Spiegel dergisi Reza Zarrab dosyasını açtı. Almanya’nın dünyaca ünlü ve en çok satan haftalık siyasi dergisi,“Midas Operasyonu” başlığı altında Hauke Goos ve Ralf Hoppe’nin beraber kaleme aldıkları 5 sayfalık bir Reza Zarrab dosyası yayımladı. New York’taki davanın hazırlığından bahseden dergi, alt başlıkta “altın kaçakçılığı, kara para aklama ve Türk hükümetinin davanın konusu” olarak ele alınacağını belirtiyor.

Reza Zarrab’ın 2013 senesinde tutuklandığı anı gösteren tam sayfa fotoğrafını da kullanan Der Spiegel haberine ilave olarak bir de video yayımlıyor. (spiegel.de/sp332017tuerkei).

YAKIN TAKİPTEKİ DAVA

Reza Zarrab’ın 19 Mart 2016 tarihinde Türk Hava Yolları uçağı ile yanında eşi Ebru Gündeş ve beş yaşındaki kızı ile Miami havaalanına inişinde FBI ajanları tarafından ilk ifadesinin alınması ile başlayan haber, son derece ayrıntılı bir döküm veriyor. Haberde, Ekim ayında başlayacak olan davanın dosya numarası (15-cr-867), mahkeme hakiminin adı (Richard M. Berman) ve mahkeme salonunun numarası (17b) gibi ayrıntılar dikkat çekiyor.
Der Spiegel dergisi bu dava ile ilgili olarak kimlerin endişelenmesi gerektiği konusunda örnek olarak İran İslam Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Ahmadinejad, “büyük bir Türk bankasının eski müdürlerinden” Süleyman Aslan ve “belki de” diyerek Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını veriyor.
Birçok ayrıntının tablolar ve şemalarla aktarıldığı haberde, iddianamede de yer alan inanılmaz bilgilere yer veriliyor. İddianamede Türk bürokrasisinde de dağıtılan rüşvetlerin excel tablolar halinde yer aldığını açıklayan Der Spiegel, en çok rüşveti Zafer Çağlayan’ın 32 milyon avro ile aldığını, Muammer Güler’e ise hizmetleri karşılığında 6 milyon dolar “ödendiğini” yazıyor.




Ali Yıldırım – Berlin
kaynak oda tv.

DARBEDEN O AKP’LİNİN HABERİ VARMIŞ




DARBEDEN O AKP’LİNİN HABERİ VARMIŞ

Astsubay Hüseyin G., 15 Temmuz’dan birkaç ay önce FETÖ’nün darbe yapacağını öğrendiklerini söyledi ve şöyle dedi: Edindiğim tüm bilgi ve belgeleri emekli Tümgeneral Şirin Ünal’a Binbaşı S.Y. aracılığıyla ilettik.
FETÖ’cü darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin dava dosyasına giren bir ifadede, önemli iddialar yer aldı. Sözcü gazetesinin haberine göre, sski FETÖ imamı olan Astsubay Hüseyin G., 15 Temmuz’dan birkaç ay önce cemaatin darbe yapacağını öğrendiklerini belirtti ve ‘’AKP Milletvekili Şirin Ünal ile görüştüm, bilgileri kendisine ilettik. Binbaşı S.Y. aracılığı ile, A.A.’yla görüştük” dedi.

Şirin Ünal’ın 15 Temmuz günü Genelkurmay karargahında olduğu kamera kayıtları ile ortaya çıkmıştı. Bilgi sahibi sıfatıyla ifade veren Hüseyin G., Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda halen görevli olan bazı üst düzey komutanların isimlerini de vererek, “Bunlar da FETÖ’cü ama, kendi tasarrufları ile görevde tutuyorlar” dedi. Hüseyin G. ifadesinde şunları söyledi:

MELEKLER YÖNETSE BİLE:

FETÖ ile lise yıllarında tanıştım. Abilerin yönlendirmesiyle “Astsubay sınıf okulu sınavlarını kazandım. 2006’da Ankara’ya tayin olunca benimle E.B. adlı imam ilgilenmeye başladı. AKP’nin iktidara gelmesinden 5-6 yıl sonra, E.B.’ye ‘Artık YAŞ’ta irticadan personel atılmıyor. Biz daha ne kadar namazımızı gizli kılacağız’ diye sordum. O da bana ‘‘Hocaefendi bu konuda ‘Meleği Ala’nın sakinleri yeryüzüne inip, TBMM’yi yönetse bile, biz tedbir yapmaya devam edeceğiz’ dedi… şeklinde yanıt verdi.

MİT’İN YÜZDE 70’İ BİZİM:

MİT’e devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı’nda görev yapan Astsubay G.K ile 2014’te görüştüğümde, kendisine durumların nasıl olduğunu, MİT ile sıkıntı olup olmadığını sordum. ‘Abi sıkıntı olacak bir şey yok. MİT’in yüzde 70’i bizim’ yanıtını verdi.

DARBE YAPACAKLAR:

Cemaat içindeki Semih bana, 11 Kasım ABD Başkanlık seçimleri sonrası veya YAŞ toplantısı öncesi cemaatin darbe yapmayı planladığını söyledi. Edindiğim tüm bilgi ve belgeleri Binbaşı S.Y. ile paylaştım. Binbaşı beni emekli Tümgeneral Şirin Ünal ile görüştürdü. Bu bilgileri kendisine de ilettik. S.Y. vasıtasıyla A.A. ile İstanbul’da görüştük…

ÜNAL’I ARADIM:

15 Temmuz günü televizyonda asker üniforması giymiş hainlerin Boğaziçi Köprüsü’nü kapattığını öğrendim. AKP İstanbul Milletvekili olan emekli Tümgeneral Şirin Ünal komutanımızı arayıp, ne yapmamız gerektiğini sordum. O da bana ‘Başkomutanımızın emri var, meydanlara iniyoruz. Tanıdığın bütün arkadaşlarına söyle hiç kimse görev yerine gitmesin’ dedi. Bunun üzerine birliğime gitmedim.

ÜNAL’IN 15 TEMMUZ GÜNÜ KARARGAHA GİTTİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTI

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’nın işgal edilmesine ilişkin hazırlanan iddianamede çarpıcı bir detay yer almıştı. 15 Temmuz’da öğleden sonra AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmesinden önce, karargâha gittiği belirtilmişti.

ERDOĞAN İSRAİLLİ COCA COLA’NIN FABRİKASINI AÇTI





ERDOĞAN İSRAİLLİ COCA COLA’NIN FABRİKASINI AÇTI
Tayyip Erdoğan’ın Isparta’da Coca Cola fabrikasının açılışını yapması akla AKP’lilerin sözde İsrail karşıtlığını getirdi.
Coca Cola İsrailli bir şirket. CEO’su ise Türk kökenli Muhtar Kent.

Erdoğan’ın açılışını gerçekleştirdiği fabrika, Coca Cola’nın Türkiye’deki 10. fabrikası oldu. Bununla birlikte Erdoğan’ın bu davranışı tartışmaları beraberinde getirdi.
Erdoğan’ın hedef olduğu ilk İslamcı ise Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul oldu. Kuytul, “İnşallah gerçek değildir. Eğer gerçekse, AKP’ye oy veren vatandaşlar bundan sonra İsrail’i hangi yüzle protesto edecekler. AKP seçmenleri bugüne kadar sessiz kaldıkları gibi buna da mı sessiz kalacaklar… Demek ki İsrail’le ilişkilerini daha da geliştirmişler… Daha geçen günlerde İsrail, Cumhurbaşkanını kınamıştı; Mescidi Aksa’da Müslümanların namaz kılmasını yasaklamıştı. Hükümet de tepkisini ‘kibarca’ göstermişti.” dedi.



PKK ÇOCUKLARI DA HEDEF ALIYOR




PKK ÇOCUKLARI DA HEDEF ALIYOR

Terör örgütü PKK, gerçekleştirdiği kanlı saldırılarıyla onlarca çocuğu katletti, yüzlerce çocuğu yaraladı veya sakat bıraktı. Hainlerin son katlettiği çocuk ise Trabzon’un Maçka ilçesinden 16 yaşında şehit düşen Eren Bülbül oldu.
Anadolu Ajansı:

Bölücü terör örgütü PKK, gerçekleştirdiği kanlı saldırılarıyla onlarca çocuğu katletti, yüzlerce çocuğu yaraladı veya sakat bıraktı.
Yaşlı, kadın ve çocuk ayrımı yapmadan hain saldırılarında çok sayıda sivili katleden terör örgütü PKK‘nın 1990’lı yıllardaki köy baskınlarda kundaktaki bebekleri dahi kurşuna dizişi hafızalardan silinmedi.

Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Derince köyünde 1993 yılında PKK’lı teröristlerin okul bahçesinde kurşuna dizdiği 13’ü çocuk 22 kişinin acısı aradan geçen 24 yıla rağmen unutulmadı.
Henüz 3 yaşında kefene sarılı bedeni kurşunlanmış Serkan Erdem’in fotoğrafı, terörün acımasız yüzünü dünya kamuoyuna gösterdi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan da bu katliamdan sonra “bebek katili” olarak hafızalara kazındı.
Kadın erkek, yaşlı genç gözetmeksizin saldırılarını zaman içerisinde devam ettiren bölücü terör örgütünün en masum mağdurları ise hep çocuklar oldu.
Saldırılar nedeniyle çok sayıda çocuğun yaşama hakkı küçük yaşlarda ellerinden alındı. Çocuklar saldırılardan yaralı olarak kurtulsalar da kaybettikleri uzuvlarıyla hayatlarını sürdürmek zorunda kaldı.

TERÖRÜN SON KURBANI

Eli kanlı teröristlerin son katlettiği çocuk ise Trabzon’un Maçka ilçesi kırsalında dün evden erzak çalan teröristlerin yerini güvenlik güçlerine gösterirken şehit düşen 16 yaşındaki Eren Bülbül oldu.
Bahsi geçen ev civarında sürdürülen inceleme sırasında güvenlik kuvvetlerine yardımcı olduğu sırada teröristler tarafından yapılan hain saldırı sonucu Eren Bülbül ve Jandarma Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik şehit düştü, bir güvenlik görevlisi yaralandı.
– Terör örgütünün hain saldırılarından bazıları

– 7 Mart 1987’de Mardin’in Nusaybin ilçesi Açıkyol köyünde 6’sı çocuk 8 kişi kurşuna dizildi.

– 20 Haziran 1987’de PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu Mardin’in Ömerli ilçesindeki köy korucusu ailelerin yoğunlukta olduğu Pınarcık köyünde 16’sı çocuk 30 kişi öldürüldü.


– 8 Temmuz 1987’de Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Yuvalı köyü Haraberk mezrasına saldıran PKK’lı teröristler, aynı aileye mensup 7’si çocuk ikisi kadın 9 kişiyi katletti.

– 19 Ağustos 1987’de Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Milan mezrasına saldıran teröristler, aralarında üç ve altı günlük iki bebeğin de bulunduğu 25 sivili katletti. Katledilenlerin 14’ü 18 yaşından küçüktü.

– 21 Eylül 1987’de Şırnak’ın Güneyce köyü Çiftekavak mezrasını basan PKK’lılar, ikisi hamile 5 kadın, 4’ü çocuk 11 kişiyi katletti, 2 kişiyi ağır yaraladı.

– 10 Ekim 1987’de Şırnak’ın Çobandere mezrasına baskın yapan teröristler, birçoğu yaşlı, kadın ve kundaktaki bebek olmak üzere 13 kişiyi katletti, 9 kişiyi ağır yaraladı.

– 9 Mayıs 1988’de Mardin’in Nusaybin ilçesi Taşköyü’nün Behmenin mezrasına saldıran teröristler, aynı aileden 8’i çocuk, ikisi kadın 11 kişiyi öldürdü. Saldırıda 2 çocuk ağır yaralandı.

– 22 Haziran 1992’de Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Seki köyündeki iki korucunun evine baskın düzenleyen teröristler, 8’i çocuk 10 kişiyi katletti, 2 kişiyi ağır yaraladı.

– 1 Ekim 1992’de Bitlis’in Cevizdalı köyünü gece geç saatlerde basan terör örgütü PKK, 8’i çocuk 30 kişiyi öldürdü.

– 9 Kasım 1992’de Diyarbakır’ın Hani ilçesine saldıran PKK’lı teröristler, evleri basarak insanları kurşuna dizdi. Saldırıda 4’ü çocuk, 4’ü kadın 12 kişi hayatını kaybetti.

– 21 Ocak 1994’te Mardin’in Savur ilçesine bağlı Ormancık ve Akyürek köylerine saldıran teröristler, 11’i çocuk 21 kişiyi öldürdü.

– 24 Temmuz 1995’te İran’dan gelen kalabalık PKK’lı terörist grubu, Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Akdoğu köyü Atabinen mezrasına giremeyince evleri roket atışına tuttu. Teröristler 7’si kadın ve çocuk 12 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi ağır yaraladı.

ÖĞRENCİLERİ HEDEF ALDILAR

PKK, saldırılarını kırsalda sürdürdüğü dönemde şehirlerde de kanlı eylemler gerçekleştirdi.
Diyarbakır’da 3 Ocak 2008‘de askeri servis aracının geçişi sırasında bir dershane önünde bomba yüklü aracın patlatılması sonucu 6’sı öğrenci 7 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıda, aralarında öğrencilerin de bulunduğu 73 kişi yaralandı.
Terör örgütü PKK’nın eğitim kurumlarını hedef alan saldırıları da oldu.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 23 Nisan 2011’deki kutlamalar için 23 Nisan İlkokulunun bahçesinde toplanan çocuklara, maskeli bir grup havai fişeklerle saldırdı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı ancak 7-14 yaşlarındaki çocuklara yönelik saldırı hafızalarda iz bıraktı.
Teröristler, 27 Mayıs 2011‘de Şırnak’ın Cizre ilçesinde imam hatip lisesi öğrencilerinin bulunduğu yurda molotofkokteyli ile saldırdı. Yurt binasında çıkan yangın sonucu 3 öğrenci yaralandı.

HAİN SALDIRILAR

Terör örgütü 2008’de İstanbul Güngören’de vatandaşları hedef aldı. Çöp tenekesine yerleştirilen bombanın patlamasının ardından 10 dakika sonra 50 metre ileride yine bir başka çöp tenekesinde daha güçlü bir patlama yaşandı. Saldırıda, ilk patlama sonrası yardıma gidenler de hedef alındı. Araç trafiğine kapalı ve vatandaşların yoğun olduğu alanda akşam saatlerinde meydana gelen patlamada, Aleyna Çelik (3), Taha Yıldızlı (5), Murat Ağca (12) ve Şeyma Özkan‘ın da aralarında bulunduğu 17 kişi yaşamını yitirdi, 154 kişi yaralandı.

HAYALLERİNİ DE YIKTILAR

Tarih 8 Kasım 2009‘a geldiğinde, İstanbul’un Bağcılar ilçesinde bir belediye otobüsüne terör örgütü mensuplarınca molotofkokteyli atıldı. Saldırıda, evine giden 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Serap Eser, otobüste çıkan yangın sonucu alevler arasında kaldı. Genç kız yaklaşık bir ay tedavi gördüğü hastanede yaşam savaşını kaybetti.
Hakkari’de de 16 Eylül 2010’da Durankaya beldesi ile Geçitli köyü arasındaki yola teröristlerce döşenen mayının sivilleri taşıyan minibüsün geçişi sırasında patlaması sonucu aralarında 2 yaşındaki Nurullah Umut Çiftçi ve 11 aylık Zeynep Kurt’un da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.
Teröristler, Siirt’te 20 Eylül 2011’de otomobille gezen 6 genç kızı hedef aldı. Teröristlerce açılan ateş sonucu otomobilde bulunan genç kızlardan 4’ü hayatını kaybetti, ikisi yaralandı.

ŞEHİT ANNENİN KARNINDAN ALINAN BEBEK

Batman’da 26 Eylül 2011‘de 3 terörist, hac yolculuğuna hazırlanan anne ve babasını ziyaretten dönen Talat Doru ve ailesinin bulunduğu araca ateş açtı. Saldırıda 4 çocuk annesi ve 8 aylık hamile Mizgin Doru (31) ile kızı Sultan Doru (4) yaşamını yitirdi. Talat ve Mizgin Doru’nun 4 kızı vardı ancak bir de erkek bebek istiyorlardı. Anne karnındaki erkek bebek, olay sonrasında sezaryenle kurtarıldı ancak hastanede bir gün yaşayabildi. Baba Doru ile bir kızı da olayda ağır yaralandı.
Bingöl’de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda bir anne, canlı bombaya müdahale ederek çok sayıda kişiyi kurtardı. Kurban Bayramı öncesi 3 çocuğuyla alışverişe çıkan Hatice Belgin, yürürken canlı bombayı fark etti ve üzerine atladı. Anne, patlamayı engelleyemedi ancak yaşanabilecek daha büyük bir facianın önüne canını feda ederek geçti. Olayda, anne Belgin ve oğlu Veysel ile bir vatandaş hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı.

KURBAN ETİ DAĞITAN ÇOCUKLARI KATLETTİLER

HDP Merkez Yürütme Kurulunca 6 Ekim 2014’te yapılan açıklamanın ardından çıkan 6-7 Ekim olaylarında 2 polis memuru şehit oldu, 31 kişi hayatını kaybetti, 221 sivil ile 139 polis yaralandı. Hayatını kaybedenler arasında, Kurban Bayramı’nın 4. gününde ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtılırken 2 arkadaşıyla katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü de bulunuyordu.

SEBZE ALMAK İÇİN EVDEN ÇIKMIŞTI

Diyarbakır‘ın Silvan ilçesinde 30 Ağustos 2015‘te evinden sebze almak için çıkan 6. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Fırat Simpil, terör örgütü PKK mensuplarınca yola yerleştirilen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu yaşamını yitirdi.
Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 28 Eylül 2015’te teröristlerin polis aracına düzenlediği saldırıda roketatar mermisinin isabet ettiği evdeki 9 yaşındaki Elif Şimşek hayatını kaybetti.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 12 Eylül 2015’te terör örgütü PKK’nın gençlik yapılanması mensuplarınca poşet içinde bir evin damına bırakılan patlayıcının ellerinde infilak etmesi sonucu 9 yaşındaki Tahsin Uray ve Ramazan Ş. ağır yaralandı. Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırılan çocuklardan Tahsin Uray, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Şırnak Kültür Merkezi ve Halk Kütüphanesinin bulunduğu binaya 25 Aralık 2015’te düzenlenen saldırıda 4 çocuk yaralandı.

EN KÜÇÜK KURBAN

– Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde 13 Ocak 2016‘da İlçe Emniyet Amirliği ve lojmanına teröristlerce bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıda, bir polis memuru şehit oldu, biri 5 aylık, biri 4 ve diğeri 12 yaşında 3 çocuğun da aralarında bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda 39 kişi de yaralandı.

– Kızılay Güvenpark yakınlarında 13 Mart 2016’da PKK’lı teröristlerce düzenlenen, 36 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıda yaralananlar arasında bulunan 6 aylık hamile Songül Yılmaz’ın karnındaki bebek, terör saldırılarının en küçük kurbanı oldu.


– Şırnak’ın İdil ilçesinde 13 Nisan 2016 günü terör örgütü PKK mensuplarının tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 4 yaşındaki Hidayet Tek yaşamını yitirdi.

– Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 10 Temmuz 2016’daki saldırıda 5 yaşındaki Viyan Kanat, hayatını kaybetti.

– Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bombalı saldırıda bebek Ceylin Naz Aydın, 11 Ağustos 2016’da şehit oldu.

– İsimleri parkta yaşatılıyor

İçişleri Bakanlığınca Kanun Hükmünde Kararname kapsamında görevlendirme yapılan Diyarbakır’ın Hani İlçe Belediyesi, PKK’lı teröristlerce katledilen çocukların isimlerini çocuk parklarına verdi.

Yapımı tamamlanan 6 parkta, teröristlerin katlettiği Bilgehan Şapkacı, Viyan Kanat, Ceylin Naz Aydın, Yasin Börü, Mevlüde İrem Çiftçi ve bir yaşındaki Ecrin Açıkgöz’ün adı yaşatılıyor.


KUZEY KORE’DEN ABD’YE SALDIRACAĞIZ AÇIKLAMASI




KUZEY KORE’DEN ABD’YE SALDIRACAĞIZ AÇIKLAMASI

Kuzey Kore resmi haber ajansına konuşan bir askeri yetkili, ABD’nin Guam’da bulunan askeri üslerini hedef alan bir saldırının gündemlerinde olduklarını açıkladı.
Sputnik’te yer alan habere göre; Açıklamayı yapan Kuzey Koreli askeri yetkili, saldırının ABD’nin Guam adasındaki Anderson Hava Üssü’nü de içerebileceğini ifade etti.
O ÜS YAKIT İKMALİ İÇİN KULLANILIYOR

Söz konusu üs, B-1 bombardıman uçakları tarafından Güney Kore hava sahasındaki uçuşlardan sonra yakıt ikmali için kullanılıyor. Açıklamaya göre B-1 uçaklarının uçuşları Kuzey Kore’yi tehdit amacı taşıyor.

Bir nükler patlama ve sonuçları "video"



Résultat de recherche d'images pour "Where Will U Be If The World Turns Like This???"
Bir nükler patlama ve sonuçları  "video"


Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/